TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sermaye piyasasında reform geçmişle helalleşmeden olmaz

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın (İMKB) yönetim biçimini ve yönetimini değiştirme kararlarını savunurken "Borsada reform yapıp gideceğiz" dedi. Habertürk Ekonomi den Sefer Yüksel'in haberine göre, Ali Babacan 16 Kasım'da Aracı Kuruluşlar Birliği yöneticileriyle görüşmesinde sektörü rahatlatan ifadeler kullandı:
■ Bu bir reform süreci. Hızlı hareket edilmesi için inisiyatifin kendimizde olmasını istedik.
■ Çağdaş yönetim ilkelerine dayalı bir yapı öngörüyoruz. Kurumsal hafızayı koruyacak bir sistem kuracağız.
■ Bu yönetim (Yeni yıldan itibaren atayacakları kamu ağırlıklı yönetim kurulu) geçiş dönemini yürütecek. Sonrasında İMKB şirketleşecek, özelleştirme ve halka arz ile kamu yönetimi özele geçecek.
■ İMKB'nin şirket statüsüne geçirilmesi, 2012 yılı TBMM tatile girmeden kanunlaşacak.
3 YILLIK BİR SÜREÇ: Ali Babacanın ifadelerinden bakılırsa en hızlı şekilde hareket edilse bile, birkaç yılı alacak bir süreçten bahsediyoruz. Yeni yıldan itibaren gelecek yeni yönetimin görev süresi de 3 yıl olacak. 7 kişilik yönetimin 4'ünü hükümet atayacak, 3'ü aracı kuruluşların oluşturduğu Genel Kurul seçecek. 25 yıl boyunca kamu ve özel karışık bir yönetimle idare edilen İMKB, çeyrek asır sonra bu gerekçeyle kamulaştırıldı.
Adı sermaye piyasası ama artık tamamen kamunun elinde. Hemen her şeyin de özelleştirildiği bir dönemin sonunda yapıldı bu kamulaştırılma. Neyse ki Babacan düşündükleri yeni statüyü kısmen açtı da, bu konudaki ironi ortadan kalktı. Bundan sonra dileğimiz, İMKB'nin bir yönetim dönemi (yani 3 yıl) kamunun elinde kalması, yeni yapının bu sırada kurulması yönünde. Kurulurken de, Türkiye borsasının güçlendirilmesi, likiditenin birleştirilmesi ve İstanbul'un finans merkezi hedefine uygun olarak İMKB'nin ulusal ve bölgesel bir piyasa haline getirilmesi.
YAPILACAK ÇOK İŞ VAR: Başbakan
Yardımcısı Ali Babacan'ın "Borsada reform yapıp gideceğiz" sözünde bir de gerçek yatıyor. Onu da geçen hafta şu sözleriyle açmıştı Ali Babacan: "2002 ile 2011 arasında ekonomide iki ayrı Türkiye görüntüsü ortaya çıktı. 2002'den bugüne ekonomi çok yol aldı. Sermaye piyasası ise yerinde saydı. Bugün borsa ekonomideki gelişmeyi yansıtmıyor. Çok büyük bir potansiyel kullanılamadı. Orada yapılacak çok iş var."
GÜVEN SARSILDI: Bugünkü hükümet 2002'nin sonunda iktidara gelmesine ve ekonomiden çok şey yapmasına karşılık sermaye piyasasında bir şey yapılmadı. Geçmişe yönelik bütün alacaklar tazmin edildi, bütün hesaplar görüldü ve anlaşmazlık noktaları giderildi. Bütün aflar çıkarıldı. Sadece sermaye piyasasında gerçekten mağdur olmuş 100 binlerin sorununa hiç el atılmadı. Üstelik bu mağdurlar da gerçekten mağdur olmalarına karşılık. 1994'te 16 aracı kurum battı. Batarken de müşterilerin paralarını ve hisse senedi portföylerini batırdılar. Buradan halen 10 batık aracı kurumun 50 bin dolayında mağduru bulunuyor. Sermaye piyasası bu sorunu bile çözemedi. Geçmişiyle helalleşemedi. Üzerine 2001 'de şirketlerin batışı ve bankalar nedeniyle iştirak şirketlerine el konulması da gelince, sermaye piyasasına güven kökünden sarsıldı.

***

BORSADA DEVRİM OLACAK MI?

Reformlarla yeni yapıyla asıl yerli yatırımcıların ve halkın borsaya güveni yeniden sağlanması gerekirken, 2000 li yıllar hiçbir şey yapılmadan geçirildi. Sermaye piyasası da ekonomi de büyük fırsatları kullanamadı. Biz 2004 yılında bu konuyu "Borsada devrim" başlığıyla bir yazı dizisinde işledik. Aradan 7 yıl geçti, AK Parti iktidara geleli 10 yıl oldu. Borsa niye şimdi hükümetin gündemine girdi? Bunun yanıtı "Herhalde siyasetin ve siyasetçinin gündemi çok yoğundu. Siyasetçi şimdi hazır ve sermaye piyasasına sıra şimdi geldi" olabilir. Bu da bir şeydir ve ekonomide sağlanan başarıların konsolidasyonu için de zorunludur. Gündemde en sona kalan sermaye piyasası alanında icraat açığının kapatılıp kapatılamayacağını ancak yıllar sonra dönüp geriye baktığımızda görebileceğiz.

SONUÇ: "Hiç kimse bir satranç oyununu terk ederek kazanamaz." Saviely Tartakower

Yukarı