TVRadyo

UNDP/Sultanoğlu: 830 milyon çalışan yoksul, yani günde 2 doların altına çalışıyor

UNDP/Sultanoğlu: 830 milyon çalışan yoksul, yani günde 2 doların altına çalışıyor

UNDP Başkan Yardımcısı Cihan Sultanoğlu, 830 milyon kişi yoksulluk sınırı sayılan günde 2 doların altında bir ücretle çalışıyor" dedi

15 Aralık 2015 Salı, 14:03 Güncelleme: 15 Aralık 2015 Salı, 14:04

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölge Direktörü Cihan Sultanoğlu, 830 milyon kişinin yoksulluk sınırı sayılan günde 2 doların altında bir ücretle çalıştığını söyledi.

Sultanoğlu, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) 2015 İnsani Gelişme Raporu Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölgesel Lansmanı'nda, yayımladıkları yıllık bölgesel ve ulusal raporların insani gelişimle ilgili herkese destek olmayı amaçladığını ve raporda insan odaklı analizlerin yer aldığını belirtti.

UNDP'nin platform olarak insani gelişim yaklaşımının evrilmesine katkı sağlamaktan gurur duyduğunu aktaran Sultanoğlu, 2015'in Binyıl Kalkınma Hedefleri'ne ulaşma açısından öneminden bahsetti.

Bu yıl sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve 2030 gündeminin özellikle vurgulandığını ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda onaylandığını belirten Sultanoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Binyıl Kalkınma Hedefleri, aşırı yoksulluğun azaltılmasına ilişkin küresel dikkatin odaklanmasına yardımcı oldu. Bu sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle birlikte Binyıl Kalkınma Hedefleri'nin ötesine geçmeyi amaçlıyoruz. Yoksulluğu tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Bununla ilgili belli güçlükler var. Hepimiz evrensel olarak bu güçlükle baş etmeliyiz. Bu güçlük güvenlikle, insani meselelerle ilgili karşı karşıya olduğumuz pek çok problemle de bağlantılı. Bunun için yeni bir odağa ihtiyacımız var. Çalışmayla ilgili vurgulanacak hususlar yenilenmeli."

Sultanoğlu, 2015 İnsani Gelişme Raporu'nun çalışma ve insani gelişim arasındaki bağlantıları incelediğine değinerek, iş gücü piyasasının yaptıklarının, çalışmanın bütün boyutlarını kapsamadığına dikkati çekti.

Dolayısıyla 2030 Küresel Gündemi'nin buna göre geliştirildiğini vurgulayan Sultanoğlu, yoksul ve zengin ülkelerin iklim değişikliğiyle ilgili mücadelelerini birlikte sürdürdüğünü söyledi.

Sultanoğlu, güçlüklerin nasıl fırsata dönüştürüleceğini de bu kapsamda ele aldıklarına değinerek, raporda gençlerin istihdamı, kayıt dışı sektör ve kriz sonrası durumlarla ilgili konuların ele alındığını da belirtti.

Raporda kadınların daha çok çalışıp daha az ücret almasıyla ilgili gerçeklerin altının çizildiğini vurgulayan Sultanoğlu, şunları kaydetti:

"Rapor, küresel nüfusun yüzde 50'sini oluşturan gençliğin bulacağı iş fırsatlarının, onların yaratıcı ve eşitlikçi şekilde topluma katkı sağlamasına olanak tanıması gerektiğini de vurguluyor. Raporda vurgulanan hususlardan biri şu; çalışma, işten çok daha fazlasını ifade ediyor. Buna ücretsiz, gönüllü, maaşlı istihdam ile serbest meslek çalışması da dahil. Çocuklara bakma, yemek pişirme ve temizlik yapma da 'çalışma' bağlamına giren diğer bazı faaliyetler. Ayrıca yazarlık, fotoğrafçılık, ressamlık, dans ve tasarım da buna dahil."

"80 milyon kişi sağlık ve eğitim kurumlarında faal "

Sultanoğlu, raporun diğer boyutlarına da değinerek, 2 milyar kişinin insani gelişim durumuyla ilgili 1990'dan bu yana yapılan süreçten etkilendiğini belirtti.

80 milyon kişinin sağlık ve eğitim kurumlarında faal olduğunu vurgulayan Sultanoğlu, şu bilgileri verdi:

"250 milyon göçmen işçi var. Ancak çalışma ile insani kalkınma, gelişim arasındaki ilişki her zaman otomatik değil. Bazıları buna zarar vermekte. Dünya çapında 168 milyon çocuk işçi bulunuyor, 21 milyon kişi zorla çalıştırılıyor. Bazıları madencilik sektöründe olduğu gibi ciddi riskler altında çalışıyor. Küresel olarak 204 milyon kişi bir işe sahip değil, bunların 74 milyonu genç. 830 milyon çalışan yoksul, yani günde 2 doların altına çalışıyor."

Çalışma dünyasında, küreselleşme ve dijital devrimin iki tarafı keskin kılıç olduğunu aktaran Sultanoğlu, bu durumun bir taraftan fırsat sunarken diğer taraftan riskler getirdiğini, birileri kazanırken birilerinin kaybettiğini anlattı.

Sultanoğlu, kadınların çalışılan saatlerin yüzde 52'si kadar katkıda bulunurken, ücretli çalışma anlamında erkeklerin payının neredeyse 2 katı olduğunu söyledi.

Kadınların erkeklerden yüzde 24 daha az kazandığını belirten Sultanoğlu, bunların sadece yüzde 22'sinin kıdemli yöneticileri temsil ettiğini, özellikle dünyada ücretsiz işin yüzde 75'ini yaptığını aktardı. Sultanoğlu, 53 milyon bakım hizmeti çalışanının yani dünyada yüzde 83'lük kısmın kadınlardan oluştuğunu belirtti.

2015 İnsani Gelişme Raporu'na bakıldığında çalışma olasılıklarının çalışanların refahını sağlama ve hedefli eyleme yönelik stratejiler olduğunu vurgulayan Sultanoğlu, "Devletler, çalışanlar ve iş verenler arasında küresel çalışma gündemi bağlamında, onların adına yeni bir toplumsal sözleşmeyi ortaya koymakta. Bu aynı zamanda iş gücü politikalarına yeni bir küresel anlaşmayı da getirmekte. Çalışmanın yeni gerçekliklerini yaratacak biçimde sınır ötesi, dış kaynak kullanımı ya da evde yapılan çalışmalar buna dahil. Bu raporun bulgularına baktığımızda sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin uygulanmasına önemli katkıda bulunduğunu görüyoruz. Eğer bu rapor önemsenir ve tavsiyeler uygulanırsa, bugün çalışma dünyasının karşısına çıkan güçlüklerle başa çıkılabilir" değerlendirmesini yaptı.

 "Teknolojik ilerlemenin getirdiği fırsatlar, iş gücünün belli yaklaşımlar edinmesini gerekli kıldı"

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu ise insani gelişme raporlarının tarihçesi hakkında bilgi vererek, 2001-2004 İnsani Gelişme Raporları'nın Boğaziçi Üniversitesi'de düzenlendiğini ve bugün yapılan lansman ile birlikteliklerinin daha da kuvvetleneceğini söyledi.

Söz konusu rapor sayesinde her yıl küresel güçlükler ve trendlerin vurgulandığına dikkati çeken Barbarosoğlu, bunların ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde yaşanan gerçekler olduğunu belirtti.

Barbarosoğlu, 2015 İnsani Gelişme Raporu'nun küresel olarak dün Addis Ababa'da takdim edildiğini hatırlatarak, "Şüphesiz hızlı teknolojik değişim, hem insanların hayatında hem de yaptıkları bazı işlerde olağanüstü bazı dönüşümlere yol açtı. Bu dönüşümlerin insani gelişim üzerindeki etkisi çok doğrudan değildir. Elbette bunlar büyük fırsatları ve hepimiz için daha iyi bir yaşam olanağını beraberinde getirdi. Fakat bir yandan da hassasiyetler doğurdu. Çünkü bunlar belli sektörlerin düşüşüne ve belli edinilmiş becerilerin gereksiz kalmasına neden oldu" ifadelerini kullandı.

Teknolojik ilerlemenin beraberinde getirdiği fırsatların, iş gücünün belli beceri ve yaklaşımlar edinmesini gerekli kıldığını aktaran Barbarosoğlu, bunların yeni çalışma ortamına uygun olması gerektiğini vurguladı.

Bu özellikler arasında kendini yeni durumlara uyarlama, yaratıcılık ve yaşam boyu öğrenmenin her zamankinden daha önemli hale gelmiş unsurlar olduğuna işaret eden Barbarosoğlu, "Öte yandan bireysel, ulusal ve küresel iktisadi amaçlara erişmenin ötesinde düşünmeliyiz. Bu bağlamda dünyayı duygusal gerçekleşmeler, insan yaratıcılığı ve insanın sivil topluma katkı sağlaması bağlamında ele almalıyız. Bizler öğretim görevlileri olarak öğrencilerimize hem başarılı şekilde çalışma ortamına ayak uydurmasını hem de insani potansiyellerini gerçekleştirmelerini mümkün kılmasını sağlamalıyız. İşte son raporun konusu bu" diye konuştu.

Yukarı