TVRadyo
Son dakika gelişmelerinden haberdar olmak ister misiniz?
EVET HAYIR

Ekonomistlerden faizde sekizinci indirim beklentisi

Ekonomistlerden faizde sekizinci indirim beklentisi

Ekonomistler, yarın gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz koridorunun üst bandı ve zorunlu karşılık oranlarında indirim bekliyor

19 Ekim 2016 Çarşamba, 15:12 Güncelleme: 19 Ekim 2016 Çarşamba, 15:12

Ekonomistler, yarın gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz koridorunun üst bandı ve zorunlu karşılık oranlarında indirim bekliyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), mart ayından bu yana gerçekleştirdiği 7 Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında, marjinal fonlama oranını (faiz koridorunun üst bandını) 250 baz puan indirerek yüzde 10,75ten 8,25e çekti.

Merkez Bankasının faiz koridorunun üst bandını yüzde 8,25ten yüzde 8,0e düşüreceğini öngören ekonomistler, zorunlu karşılıklarda da indirim yapılabileceği beklentisi taşıyor. Kurul, geçen ayki faiz toplantısında, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 7,5 düzeyinde sabit tutarken, marjinal fonlama oranını yüzde 8,50den yüzde 8,25e indirmişti.

Turkey Macro View (TMV) Consulting Yönetici Direktörü İnanç Sözer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel risk iştahındaki zayıflık, jeopolitik gelişmeler ve büyümeye dair artan aşağı yönlü riskler nedeniyle piyasa beklentilerine paralel olarak TCMBnin gecelik borç verme faizini 25 baz puan daha indireceğini tahmin ettiğini söyledi.

Sözer, kredilerdeki zayıf seyir ve mevduat getirilerindeki stabilizasyon nedeniyle Merkez Bankasının olası faiz indiriminin büyümede ihtiyaç duyulan desteği vermeyebileceğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bunun yerine faiz dışı araçlar aracılığıyla yapılacak agresif teşvik tedbirlerinin daha yararlı olacağını düşünüyoruz. Ayrıca, dolar/TL, psikolojik ve teknik açıdan önemli olarak değerlendirilen 3,10 seviyesinin üzerinde kaldığı müddetçe TCMB de faiz indirimine ara vermeyi tercih edebilir. TCMBnin kararı kadar, TLnin son dönemdeki değer kaybını nasıl değerlendireceği de finansal piyasalar açısından kritik olacak."

"Orta vadede faiz hadleri aşağı yönünü koruyacak" 

Ziraat Bankası Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz da serbest piyasa ekonomisini benimsemiş ülkelerde yürütülen politikaların "çift yönlü" uygulanmasına dikkat edildiğini, karar vericilerin elinde otorite yetkisi bulunmasına karşın serbest piyasada ekonomi paydaşlarının fiyatları etkileme gücüne sahip olduğunu söyledi.

Türkiye’de de faizlerin Mayıs 2014ten bu yana aşağı yönde hareket ettiğini hatırlatan Yılmaz, şu görüşleri dile getirdi:

"Fedin geçtiğimiz aralık ayında faiz artırmasının ardından bu yıl artık TCMBnin sadeleşme sürecine girmesi öncesinde koridor esnekliği piyasaya çift yönlü mesaj vermekteydi. Ancak sadeleşme ile birlikte piyasada tek yönlü algı ortaya çıktı. Bunun sonucu olarak dolar/TLde son dönemde 3,11 seviyesine doğru hızlı değer kayıpları gözlemledik. Sadeleşmenin ilan edildiği 2015 Ağustosu sonrasında çift yönlü algı Türk lirasının istikrarlı seyretmesini sağlamıştı. Şimdi Türkiye’de ekonomi yönetiminin çift yönlü algı oluşturmaya başladığını gözlemliyoruz. Piyasanın tereddüde düşmesiyle dolar/TL kotasyonları hızlı bir hareketle 3,07 seviyesine doğru çekilmekte.

Orta vadede Türkiye’de faiz hadlerinin aşağı yönünü korumasını beklemekle birlikte ekonomi yönetiminin piyasayı çift yönlü tereddütte bırakarak ülkedeki makroekonomik dengeleri ve istikrarı gözeteceğini düşünüyoruz. Yarınki PPKda da TCMBnin bahsettiğimiz yönde bir karar almasını ve bunu metne dökmesini bekleriz. Sadeleşmenin son aşamasına başarıyla ulaştığımızı düşünüyoruz ve artık dikkatlerimizi Merkez Bankası faizinden çekerek büyümeye ve verimliliği artırmaya odaklanmamız gerektiği görüşündeyiz."

"TCMB’nin faiz değişikliğine gitmesini beklemiyorum"

Finansinvest Başekonomisti Burak Kanlı ise TCMBnin herhangi bir faiz değişikliğine gitmesini beklemediğini ifade ederek, "Kredi notu indiriminin ardından TL, diğer gelişmekte olan para birimleri ortalamasına kıyasla yüzde 4ten daha yüksek oranda olumsuz performans gösterdi ve Irakta son yaşananlar, TL üzerinde ek risk oluşturma potansiyeli taşıyor." dedi.

Kanlı, kredi piyasasını canlandırmak için makroihtiyatı tedbirlerin gevşetilmeye devam edeceğini ve bu çerçevede zorunlu karşılıklarda bir miktar daha indirime gidebileceğini belirterek, beklentilerinin gerçekleşmesi halinde TL üzerinde kısa vadede olumlu bir etki olabileceğini söyledi.

Kanlı, "Uzun vadeli faizler ve bankalar başta olmak üzere hisse senetleri de bu durumdan olumlu yönde etkilenebilir. Daha uzun vadede ise Türkiyenin, cari açığından ve kendine özgü risklerinden ötürü pozitif reel faiz vermek zorunda olan bir ülke olduğunu göz önünde bulundurmamız gerek. Bu çerçevede TCMBnin politika faizini yüzde 7,5 seviyesinde belirlemesi halinde TL, risk iştahındaki ani azalmalara karşı en kırılgan para birimlerinden biri olabilir." şeklinde konuştu.

"Merkez Bankasının döviz satım ihalelerine yeniden başlaması mümkün"

İş Portföy Başekonomisti Nilüfer Sezgin, Merkez Bankasının, piyasada artan oynaklıklara rağmen bu toplantıyı pas geçmeme eğiliminde olabileceğini, 25 baz puan ile faiz koridorunun üst bandında indirime devam edebileceğini, ancak kur üzerindeki stresi azaltmak için indirimin şu aşamada sona geldiği yönündeki bir sinyal ile kararın etkisinin dengelenmeye çalışılabileceğini ifade etti.

Sezgin, sadeleşmenin bir diğer önemli basamağı olan tek faize geçişin de faiz indirimi kadar önem taşıdığına işaret ederek, bankacılık sistemine halihazırda gecelik faizden ve bir haftalık repo faizinden sağlanan fonlamanın tamamının sadeleşme sonrasında tek bir kanaldan sağlanmasının hedeflendiğini kaydetti. Sezgin, bu doğrultuda Merkez Bankasının likidite yönetimine ilişkin bu değişikliğe dair de açıklama yapmasının söz konusu olabileceğini belirterek, şunları kaydetti:

"Sadeleşmenin tamamlanma aşamasının ve yeni likidite yönetiminin iletişimini yapmak açısından Merkez Bankası Başkanına iyi bir fırsat sunabilecek olan 27 Ekimdeki Enflasyon Raporu öncesindeki son PPK toplantısında da yeni stratejinin ön sinyalleri görülebilir. Ayrıca, likidite koşullarının sıkı olduğu bankacılık sisteminde, Merkez Bankasının faiz indiriminin bankalar tarafından mevduat ve kredi fiyatlamalarına yansıtılması arzu edildiği kadar güçlü olamamaktadır. Bu kapsamda, Merkez Bankası şimdiye kadar yaptığı gibi zorunlu karşılık indirimi ile bu sürece destek verebilecektir. Faiz indirimlerinin kur üzerindeki olumsuz yansımalarını frenlemek için Merkez Bankasının döviz satım ihalelerine yeniden başlaması da mümkündür."

"PPK üyeleri kafalarında faiz indirim kararı ile toplantıya gidecek"

AA Finans Analisti Haluk Bürümcekçi de TCMBnin, para politikası, makroihtiyati politika ve likidite politikaların tümünde bir süredir gevşeme eğiliminde ve buna devam etme niyetinde olduğunun sinyallerini verdiğini ifade etti.

Sadeleşme olarak başlangıçta lanse edilen sürecin, şimdi ise "büyüme üzerindeki aşağı yönlü riskler ve kredi hacmindeki artışın çok yavaşlaması" gerekçe gösterilerek devam ettirilmek istendiğini belirten Bürümcekçi, "Dolayısıyla yarınki toplantıda da PPK üyeleri kafalarında faiz indirim kararı ile gideceklerdir. Ancak buna piyasa koşullarının izin verip vermeyeceği söz konusu güne hangi dolar/TL seviyesinde başlayacağımıza bağlı olacaktır. Bugün itibarıyla bulunulan seviyenin büyük bir engel oluşturacağını zannetmiyorum." diye konuştu.

Bürümcekçi, üst bant indirimlerinin kredi faizlerini bir miktar aşağı çekerek en azından kredi hacmindeki yavaşlamanın daha da derinleşmesini engellediğine dikkati çekti. Zorunlu karşılık ve likidite gevşemesi ile de bankaların elinin güçlendirilerek daha fazla krediyi daha iyi şartlarla sunmalarına ortam yaratılmaya çalışıldığını ifade eden Bürümcekçi, bu önlemlerin üçüncü çeyrekteki sert büyüme yavaşlamasının son çeyrekte devam etmesini engellemeye yönelik olduğunu vurguladı.

AA Finans Beklenti Anketi

AA Finansın, 18 ekonomistin katılımıyla sonuçlandırdığı Beklenti Anketine göre, ekonomistlerin çoğu marjinal fonlama oranında (faiz koridorunun üst bandı) indirim öngörüyor. 16 ekonomistin tamamı marjinal fonlama oranındaki indirimin 25 baz puan olması tahmininde bulunurken, 2 ekonomist ise değişiklik öngörmüyor.

Bu arada, ekonomistlerin tamamı, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı (politika faizi) ve borçlanma faiz oranında (faiz koridorunun alt bandı) değişiklik olmayacağını tahmin ediyor.

Merkez Bankasının 2015 başından bu yana uyguladığı bir hafta vadeli repo ihale faiz oranları, borçlanma faiz oranları ve marjinal fonlama oranı (yüzde) şöyle:

Tarih Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı Borçlanma faiz oranı Marjinal fonlama oranı
20 Ocak 2015 7,75 7,50 11,25
24 Şubat 2015 7,50 7,25 10,75
17 Mart 2015 7,50 7,25 10,75
22 Nisan 2015 7,50 7,25 10,75
20 Mayıs 2015 7,50 7,25 10,75
23 Haziran 2015 7,50 7,25 10,75
23 Temmuz 2015 7,50 7,25 10,75
18 Ağustos 2015 7,50 7,25 10,75
22 Eylül 2015 7,50 7,25 10,75
21 Ekim 2015 7,50 7,25 10,75
24 Kasım 2015 7,50 7,25 10,75
22 Aralık 2015 7,50 7,25 10,75
19 Ocak 2016 7,50 7,25 10,75
23 Şubat 2016 7,50 7,25 10,75
24 Mart 2016 7,50 7,25 10,50
20 Nisan 2016 7,50 7,25 10,00
24 Mayıs 2016 7,50 7,25 9,50
21 Haziran 2016 7,50 7,25 9,00
19 Temmuz 2016 7,50 7,25 8,75
23 Ağustos 2016 7,50 7,25 8,50
22 Eylül 2016 7,50 7,25 8,25

AA

 

PİYASA ÖZET
Son %
BIST 100 73.391 1,20
USD/TRY 3,5210 0,49
EUR/TRY 3,7573 0,53
EUR/USD 1,0664 0,03
FAİZ 10,93 0,92
ALTIN/ONS 1.177,43 0,49
BRENT 54,46 0,96
Yukarı