TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Türkiye'den krize karşı üçlü duruş

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, önümüzdeki dönemde kamu maliyesi ile bankacılıkta sıkı duruş, para politikalarında çok ihtiyatlı ve günün şartlarına kolay adapte olabilen bir duruş sergileyeceklerini açıkladı.
Babacan Hürriyet'in düzenlediği toplantıda "2011'in son rakamlarını ve 2012 beklentilerini" anlatttı. TEK GÜLEN ÜLKE: Ekonomide alınan sonuçlara pek çok ülkenin gıpta ile baktığını belirten Babacan şunları söyledi: "G-20 Zirvesi'nde salona girdiğimizde hemen OECD Genel Sekreteri yanımıza geldi ve dedi ki; 'Şöyle bir etrafınıza bakın, burada sizin haricinizde 19 tane lider var ama hiçbiri gülmüyor, sadece siz gülüyorsunuz. Bu kadar tebessümle etrafa bakmazsanız iyi olacak' dedi. Tablo gerçekten dünya ve Avrupa açısından oldukça sıkıntılı ama Türkiye olarak çok şükür iyi neticeler almış durumdayız.''

TÜRKİYE FARKI: Avrupa'nın ve Amerika'nın Türkiye'ye yatırım yapan bankaları kendi evlerinde ciddi sarsıntı, zorluk çekerken Türkiye operasyonlarının sapasağlam ayakta olduğunu vurgulayan Babacan, şöyle devam etti: "Bunların sahibi, ortakları, yöneticileri aynı. Asıl ana şirket sallanıyor, Türkiye'deki operasyon sapasağlam. Bunun sebebi; Türkiye'de bizim kurallarımıza, ihtiyatlı çerçeveye uymak zorunda olmalarında yatıyor. ''

İHTİYATLI PARA POLİTİKASI: Başbakan Yardımcısı Babacan, önümüzdeki dönemde kamu maliyesi ile bankacılıkta sıkı duruş, para politikalarında çok ihtiyatlı ve günün şartlarına kolay adapte olabilen bir duruş gerektiğinin altını çizerek şöyle devam etti:
''Bazıları 'Merkez Bankası çok sık farklı kararlar alıyor, farklı adımlar atıyor' diyor. Şartların bu kadar sık değiştiği bir ortamda, Merkez Bankası'nın politikalarını günün şartlarına adapte etmesi çok doğal. Hiç kimse böyle bir ortamda 3 ay, 6 ay yerinde duracak bir para politikası beklemesin. Biz hem Merkez Bankası, hem BDDK'nın çalışmalarının hep arkasında olduk. Attıkları adımların arkasında olduk. Çünkü bağımsız kurumlar eğer siyasi iradenin kendi arkalarında durduklarını hissetmezlerse, işte o zaman bağımsızlıklarına zarar gelir. O zaman sağdan soldan gelen rüzgârlara göre baskı altında kararlar almaya başlarlar ki, asıl o zaman problemli bir tablo ortaya çıkar.''

 

'Son 100 yılın en karmaşık dönemi'

Hürriyet Gazetesi Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu'nun ve çeşitli sektörlerden gelenlerin sorularını da yanıtlayan Ali Babacan şöyle dedi: "İyi hesap edilmiş ölçülü risk almak önümüzdeki dönem için iyi bir politika olabilir. 'Nasıl olsa işler iyi gidecek' diye hareket etmek, olumsuz bir senaryo karşımıza çıkarsa kuruluşlarımızı sıkıştırabilir. Her an manevraya, farklı senaryolara hazır, bir yandan da ölçülü risk alan ve işine devam eden, iyi bir sonuç alabilir. Hem hükümet ve devlet kuruluşları hem de şirketler farklı senaryolara hazır olmalı. Hiçbir şey sürpriz olmamalı bu dönemde. Ya biz bu kadarını da beklemiyorduk dememeli kimse. Öyle bir dönemden geçiyoruz. Bu dönem son yüzyılın hiçbir dönemi ile mukayese edilemeyecek karmaşıklıkta bir dönem."

 

Arkadan İtalya Fransa geliyor

Dünyada şu anda koordinasyonda ciddi problem olduğuna işaret eden Babacan, şöyle
devam etti: "Sayın Obama'nın iki gün önce Çin ile ilgili söylediklerine bakın. Dünyanın birinci ile ikinci büyük ekonomisi arasında çok ciddi görüş ayrılıkları var. Böylesine bir kriz ortamında, 'uçuruma doğru sürükleniyoruz, gelin ortak bir tavır takınalım da toparlanalım' denemiyor. G-20 Zirvesi'nde ilk 4 saat sadece Yunanistan tartışıldı. Dünya ekonomisinin yüzde 90'ı 4 saat boyunca dünya ekonomisinin binde 3'ünü konuştu. Halbuki 20 ülke masaya biraz para koysa Yunanistan sorunu çözülür, önümüze bakardık. Daha büyük meseleler var, arkadan İtalya, Fransa geliyor. Yunanistan'a çözüm üretemeyen G-20 ve AB, daha büyük meselelere nasıl çözüm üretecek? Eğer koordinasyon sağlanmazsa önümüzde daha farklı bir dünya konjonktürü de görebiliriz."

 

Alman ve İtalyan şirketlerle ortaklık

Özellikle Almanya ve İtalya'da pek çok şirketin önümüzdeki dönemde yurtdışında ciddi arayışa gireceğini ifade eden Başbakan Yardımcısı Ali Babacan şunları kaydetti:
"Bu ülkelerle iş yapan firmalarımızın hızlı bir şekilde ortaklıklar kurmaları önemli. Bu şirketlerin know how'ları, teknolojileri, pazarları var. Türkiye'nin genç bir nüfusu ve rekabet gücü var. Bu ikisi birleştiğinde çok iyi sonuçlar ortaya çıkabilir ve bu karmaşadan Türkiye önemli ölçüde istifade edebilir. Kendi devletlerine, hükümetlerine ve siyasi sistemlerine güvenemedikleri için, 'ne yapayım da işimin bir kısmını hangi ülkeye taşıyayım' arayışı var. Bu noktada şirketlerimizin gözlerini ve kulaklarını açık tutmaları, bunlarla sık temasta bulunmaları, sadece ticaret değil ortaklıkları nasıl geliştiririm diye bakmalarında fayda görüyorum. Özellikle İtalya ve Almanya için ben bunu söylüyorum.''

Yukarı