TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Batırılamayacak veya kurtarılamayacak kadar büyük

Başlıkta yer alan bu tanımlama İtalya için kullanılıyor. 2 trilyon dolarlık borç, batırabilirsen batır, kurtarabilirsen kurtar. Ancak hayat devam ediyor, zaman ilerliyor. Piyasalar işlem yaparken İtalya kâğıtlarından kurtulmaya çalışıyor. Bu nedenle İtalya 10 yıllık faizi yüzde 7.48'e kadar çıkararak Euro tarihinin en yükseğine çıktı. Son 10 yılı yüzde 1 'in altında büyümeyle geçirmiş bir ülkenin yüzde 5 faizi ödemesi zor.
Üstelik bu ülkenin kamu borcu milli gelirinin yüzde 120'sine ulaşmış. Bu aşamadan sonra faizin yüksekliği borcu kabartacak ve büyümeyi baskılayacak. İtalya giderek daha borçlu hale gelecek.

KURTULUŞ YOLU: Bu kısırdöngüyü tersine çevirmenin yolu ise öncelikle ülkenin büyüme hızını artırmasından, gelecek yıllar için ortaya inandırıcı bir program koymasından geçiyor. Bu program hem büyümeyi sağlamalı hem de kamuda kemerleri sıkmalı ve 10'larca yılı alacak bir dönemde yüksek faiz dışı fazla vermeyi hedeflemeli. Hedeflemeli ki, kamu borçlarında artışı durdurabilsin.
■ Tabii ki, bu programı yürütecek siyasi kadroların ve liderliğin de İtalya'da işbaşına gelmesi gerekir.
■ Son olarak da, uygulamayı denetleyecek ve gözetecek uluslararası kuruluşların devreye girmesi lazım. IMF ve AB, kısmen devrede. Ancak ortada bir ekonomik program yok.
Piyasaları ikna eden bir program, ikna eden bir uygulama ve bu programa IMF'nin ve AB'nin garantör olması, bütün bu sürecin gözetim ve denetiminin yapılarak kamuyona açıklanması gerekiyor. Normal kurtuluş yolu bu gibi görünüyor. Tıpkı Türkiye'nin 2001'de yaptığı gibi.

***

Gelecek 10 yılları kaybetme riski

Aksi takdirde ise bütün Avrupa'nın ve küresel ekonominin başını derde sokacak gelişmelere kapı açılacak. Batmaya bıraksan olmayacak, kurtarmaya kalksan olmayacak. Beraberinde etrafında ne varsa onları da batıracak. Belki bu nedenledir "cesur ve birlikte karar almaktan" bahsediliyor. Uluslararası yatırımcı Jim Rogers'ın düşünceleri oldukça radikal: "Sistemi kurtarmanın yolu çürükleri ayıklamaktır. 2002 yılında durum kötüydü. 2008'de daha da kötü oldu. 2012 ve2013'te daha kötü olmaya devam edecek. Cesur ve birlikte karar alınamazsa küresel ekonomi krizlerden kriz beğenecek duruma gelecek."
IMF Başkanı Christine Lagarde de şunları söyledi: "Ufukta kara bulutlar dolaşıyor. Özellikle AB ve ABD gibi gelişmiş ekonomilerin üzerinde kara bulutlar var. Cesur olmazsak, birlikte hareket etmezsek küresel ekonomide aşağı yönlü belirsizlik döngüsünün, finansal istikrarsızlık ve küresel talebin çöküşüne doğru gittiği fikrindeyiz. Bazı yorumcuların
kayıp 10 yıl olarak adlandırdığı bu riski yönetebiliriz."

BİRLİKTE HAREKET: İki konuşma birbirine paralel. Avrupa ve Amerika birlikte hareket edebilir mi? 2008 ve 2009'a göre daha zor. Çünkü o zamanki birlikte hareket hemen her hükümetin kolaylıkla yaptığı ve işine gelen faiz düşürme, parasal genişlemeye gitme ve harcama paketleri açmaktı. Bu üç alanda da gidilebilecek fazla bir yol kalmadı. Şimdiki birliktelik ise acı ilacı yutmak olacak. Bu tür kararlar da, biliyoruz ki sonuna kadar ertelenir.

SEÇİM ETKİSİ: Tam bu sırada hem Amerika'da hem de Avrupa'nın pek çok ülkesinde gelecek yıl genel seçimlerin yapılacak olması bir talihsizlik. Bu durum hükümetlerin radikal kararlar almasını zorlaştırıyor.
Ama madalyonun diğer yüzünde de umut yok değil. Çünkü seçimlerde işbaşına yeni iktidarlar gelecek. Çözüm için yeniden başlangıç yapma fırsatları doğabilir. Krize farklı yaklaşımları olabilir.

SONUÇ: "Borç köle olmanın başlangıcıdır." Victor Hugo

Yukarı