TVRadyo

Çağlayan: Altın bir ödeme aracı değil

Çağlayan: Altın bir ödeme aracı değil

Ekonomi Bakanı Çağlayan, altının, Türkiye'nin son derece önemli bir ihracat kalemi olduğunu, bir ödeme aracı olmadığını bildirdi

10 Aralık 2012 Pazartesi, 12:35 Güncelleme: 10 Aralık 2012 Pazartesi, 14:57

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, altının, Türkiye'nin son derece önemli bir ihracat kalemi olduğunu, bir ödeme aracı olmadığını bildirdi.

ABD'nin almış olduğu yaptırım kararlarının ABD'nin kendisini bağlayacağını vurgulayan Çağlayan, ''Bunu her fırsatta ifade ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti devleti, dünyanın 16. büyük ekonomisidir, dünyada ve bölgesinde son derece güçlü bir devlettir. Bu anlamda bizim hangi anlaşmalara taraf olduğumuz ve hangi kurumların ve kuruluşların almış olduğu kararlara uyma zorunluluğumuz çok net ortadadır. Bizi Birleşmiş Milletler'in kararları bağlar'' dedi.

Teksas Kamu Hesapları Başmurakıbı Susan Combs başkanlığındaki heyeti, bakanlıkta kabul eden Çağlayan, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bugün açıklanan büyüme rakamları ve Türkiye'nin altın ihracatıyla ilgili sorular üzerine Çağlayan, Avrupa Birliği'ndeki (AB) kötüye gidişin 2013'te duracağını temenni ettiklerini söyledi.

AB'nin, Türkiye için son derece önemli bir partner olduğunu dile getiren Çağlayan, AB'de yaşanan talep daralmasının, Türkiye'nin buraya yaptığı ihracatta düşüşe neden olduğunu ifade etti.

Çağlayan, buna rağmen ihracatta yapılan ülke ve pazar çeşitlendirmesiyle Türkiye'nin önemli başarılar elde ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Eğer ihracat, 2012'nin ilk üç çeyreğinde bugünkü gibi büyümemiş olsaydı, biz sizinle bugün ilk 9 ayda yüzde 2,6'lık bir büyüme yerine küçülmeyi konuşacaktık. Büyüme rakamının tabii ki gelmiş olduğu seviye, 'Zafer Çağlayan, sizi mutlu ediyor mu?' derseniz, etmez. Ben çünkü daha fazla büyüme taraftarıyım ama biz üzerimize düşeni fazlasıyla yapıyoruz. Türkiye'deki üçüncü çeyrek büyümesinin şu anda istenilen seviyede olmayışının nedeni iç talepteki daralma, ancak ben 2012'nin son çeyreğinin, 2012'nin üçüncü çeyreğinden biraz daha pozitif olacağı beklentimi sizlerle paylaşmak istiyorum.''

İhracattaki artışın, durmaksızın devam edeceğini belirten Çağlayan, bu noktada ABD'ye yapılan ihracatın da ciddi oranda arttığını bildirdi.

Çağlayan, ABD'ye geçen yılın tamamında yapılan ihracat rakamına bu yılın 9 ayında ulaşıldığını anlatarak, 10 aylık dönemler itibariyle karşılaştırıldığında ise geçen yıla göre yüzde 25 artış olduğunu ifade etti.

-''ABD'nin almış olduğu yaptırım kararları ABD'nin kendini bağlar''-

Altın ticaretine ilişkin de bilgi veren Çağlayan, bu konuya bir açıklık getirmek istediğini söyledi.

Çağlayan, daha önce yapılan açıklamaların, biraz kafaları karıştırdığına işaret ederek, şöyle devam etti:

''Öncelikle şunu ifade edeyim, ABD bizim müttefikimiz, bizim iyi bir partnerimiz. Tabii ABD'nin almış olduğu yaptırım kararları ABD'nin kendini bağlar, bunu her fırsatta ifade ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti devleti, dünyanın 16. büyük ekonomisidir. Dünyada ve bölgesinde son derece güçlü bir devlettir. Türkiye, bilhassa gerek Türkiye'de gerek dünyada siyasi istikrarı sağlamış önemli bir devlettir. Bu anlamda bizim hangi anlaşmalara taraf olduğumuz ve hangi kurumların ve kuruluşların almış olduğu kararlara uyma zorunluluğumuz çok net ortadadır. Bizi Birleşmiş Milletler'in kararları bağlar. Bizi AB'nin kararı da bağlamaz. Çünkü Türkiye, AB'ye halen tam üye yapılmamış olan bir ülkedir.

Bu noktada Birleşik Devletlerin almış olduğu karar çerçevesinde şunu ifade etmek istiyorum ki daha evvel gündeme getirilen altın ticaretindeki bilgi eksikliğini düzeltmek adına ben sizinle bir kaç şey paylaşmak istiyorum. Türkiye, 20 binden fazla ürün çeşidini ihraç eden bir ülkedir ve Türkiye, dünyanın her yerine ihracat yapan bir ülkedir. AB'ye ihracatımız azalırken, tüm dünyaya ihracatımız durup dururken olduğu yerde artmıyor. Bunu tüm dünyayla siyasi, ekonomik ilişkilerimiz ve bilhassa sayın Başbakanımızın liderliğinde yapmış olduğumuz görüşmelerle sağlıyoruz. Altın da Türkiye'nin 20 bin ürün çeşidi içinde bir metadır, bir eşyadır. Nasıl ben su sattığımda, domates, biber, salatalık sattığımda bunu ihracat olarak değerlendiriyorsam, kilosunu 2 sente satmış olduğum krom ihracat kayıtlarına geçiyorsa, altın da Türkiye'nin son derece önemli bir ihracat kalemidir, bir ödeme aracı değildir. Altını çiziyorum, altın asla Türkiye'nin bir ödeme aracı olmamıştır.''

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin İran'dan doğalgaz ve Petrol aldığını belirterek, ''Bunun bir çeşidini Avro bazında alırken, bir başkasını TL bazında almaktadır ve Türkiye'nin İran'la ticaretinde bu paralar, meşru olarak kullanılmaktadır. Enerji bizim dış ticaretimizde ve cari açığımızda son derece belirleyici bir unsur. Yani Türkiye'nin enerji alacağı ülkeleri, 'onu almayın, bunu almayın' diyenlerin, bu enerji kaynaklarını nereden nasıl sağlayacağını da kendisinin ortaya koyması gerekir'' dedi.

Teksas Kamu Hesapları Başmurakıbı Susan Combs başkanlığındaki heyeti, bakanlıkta kabul eden Çağlayan, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türkiye'nin altın ihracatına ilişkin bir soru üzerine Çağlayan, şu an konuşulan altın ticaretinin, geçen yıl Türkiye altın ithalatı yaparken konuşulmadığını söyledi.

Çağlayan, Türkiye'nin İran'la, Birleşik Arap Emirlikleri'yle ve tüm dünyayla yapmış olduğu altın ticaretinin, şirketlerin kendi aralarında yapmış olduğu son derece legal bir ticaret olduğunu vurgulayarak, bu işe aracılık eden bankaların da şu anda yaptırım dışında olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin altın ihracatının yaklaşık yüzde 60'nın İran'a, diğer kısmının ise Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer ülkelere yapıldığını anlatan Çağlayan, şunları kaydetti:

''Türkiye, İsviçre'ye de altın ihracatı yapıyor ve şu anda gelmiş olduğumuz nokta itibariyle Türkiye, altın ticaretinde yaklaşık 4 milyar dolarlık bir dış ticaret fazlasına sahip olmuştur. Bu; bir Türkiye'nin geçen yıl yapmış olduğu ithalat stokları, iki yastık altındaki altının ekonomiye kazandırılması, üç Türkiye'de kalan katma değer karşılığıdır. Bu anlamda tekrar ifade ediyorum ki asla bir ödeme aracı değildir. Türkiye İran'dan doğalgaz, Petrol almaktadır. Bunun bir çeşidini Avro bazında alırken, bir başkasını TL bazında almaktadır ve Türkiye'nin İran'la ticaretinde bu paralar, meşru olarak kullanılmaktadır. Tekrar ediyorum, özel sektörden özel sektöre yapılan bir işlemdir bu. Altın üzerine takılıp durmayın, Türkiye, kendinden ne isteniyorsa onu satmaya devam edecek. Bunları yaparken, meşru zeminlerde yapacak, elbette uluslararası anlaşmalara sonuna kadar sadık kalacak.

Enerji bizim dış ticaretimizde ve cari açığımızda son derece belirleyici bir unsur. Yani Türkiye'nin enerji alacağı ülkeleri, 'onu almayın, bunu almayın' diyenlerin, bu enerji kaynaklarını nereden nasıl sağlayacağını da kendisinin ortaya koyması gerekir ki, bu noktada da birkaç gün önce Birleşik Devletlerin bir açıklaması oldu. Bilhassa bu enerji alımı konusunda, belirli bir kısıtlamaya giden ülkelerle ilgili birleşik devletlerin bir kararı vardı. Onun da süresinin uzatıldığını ifade etti. Tekrar ifade ediyorum, biz müttefikimiz ama ABD'nin aldığı karar kendisini bağlar.''

-''Türkiye, enerji çeşitlendirmesini bir tüccar gibi yapmak durumunda''-

Türkiye'nin enerji çeşitlendirmesini bir tüccar gibi, her ülkeden yapmak durumunda olduğunu belirten Çağlayan, ''Biz nerede hesaplı bulursak, kimden daha elverişli bulursak bizim için önemlidir bu alım'' dedi.

Çağlayan, Türkiye'nin hemen hemen en pahalı alımı da İran'dan yaptığını anlatarak, enerji arz güvenliğinin sağlanması için dünyanın her yeriyle yakın irtibat içinde olduklarını söyledi.

Bu politikaların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nca belirlendiğini dile getiren Bakan Çağlayan, ''Zaman zaman sayın Enerji Bakanıma takılıyorum. 'Biz çuval çuval ihracat yapıyoruz, parayı getiriyoruz, sen de kalkıyorsun enerjiye harcıyorsun' diye. Tabii sadece bir şaka bu. Enerji ithalatını inşallah mümkün olduğunca azaltıp, bu işteki dışa bağımlılığımızı azaltırız diye ümit ediyorum'' diye konuştu.

-''İran, ithalatını hangi ülkelerden yapıyor? Bir araştırın''-

İran'ın yıllık yaklaşık 80 milyar dolar ithalat yaptığına işaret eden Çağlayan, şöyle devam etti:

''İran diyelim ki bu ithalatın 10 milyar dolarını Türkiye'den yaptı. İthalat, diğer hangi ülkelerden yapıldı? Bir araştırın, gazetecisiniz. Benim size bir siparişim değil, öyle bir haddim yok ama siz de gazeteciler olarak böyle bir argüman kullanın. Diyin ki, 'İran 80 milyar dolarlık ithalatını kimlerden yaptı? Acaba kendisine yaptırım uygulayan ülkelerin kendi şirketlerinin burada ne kadar rolü var, belki onu bir değerlendirmekte fayda var. İkincisi, biliyorsunuz ki bu Dövizler ülkeye, bilhassa enerji konusunda gelip gittiği zaman iki ülkenin merkez bankalarında tutuluyor ve merkez bankalarından sonra ilgili diğer bankalar, bu paraları her iki ülke karşılıklı olarak, kendi bankalarına özel sektörün talebi olarak aktarıyorlar. Biz meşru olan her türlü ticareti yapıyoruz ve yapacağız ama diğer taraftan, kendilerine yaptırım koyan ve buna dünyanın uymasını isteyen birliklerin, ülkelerin de acaba kendi bünyelerindeki ülkelerin İran'ın ithalatında ne kadar etkisi ve payı var, bunu gözden geçirmesini tavsiye ediyorum.''

-''Öyle görünüyor ki 3 civarında bir büyüme rakamı (yıl sonunda) ortaya çıkacak''-

Bugün açıklanan büyüme rakamlarına ilişkin bir soru üzerine de Çağlayan, yıl sonuna ilişkin Orta Vadeli Program'daki büyüme hedefinin yüzde 3,2 olduğunu söyledi.

Çağlayan, şöyle konuştu:

''Türkiye 12 çeyrektir büyüyen bir ülke. Bu son derece önemli ve biz bu büyümeleri bile, zaman zaman biraz suratımızı asarak karşılasak bile bu rakamlar dünya açısından son derece önemli büyüme rakamlarına işaret ediyor. Ben 4. çeyrekte inşallah büyüme rakamlarımızın, 3. çeyrekten daha büyük geleceği kanaatindeyim. Öyle görünüyor ki 3 civarında bir büyüme rakamı ortaya çıkacak. Bizim tabii önümüzdeki ve ondan sonraki yıllarda ümit ediyorum ki dünya ekonomisindeki gelişmelere paralel olarak büyümede de istediğimiz rakamları yakalayacağız. Çünkü Türkiye, 2023 hedeflerine ulaşması için her yıl ortalama yüzde 5 büyümesi gereken bir ülkedir. Tüm kurgumuzu buna göre yapıyoruz. Türkiye, 2003-2011 arasında ortalama yüzde 5,3 büyümüş olan bir ülkedir, bizim aradığımız bu. Bunu yakaladığımız takdirde inşallah biz 2023 hedeflerimizi fevkalade bir şekilde yakalayacağız.

İhracatın 500 milyar dolara erişmesi için de yılda ortalama yüzde 12 artması gerekiyordu. Şimdi bizim ihracatımıza baktığımız zaman, yüzde 15'e yakın bir ihracatımızda büyüme var. Bu da gösteriyor ki biz 2023 hedeflerimize kararlı bir şekilde gideceğiz. Tabii biz büyük rakamlara alıştık. Allah kimseyi gördüğünden etmesin. Biz yüzde 8,5, yüzde 9,2'lik büyümelerden sonra tabii ki bu rakamları biraz garip karşılıyoruz ama inşallah tekrar o güzel günlere, dünya ekonomisindeki gelişmelerle beraber kavuşacağız.''

-''Ekim ayı Sanayi Üretim Endeksi verilerini keyifle karşılamadım''-

TÜİK'in bugün açıkladığı Ekim ayı Sanayi Üretim Endeksi'nin sonuçlarına ilişkin de Çağlayan, bugünkü rakamları keyifle karşılamadığını söyledi.

Çağlayan, bu verinin de çok kısa bir sürede toparlanacağını ümit ettiğini belirterek, Türkiye'de sanayi yapısında ciddi bir zihniyet değişimi, dönüşümü yaşanırken, imalat yapısının da ciddi bir şekilde değişmesi gerektiğini vurguladı.

-''Faiz indirimi bekliyorum''-

Bir gazetecinin, ''Büyüme konusunda Merkez Bankası'nın önemli bir rolü var. Bu noktada Merkez Bankası'nın gaza basması gerektiğini düşünüyor musunuz?'' şeklindeki sorusunu da Çağlayan, şöyle yanıtladı:

''Yine benim derdimi açıyorsun, Merkez Bankası Başkanı bir açıklama yapmıştı, 'Biz eğer büyümede bir sıkıntı görürsek, faiz politikalarımızı gözden geçiririz' demişti. O dediği için söylüyorum. Çünkü Merkez Bankası da zaman zaman çekiniyor. 'Biz bağımsız bir kuruluşuz, siyaset faiz indir dediği zaman biz de indirirsek hoş karşılanmaz' gibi. Bana göre son derece uçuk bir gerekçe, benim katılmadığım bir gerekçe bu. Merkez Bankası, faiz koridorunun üst bandının daraltılmasını, söyledik söyledik azaltmaya başladı. Şimdi Türkiye'de asıl politika faizinin, yani faiz koridorunun alt bandında biraz oynanması gerekiyor. Yani bunun için neyin beklendiğini ben anlamıyorum. Ben bir faiz indirimi bekliyorum. Merkez Bankası da bu konuda korkmasın, yani bunu söylerken... Veya daha doğrusu kendine bahane aramasın. Faizi indirecekse indirebilir. Bana göre de indirmesi gerekiyor, alt bandını indirmesi düşürmesi gerekiyor.''

AA

 

PİYASA ÖZET
Son %
BIST 100 108.434 1,41
USD/TRY 3,6533 0,20
EUR/TRY 4,3290 0,10
EUR/USD 1,1846 -0,05
FAİZ 12,26 0,00
ALTIN/ONS 1.289,83 -0,02
BRENT 57,23 -1,58
Yukarı