TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sadece enflasyon yükseliyor!

Ekim ayı enflasyon rakamları ortaya çıktıktan sonra Merkez Bankası'nın kur ve para politikalarında neden bu kadar agresif olduğu daha netleşti. Sigara zammının geri alınması yanında döviz kurlarına hem doğrudan satış yaparak hem de faizleri yükselterek ve likiditeyi kısarak müdahale edilmesinin nedeni daha iyi anlaşılıyor. Ekimde tüketici enflasyonu yüzde 3.27'ye vardı. Yıllık enflasyon da yüzde 6.16'dan yüzde 7.66'ya yükseldi.

EKİMDE HEPSİ MAĞLUP: Yüksek gelen ekim ayı enflasyonu yatırım araçlarının hem aylık bazda hem de 10 aydaki getirilerini yüksek oranlı negatife çevirdi. Yukarıda yer alan tablodan izlenebileceği gibi, ekim ayında reel kazanç sağlayan tek bir yatırım aracı yok. Bu ilginç ve son yıllarda pek rastlanmayan bir durum. Bütün yatırım araçlarının negatif getirisi de yüzde 2'nin üstünde. Hatta hisse senetlerinde yüzde 17'lere kadar çıkıyor. İlginç olanı ise ekimde banka ve finansal sektör hisselerinde sert satışlar gelirken sanayi şirketlerinin hisselerine alım gelmiş olmasında. Ancak nominal yüzde 1.66'11k prim sanayi hisselerinin reel bir getiri sağlamasına yetmedi. 10 aylık bilançoda ise enflasyonun üzerinde getiri sağlayan sadece altın ve döviz. Uluslararası gelişmeler yanında TL'nin en çok değer kaybeden para birimleri arasında yer alması döviz yatırımcısına kazandırmış.

GÜÇLÜ İÇ TALEBİN ETKİSİ: Enflasyonda son iki ay zorlu geçmeye aday. Çünkü bir yandan yapılan kamu zamlarının ve artan kurların etkileri sürecek. Bunun dışında da enflasyon kalemlerinde dikkate çeken artışlar var. Bu açıdan iç tüketimde yaşanan talep patlaması enflasyonda karşılığını buluyor gibi. Yılın ilk yarısındaki çift haneli büyüme gerçekleşirken mart ayında enflasyon yüzde 3.99 ile tarihi düşük seviyesine gerilemişti. Aradan geçen 7 ayda iki katına çıktı ve yüzde 7.66'yı buldu.
KRİTİK SON 2 AY: Diğer yandan da, sıfırın üzerinde gelebilecek her türlü aylık rakam yıllık enflasyonu yukarı taşıyacak. Geçen kasım ayındaki enflasyon yüzde 0.03 ve aralıktaki enflasyon yüzde -0.30 idi. Yani enflasyonun yıl sonunda çift haneli rakamları görmesine tek başına baz etkisi de yeter. İki ay yüzde 1'er düzeyinde artış rahatlıkla yılı çift haneyle kapatmaya neden olabilir. Bakalım Merkez Bankası'nın agresif mücadelesi enflasyonu çift haneye gitmekten alıkoyabilecek mi?

***

Borsada devrim böyle mi olacaktı?

Hükümet bir kararname ile İMKB Yönetim Kurulu'nun görev süresini bir yıl kısalttı. 5 kişilik yönetim kurulu üye sayısını 7'ye çıkardı. Başkanın yanında hükümet üç üye daha atayacak. Sonuçta 7 kişilik yönetim kurulunda kamu 4 kişi atayacak, 3 kişiyi de aracı kuruluşlar seçmeye devam edecek. Ancak karar için 4 kişinin oyu yeterli. Yani yarı resmi bir kurum, çeyrek asrı aşan bir süreden sonra tam kamu kurumu haline getirildi. Dünyada borsalar birleştirilir ve uluslararası birleşmeler olurken, özel borsalar ağır basarken, Türkiye tersini yaptı. 2002 yılında işbaşına geldiğinde İMKB için özelleştirme kararı veren bu hükümet sonuçta kamulaştırmaya gitti. Madalyonun bir yüzü bu.
Bundan sonra yapılacaklar ve hükümetin yaklaşımı madalyonun hem ikinci yüzünü oluşturacak hem de ilk yüzündeki resmi değiştirecek. Eğer kamulaştırmanın ardından süratle özelleştirme gelirse, piyasada yeni düzen kurulursa, reformlar yapılırsa resim değişir. Türkiye çok geride kaldığı sermaye piyasası alanında da yol almaya başlar.
Sermaye piyasasında asıl yenilenme 2000'li yıllarda yapılmalıydı. Biz bu ihtiyacı "Borsada devrim" başlığıyla vurgularken ille de kastımız yöneticilerin devrilmesi değildi, yeni bir sermaye piyasası mevzuatı ve yeni yapıyla yola devam etmekti.

SONUÇ: "Geçen senenin yuvasına bu senenin kuşu gelmez." İngiliz atasözü

 

 

Yukarı