TVRadyo

Nahum: İhaleyi Karsan alsaydı, markalaşma konusunda avantaj olurdu

Nahum: İhaleyi Karsan alsaydı, markalaşma konusunda avantaj olurdu

Karsan Murahhas Azası Nahum, "New York ihalesini Karsan almış olsaydı, markalaşma konusunda avantaj yaratacaktı" dedi

04 Mayıs 2011 Çarşamba, 16:31 Güncelleme: 04 Mayıs 2011 Çarşamba, 16:31

KOCAELİ (A.A) - 04.05.2011 - Karsan Murahhas Azası Jan Nahum, New York Taksi ihalesine ilişkin, ''Bu ihaleden artık beklediğimiz bir şey yok. Bizim artık değişik bir karar alınacağı inancımız kalmadı. İhaleyi kaybettiğimizden dolayı çok üzgünüz'' dedi.

Nahum, Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren Hexagon Studio'nun AR-GE Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, New York Taksi İhalesini kaybettiklerine dair kendilerine resmi yazı gelmediğini söyledi.

''Biz, resmen ihaleyi kaybettiğimize dair bir duyuru almadık. Basından çıkan haberlerden, basın toplantılarından duymuş durumdayız'' diyen Nahum, ihaleyi kaybetmelerinde ''Karsan'ın, Türk otomotiv sanayisinin böyle bir konsepti, aracı oluşturmak, tasarlamak, üretime sokmak ve 10 yıl süresince üretimde tutma gereğini yerine getirmek'' konusunda tecrübesiz olmasının sebep olarak öne sürüldüğünü duyduklarını vurguladı.

Nahum, ihaleyi yapan kurumun danışman firmasının hazırladığı raporda böyle bir bilgiden bahsedildiğini kaydederek, ''Böyle bir bilgi kamuoyu ve Amerika'daki basınla paylaşıldığı için bu rapor artık kamuya mal olmuş bir rapor haline gelmiştir'' diyen Nahum, ihaleye giren ve taraf olan kurumlardan biri olarak bu raporu görme hakkına sahip olduklarını düşündüklerini söyledi.

Raporun resmen kendilerine tebliğ edilmesini istediklerini fakat bu konuda her hangi bir pozitif yaklaşım olmadığını ve cevap almadıklarını vurgulayan Nahum, raporu görmek için ısrarlarına devam edeceklerini ve elde etmek için uğraşacaklarını belirtti.

Bunun kendileri için çok önemli olduğunu dile getiren Nahum, ''Bu raporun içinde tecrübesizlikten bahsediliyor, kaybetme sebebimiz olarak ortaya çıkartılıyor. Sebebin esasına girdiğimizde şunu söylemek, kabul etmek gerekir ki, bizim ne Ford, ne Nissan, ne de ihaleye gelmiş ancak finalist olmamış başka üreticiler gibi tecrübemiz yok'' diye konuştu.

Konsept olarak Türkiye'nin sıfırdan ürettiği, konseptini ortaya çıkarttığı, tasarladığı, yaptığı kendi markasının halen olmadığını vurgulayan Nahum, şunları söyledi:

''Dolayısıyla tecrübe eksiğimiz olduğunu kabul etmemiz gerekir. Fakat ihale boyunca bu konu, çağrıldığımız, sorgulandığımız ve konu hakkında bilgi verdiğimiz ortamlarda gündeme geldi. Bu konu hakkında, tecrübemiz konusunda çok sınandık. İhale dokümanına, bir ürünün tasarımında yalnızca bir şirket çalışmaz. O kurum yan sanayiyle birlikte, ortak tasarım felsefesiyle tasarlanır. Bir fren, bir far dünyada bu konuda iddialı olan şirketlerle tasarlanır. Biz de bu aracı tasarlarken dünyada diğer üreticilerin yaptığı gibi daha teklifi verme aşamasında tasarım ortaklığı yapacağımız şirketleri seçtik. Kimlerle bu tasarımı yapacağımızı beyan ettik. Dolayısıyla bu konudaki şüphenin çok elzem olmadığını belirtmek durumundayım. Herhangi bir yanlış yapmamak için dünyada bu konuda uzman pek çok eksperine müracaat ettik. Bu güne kadar bunu yapabileceğimize emin olmamıza rağmen, üstümüze 'Siz bunu yapamadınız' damgası vurdurtmamak için işin başında tasarım ortaklarımızı seçtik. Mühendislik olarak süreci yönetmek açısından 'tecrübe eksiği' diye ortaya konulabilecek olan bazı savların başından önünü kapamanın yollarına baktık.''



-TÜRK OTOMOTİV SANAYİSİNİN TECRÜBESİ-



Yapılan toplantılarda, teknoloji konusundaki danışman kurumun kendilerine, ''Süreç hakimiyeti konusunda bizi tatmin ettiniz'' dediğini anımsatan Nahum, ihale sürecinde yaptıkları çalışmaları ve aracı geliştirme sürecini videolarla paylaştıklarını dile getirdi.

Karşı tarafın bu konuda da prensip olarak, süreci uygulamakta oldukları konusunda tatmin olduklarını beyan ettiğini bildiren Nahum, şöyle konuştu:

''Her şeye rağmen şu hakikat değişmez. Türkiye bu güne kadar böyle bir araç yaptı mı? Hayır, yapmadı. Böyle bir tecrübesi var mı? Hayır yok. Ama elimizden geldiğince bunun nasıl yapılabileceğine tatmin ettiğimiz konusunda da içimiz rahat. Bize bu süreçte 'Siz bizi tatmin etmediniz' denilmedi. Bu Türk otomotiv sanayisinin karşısına çıkacak en önemli engellerden bir tanesidir. Kendi model ve markasını yaparken her zaman böyle bir şeyle karşılaşacağız. Üretim belgesi olana kadar Türkiye üretim konusunda da bu sıkıntıyı yaşadı. Şimdi bir ürünü Türkiye'de üretmek bir ödül. Tasarım ve ürün geliştirme konusunda hala rüşdümüzü ispat ettiğimiz bir durum yok. Bunun sıkıntısını yaşayacağımızı görüyoruz.''



-KAZANAN ARAÇ-



Nahum, ister istemez kazanan aracı, kendi araçlarıyla kıyasladıklarını ifade ederek, ihalede belirli bir takım isteklerde bulunulduğunu, 14 Ocak 2010'da yapılan ilk toplantıda açıkça ''New York dünyanın marka kentlerinden biridir. Her yıl 45 milyon insan gelir, her yıl 700 bin kişi taksiye biner. New York, marka olan ve güçlü kentlerden birisidir. Dünyada bir ikondur. Dolayısıyla taksileri de bir ikon olmalı, New York'u simgelemesi gerekir. New York için üretilen taksi, sadece New York için üretilmiş olacak. O taksi başka hiçbir yerde görülmeyecek'' denildiğini vurguladı.

Taksinin engellilere açık, onların kullanımına fırsat sunan, çevreci, yeşil bir araç olmasının istendiğine dikkati çeken Nahum, ''New York'un sayılı mecmualarından biri olan New Yorker'da yayımlanan bir makalede, 'New York'a yakışan, gelecek vaat eden, insanların içine girmek isteyeceği, rahat edeceği tek aracın Karsan aracı olduğu, diğer araçların böyle olmadığı' açıkça yazıldı. Sadece bu makale değil, yapılan çeşitli kamuoyu araştırmaların içinde yüzde 66 beğenilen ürün bizimki oldu'' diye konuştu.

İhale için benzin, gaz ve elektrikle çalışan 3 motor alternatifi sunduklarına değinen Nahum, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İhale komisyonu bize açıkça, 'New York'ta gaz altyapısı yok. Dolayısıyla gazlı bir alternatif ve bununla uğraşmak istemiyoruz. İkincisi New York elektrik altyapısı, elektrikli araçların şarjı için gerekli elektriği vermekten şu an için yoksun. Bize elektrikli araç teklifi vermeyin' denildi. Bugün kazanan aracın yarattığı önemli fırsatlardan birisinin ise 2012 yılından itibaren elektrikli bir versiyonunun test için New York'ta deneneceği, 2015 yılından itibaren de elektrikli araç olarak hizmete başlayacağıdır. Bunu ben yorumsuz bırakıyorum. Bizim aracın da elektrikli versiyonu, orijinal verdiğimiz 2010 yılı mayıs ayındaki teklifin içinde vardı.''



-KARSAN OTOMOBİLİ-



Nahum, New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg'in finalistleri açıkladığı gün, tek elektrikli araç alternatifini veren firmanın ve iç hacim açısından da en geniş aracın Nissan olduğunu söylediğini anımsattı.

Belgeleri, resimleri sunulan araçtan farklı bir araçtan bahsediliyorsa söyleyecek bir şeyleri olmadığını, ama bilinen, iç resimleri gösterilen araçtan bahsediliyorsa bu aracın iç hacminin Karsan'ın tasarımından daha büyük olmasının imkansız olduğunu öne süren Nahum, ''Bu yanlışı, ihale sürecinde bir yanlışa mahal vermemek için karşılaştırmalı bilgi ve tabloları hazırlayıp gerekli mercilere ilettik'' dedi.

Nahum, şunları kaydetti:

''Otomobilin iç modelini New York'a götürerek, yer konusundaki farklılığımızı ortaya koymak istedik. Hatta çok büyük olan motorlu tekerlekli sandalyeler bile rampalardan içeri girdiler, manevralarını yaptılar, tekerlekli araç olmasının yanında aracın içine 4 kişi rahatlıkla oturabildi. Resimlerden gördüğümüz kadarıyla rakip kazanan aracın böyle bir imkanı yok. Son yapılan açıklamada, 'en fazla iç yeri veren araç' olarak ortaya çıkmıyor, 'bugün var olan araçlara göre daha fazla yer veren araç' olarak ortaya çıkıyor. İhaleye bugün var olan araçlar girmedi, yeni araçlar girdi. Bugün var olan araçlarla kıyaslanmamız ne kadar doğru olur?''



-NEW YORK'A HAS TASARIM-



''Memnuniyetle ihalede öne koyduğumuz konseptin Nissan tarafından da benimsendiğini görüyoruz'' diyen Nahum, tasarımlarına ilişkin şunları söyledi:

''New York'a has, kentin yukarı çıkan gökdelenlerini aracın içine alan, çevresiyle bağdaşabileceği bir aracın New York'a yakışacağı konusunda görüşümüz vardı. Teklifimizi ona göre yaptık. Tamamen camdan, kafes şeklinde bir araç yaptık. New Yorker makalesi de buna işaret ediyor. Diğer araçlar böyle değil, yalnızca Nissan'ın şeffaf bir tavan koyduğunu, bizim modelin benzeri bir uygulamayı benimsediğini görmekteyiz. Konsepti doğru yakaladık. Türk otomotiv sanayisi adına konsepti doğru yakaladığımızı, doğru yorumladığımızı, doğru ortaya koyduğumuzu, Newyork'ta ihale kararından sonra yayımlanan yazılarda konsept olarak ileri, farklı olduğumuz, tek farklı aracın bu olduğu ortaya konuluyor.''

Amerika'da her bir ihalenin sonunda devletin denetçilerinin o ihaleyi gözden geçirdiğini bildiren Nahum, ihalenin usulüne uygun yapılıp yapılmadığını, kararların usulüne uygun alınıp alınmadığına bakıldığını vurguladı.



-''İHALEYİ KAYBETMEMİZE RAĞMEN GÜÇLENDİK''-



Bu ihalede de Karsan'ın elendiğinin ihale sonuçları deklare edilmeden yapıldığı için ''Acaba burada bir sıkıntı, çıkar çatışması var mı?'' konusunda da bir araştırma başlatıldığına değinen Nahum, şöyle sürdürdü:

''Bu ihaleden artık beklediğimiz bir şey yok. Bizim artık değişik bir karar alınacağı inancımız kalmadı. İhaleyi kaybettiğimizden dolayı çok üzgünüz. Çünkü 4 yıl, inişleri çıkışları olan inanılmaz bir uğraş verdik. Türk kamuoyunu arkamızda hissettik. Türk kamuoyunu hayal kırıklığına uğratmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Çok önemli bir fırsat kaçtı. New York ihalesini Karsan, dolayısıyla bir Türk Otomotiv şirketi almış olsaydı, bu markalaşma konusunda çok ciddi bir avantaj yaratacaktı. Bu inanılmaz derecede bir marka değeri yaratırdı. Bir çok başka Türk markasının çıkması artık sorgulanmayacaktı. Biz bu fırsatı kaçırdık ve üzgünüz. Bir bakımdan da sevinçliyiz, çünkü hala, kaybetmemize rağmen New York basını, New Yorklu bizi destekliyor. Otomotivin ana memleketine gittik, ne istediklerini anladık ve onlar için en iyisini tasarlar hale geldik. Bu durum, doğru yolda olduğumuz, doğru konsept tayin edebildiğimiz, doğru ürün tasarlayabildiğimiz konusunda da bize müthiş bir güvence ve inanç verdi. Bu konudaki dirayetimizde hiç bir eksilme yok. Türkiye'den bir marka çıkacağı konusunda da hiç bir tereddütümüz yok. Hatta ihaleyi kaybetmemize rağmen güçlendik. Biz aracımızı geliştirmeye son sürat devam ediyoruz.''



-PROTOTİPLER ÜRETİLECEK-



Yazın ortalarında aracın ilk prototipini geliştirme safhasında olacaklarını vurgulayan Nahum, şunları kaydetti:

''Art arda prototip üreteceğiz, 2013 sonuna kadar geliştirmemiz devam edecek. Nissan'ın aracı ise neredeyse satışta. Sadece New York için ihtiyaç duyulan küçük değişiklikleri yapmak, tavana şeffaf cam, araya bölme koymak, çarpma testlerini yapmak için 2013'e kadar vakit talep ediyorlar. Biz de aracımızı neredeyse aynı vakitte bitirmeyi planlıyoruz. Bu ve buna benzer projelerle, Türkiye'nin her halükarda önündeki 10 yılda Sayın Başbakanımız, Sanayi ve Ticaret Bakanımızın istediği, strateji belgesinde de yer aldığı gibi markasının, markaların yaratılacağı konusundaki inancımız tam. Bu konuda da elimizden geldiğince seçtiğimiz yolda faaliyetimize devam ediyoruz.''

Karsan Murahhas Azası Jan Nahum, New York Taksi ihalesinin reddi için bir girişim yapma niyetinde olmadıklarını belirterek, ''Neticeyi değiştirmek için girişimde bulunmayacağız'' dedi.

Nahum, Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren Hexagon Studio'nun AR-GE Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

''Tasarımı en iyi, işletim maliyeti en düşük, sorunsuzluğu en yüksek, pazarlaması en kolay taksisini, otobüsünü, kamyonunu tasarlamak ve hatta elektrikli araç üretimine yatırım yapmak gibi strateji planınız var mı?'' sorusunu Nahum şöyle cevapladı:

''Engelliler için hazırladığımız platformun yalnızca bizim araçta olduğunu düşünüyoruz. Aracı New York'ta kamuoyuyla paylaştığımızda bir Japon televizyon ekibi iki saate yakın bir süre çekim yaptı ve içine tekerlekli sandalye, kayak takımı soktular, çıkardılar filme almadıkları nokta bırakmadılar. Bu görüntüler Japon televizyonunda da kalmış olabilir, tüm rekabetle paylaşılmış da olabilir. Dolayısıyla başkaları kapalı kapılar ardından böyle bir tasarım yapıyor mu bilmiyoruz? Platformun iki görevi var. Taksi görevi olduğu kadar engelliler için de görevi var. Dünyada 80 milyon tekerlekli sandalyeye bağımlı insan var. Nereye giderseniz gidin, artık engelliler için yapılan düzenlemeler olmazsa olmaz halini aldı. Oysa otomobil boyutunda bir araçta engellinin seyahat etme imkanı yok. Aracımız bunu veriyor.''

Sürecin kendilerini çeşitli araştırmalar başlatma konusunda tetiklediğini dile getiren Nahum, dünyanın 40 büyük şehrindeki taksi pazarını ve yabancı kuruluşları araştırdıklarını vurguladı. Dünyadaki tüm engellilerin taşıma ihtiyaçlarına ilişkin bir araştırma yürüttüklerini ifade eden Nahum, şöyle devam etti:

''Spesifik olarak aracımızı Amerika için tasarladığımız için, Amerika'ya yönelik bir engelli pazar araştırması da yapıyoruz. Diğer Amerikan kentlerine verebileceğimiz, teklif edebileceğimiz bir araç ortaya çıkacak. Bunu engelli aracı olarak ortaya koymaya bakmaktayız. Bir taraftan otomobili geliştirirken, diğer taraftan da pazar alternatifleri bakmaktayız. Hedefimiz, 5-10 yıl sonra, dünya üzerinde her hangi bir belediyenin kara ulaştırmasında bir çözüme ihtiyaç duyduğunda akıllarında 'Karsan diye bir şirket var, bunlar çözüm üretiyorlar' diye bir ışığın yanmasıdır. Kara ulaşımında çözüm, sürdürülebilir, çevreci ve kucaklayıcı, insanların tümüne bir araç ve çözüm üreten bir kurum olmak istiyoruz.''



-TÜRK OTOMOTİV SANAYİSİNİN 2023 YILI VİZYONUNU-



''Türkiye artık üretimi tamamlamıştır, bu konuda mezun olmuş, rüşdünü ispat etmiştir'' diyen Nahum, Türk Otomotiv sanayisinin son safhasının yaratma, geliştirme olduğunu ve bu safhaya gelindiğini dile getirdi.

Türk otomotiv sanayisinin 2023 yılı vizyonunu yerine getirebilmesi için markalaşmanın önemli olduğuna dikkati çeken Nahum, ''Türkiye bu konuda iddialı, niyetli. Biz bu konuda iddialı ve niyetliyiz. Markalaşma yolculuğumuzda hiç bir sekteye uğramadık ve devam ediyoruz'' diye konuştu.

''Resmi tebligat elinize geçtikten sonra ihaleye ret başvurunuz olacak mı?'' sorusu üzerine Nahum, şöyle konuştu:

''Bu ihalenin reddi için hiç bir girişim yapma niyetinde değiliz. Neticeyi değiştirmek için girişimde bulunmayacağız. Bizim niyetimiz ihaleyi engellemek, aldıkları karara, iradeye saygısızlık yapmak değil. Her kaybeden bir haksızlığa uğradığını zanneder. Hangi şehrin Olimpiyat yapacağı konusunda da bir çok şehir yarış yapar, sonunda 3 şehir belirlenir. Sonra bunlardan biri kazanır. Diğer şehirler de adaydır. O seviyeye, rütbeye, mertebeye gelmişlerdir. Bu ihale bizim için ölmüştür, bununla ilgilenmek istemiyoruz, vakit kaybetmek niyetinde değiliz. Bir insanın bir şeyi kaybettiğini görmesi ve vakit kaybetmemesi gerekir. Bahsettiğimiz raporun peşinden koşacağız. Bu raporu görmek istiyoruz. Gelecek için bu raporu görmemiz şart. Kararı alınmış bir ihaleye geri dönmek için bunu istemiyoruz. Rapor, öz değerlendirmemiz için önemli.''



-KARSAN'IN YOL HARİTASI-



Karsan Üst Yöneticisi Murat Selek de ''Sizin için her şey bitti mi? Dünyanın başka kentlerinde benzer düşünceniz var mı? Başka araç tasarlama düşünceniz var mı?'' sorusuna şu cevabı verdi:

''Üzerinde önemle durduğumuz bir konu, iki sene önce başlattığımız uzun vadeli strateji planlama süreci olmuştur. Bu sürecin ana teması olarak belirlediğimiz vizyon, 'sınırsız ulaştırma çözümleri'dir. Bu çerçevede yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında taksi projesi önemli rol almıştır. Bu proje bir platform kurgulama projesidir. New York bunu tetiklemiştir ancak New York tek hedef değildir. Tüm mega şehirlere, tüm şehirlerin ortak ihtiyacı olan taksi tarzı bir araca ihtiyaçtan hareketle bu projeyi yürütmekteyiz. Bu bir aşamadır ancak programımızı aksatan ya da değiştirilmesine neden olan bir aşama değildir. Yolumuzda aynen devam ediyor, farklı şehirlerdeki ihtiyaçları araştırma çalışmalarımızı sürdürüyoruz.''

Murat Selek, ihtiyaçları en ince detayına kadar tespit edip, aracı geliştirme sürecinde dikkate alarak platformu dünya şehirlerine hitap eder şekilde ve modüler bir yapı içerisinde, farklı çözümleri içinde barındırarak geliştirmek istediklerini sözlerine ekledi.

Yukarı