TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Borç ödemesinde 10 yılda kat edilen mesafe

Dün Hazine , 2012 yılı finansman , programını %, açıkladı. Her yıl olduğu gibi, bu programda yer alan rakamları yine hükümetin ortalama dolar kuru ile dövize çevirip tabloya öyle baktık. Gördük ki, bu hükümetin borç çevirmede en rahat yılı 2012 olacak. 81 milyar dolarlık toplam borç ödemesi son 10 yılın en düşük borç ödemesi anlamına geliyor. Borç çevirme oranı da yüzde 83.5 düzeyine çekilecek. Dış borçlanma yine düşük tutulacak. İç borçlanmada ise 2 yıllık kupon ödemeli ihalelere ağırlık verilecek. Bir kağıt benchmark ilan edilecek. Dolayısıyla işlemler orada yoğunlaştırılarak, ikinci eli derinleştirilecek ve vade 2 yıla doğru çekilecek.

EN RAHAT YIL: Son üç yıl itibarıyla ödenen ve ödenecek ve borçlanılacak rakamların detayları aşağıdaki tabloda yer alıyor. Bütün bir yıl boyunca yapılacak iç ve dış borç ödemesi 81.4 milyar dolarla 2001 yılından bu yana en düşük rakam. Yine tuttuğumuz aynı seriye göre 2001 yılında 68.2 milyar dolarlık, 2002 yılında 89.2 milyar dolarlık bir borç geri ödemesi yapılmış. Sonraki yıllarda borç ödemeleri daha artmış ve 2005'te 140.6 milyar dolarla en yüksek rakamı bulmuş. 2006'dan itibaren de gerilemeye başlamış. En yüksek ödemenin yapıldığı yıla göre 2012 ödemesi 60 milyar dolar daha düşük.
Ayrıca milli gelirin büyüklüğü de çok farklı. 2002 yılında 230 milyar dolarlık bir büyüklük içinde 89 milyar dolarlık borç çevrilmesine karşılık bugün 800 milyar dolarlık bir ekonomide 80 milyar dolar döndürülecek. Biri yüzde 38'e diğeri yüzde 10'a denk geliyor. Bu da bize borçların ödenmesinin ve idaresinin ekonomi için ne kadar önemli olduğunu gösterir.

KOŞULLARI NE: Bu açıdan son yıllar ekonominin oldukça rahatladığı bir dönem. 2012 ise en rahat yıl. Sonraki yıllarda bu iyileşmenin sürmesi ise bazı koşullara bağlı.
■ Bir kere bu rahat tablo yakalanırken kamu borçlanma gereği azaltıldı. Bunun için bütçe açıkları küçültüldü. AB kriterlerinin bile altına düşüldü.
■ Son yıllarda büyük özelleştirmeler yapıldı.
■ Faiz oranları nominal olarak da reel olarak da düştü. 2002'de 36 milyar dolar faiz ödemesi yapılırken 2011 yılında 25 milyar, 2012 yılında 27 milyar dolarlık faiz ödemesi olacak.
■ Bütün bu gelişmeler kamu borç stokunu yüzde 91 düzeyinden yüzde 38.5 düzeyine indirdi. Bunda borç stokunda sınırlı artışın yanında milli gelir büyümesi daha etkili.

***

Krizde Türkiye'nin en güçlü yanı

İşte bu konularda daha da iyileşme sağlanırsa önümüzdeki yıllarda borç ödemeleri daha küçülebilir, kaynakların daha büyük bölümü diğer alanlara kayabilir. Ancak hem faizlerde hem de bütçe açıklarında geldiğimiz nokta artık fazla kat edebileceğimiz yolun kalmadığını düşündürüyor. Orta Vadeli Program'da hükümet borç stokunu ve bütçe açığını biraz daha düşürecek. Bir puan iki puan şeklinde iyileşme sağlanacak. Dolayısıyla kamu borçlanmasında ve borçların idaresinde artık marjinal iyileşmeler olabilir. En ideal borç sürdürülebilir düzeyini bu yıllarda yakaladık denilebilir.
2012'de dış finansman, cari açığın küçültülmesi, ekonominin küçültülmesi, enflasyon ve başka ekonomik kazanımların korunması açısından zor bir yıl olmaya aday. Bu zorluklar arasında bir iyi gelişme borçların rahat çevrilmesi olacak gibi. Dünyanın kamu borç sorunu yaşadığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin en güçlü yanı da burası. 2001'de borç krizindeydik, 10 yıl sonra dünya borç krizinde, biz ise borçları rahat yönetmenin sefasını sürüyoruz.

SONUÇ: "Doruğa çıkacak ne varsa, dipten başlar!" Latin atasözü

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
02 Kasım 2011 Çarşamba, 10:12 Misafir hocam devletin bankaları reel sekdöre uygulanan faizi çok yükseltiler yüzde 18 çıkdı
01 Kasım 2011 Salı, 17:57 Misafir madem bu kadar iyi gidiyoruz, rating artışı nerede?
01 Kasım 2011 Salı, 17:56 Misafir enerji ve ötv zamları bütçemiz harika durumda olduğu için yapıldı, evet
Yukarı