TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sorunumuz üçtü şimdi bire mi indi?

2011 yılında küresel ekonominin ve piyasaların bozulmasında üç faktör etkiliydi.
■ Biri AB ekonomilerinin resesyona doğru gitmesi, ABD ekonomisinin yavaşlaması ve durgunluk yaşayacağının netleşmesi, Asya ekonomilerinin hız kesmesiyle dünya ekonomisinde beklenen yavaşlama.
■ İkincisi Avrupa ülkelerinin borç batağına saplanması.
■ Üçüncüsü, bazı Avrupa bankalarının borç sorununa da bağlı olarak batak hale gelmesi.
Yani iç içe geçmiş ve iki katına yayılmış üç sorunu yaşıyorduk.
AB dün nihayet gecikmiş ama önemli kararını aldı. Ülke borç sorunları ve bankacılık sorunlarını çözmek için siyasi kararlılığını gösterdi. Yani doğru yola girildi. Küresel piyasalar da şimdi bunun coşkusunu yaşıyor. Euro ve borsalar ve özellikle Avrupa bankaları, varlık fiyat artışında başı çekiyor. Aylarca piyasaların üzerinde baskı kurmuş bu sorunun çözümünde kritik bir eşiğin aşılmış olmasının getirdiği bir rahatlama söz konusu. Bunun etkisi de büyük ölçüde ilk günden fiyatlanır. İnce ayarı ise sonraki günlere kalır.

DEVAMI VAR MI: Peki devamında ne beklenebilir?
■ Doğru yola girilmesi sorunun çözüldüğü anlamına gelmez. Sadece yola girildi. Daha, uzun ve ince bir yoldan ilerlenilecek. Bu yol virajlı ve engebeli de. Uygulama belli bir süreci ve zamanı kapsayacak. Çözülmesini beklediğimiz sorun ülke borç sorunu. Sadece bir ülke de değil. Yılları alacak çetin bir testten bahsediyoruz.
■ Banka sorununun ise daha kısa sürede çözülmesi gerekiyor. Ancak burada da konsolidasyon ve daralma olmadan olmaz. Açıklanan sermaye ihtiyacı da çok düşük. Pek inandırıcı gelmiyor. Sanki çözüm kararı ile birlikte Avrupa bankacılık sorununda Pandora'nın kutusu da açılacak. Olayın büyüklüğü taksit taksit ortaya çıksa da şaşırtıcı olabilir.
■ Hem bankalar hem de kamu borç sorununu çözmek kaynak gerektiriyor. Bu açıdan AB kemer sıkacak. Bütçe açıklarını daraltacak. Borçluluk oranlarını düşürecekler. Bu da ekonomide büyüme sorununu ortaya çıkaracak. Büyüyemeyen ekonomilerin borç sorununu çözmesi daha zorlaşacak. 2012 yılı zaten Avrupa'da seçim yılı. Bu da sorunların çözümünde gecikme ve kesinti yaratmaya aday. Haydi hayırlısı.
■ Sancılı ve acılı bir süreç başlarken yine de dünyanın Avrupa kaynaklı finansal bir deprem yaşama olasılığı artık daha az.
Fakat dünya ekonomisinin büyüyememe sorunu varlığını sürdürüyor. ABD'nin durumunda değişiklik yok, Avrupa'nın ise alınan kararla birlikte adeta büyüyemeyeceği tescil edilmiş oldu. Üç sorundan ikisine doğru başlangıç vuruşu yapıldı, biri ise duruyor.

***

10 yıl sonra ihracat ithalatın yarısına indi

AB'nin bir karar alması Türkiye'yi de bir ölçüde rahatlattı. Buna dayanarak Merkez Bankası dün munzam karşılık oranlarını kayda değer biçimde indirdi ve bankaların 11 milyar lirasını serbest bıraktı. Parasal sıkılaştırmanın ardından böyle bir kararın gelmesi sistemi bir ölçüde rahatlatmaya yönelik.
Avrupa bölgesindeki durgunluk ihracatımıza yansımaya devam ediyor. Dün açıklanan eylül ayı dış ticaret rakamları ithalattaki hızlanmaya (yüzde 35.6) karşılık ihracat artışının yüzde 21.1 ile sınırlı kaldığını gösteriyor. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 50.9 ile 2001 krizi sonrası dönemin en düşük düzeyine indi. Eylül verileri, dış açıkta başlayan düzelmede kafa karıştırıcı, kesintiye uğratıcı nitelikte. Ekim ayı rakamları ile birlikte ele alındığında belki tablo daha netleşebilir.

DÜĞÜNLERİN ETKİSİ: İthalatın yüksek çıkmasında eylül ayında altın ithalatının 1.4 milyar dolara varması da etkili. Altın hariç tutulduğunda ithalat artışı yüzde 28'de kalıyor. Ağustos ayının ramazana denk gelmesinden dolayı düğün tarihlerindeki kayma böyle ithalat sıçramasına yol açtı. Ancak ne olursa olsun demek ki, geçmiş aylarda da düşük düzeyde altın ithal etmişiz. Daha uzun vadeden bakınca sonuç değişmiyor.
Eylülde beklenmeyen ithalat artışı, bağlı olarak ortaya çıkacak cari açık oldukça düşündürücü, negatif bir gelişme ve devamı gelirse de, ekonomide yeni önlemleri gerektirecek öneme sahip.

SONUÇ: "Bugünün sorunları, dünün çözüm biçiminden kaynaklanır." Senge

Yukarı