TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sıkışmayı ne çözecek?

Türkiye dostu sayılabilecek kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in kredi görünümünü pozitiften durağana çekmesinde ekonominin aşırı ısınması, cari açığın yüksekliği ve enflasyonun yükseliyor olması etkili oldu.
Gerçekten de son zamanlarda açıklanan bazı ekonomik veriler yeniden bir canlanmaya işaret etmeye başlamıştı. Nitekim dün Kalkınma Bakanı Bakan Cevdet Yılmaz "son dönemde sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı ve yurt içi talebe ilişkin göstergeler dikkate alındığında 2011 yılında büyüme hızının öngörülen yüzde 7.5'in üzerinde gerçekleşme ihtimalinin bulunduğunu" söyledi.
Özellikle kurda meydana gelen hızlı artışa karşı Merkez Bankası'nın kararlı müdahalesi sonrası ekonomiden yeniden canlanma işaretleri gelmeye başladı. Reyting kuruluşu da zaten yumuşak inişin başarılamadığını, yani ekonominin yavaşlatılamadığını belirtiyor. Küresel ortamdaki bozulmanın etkisiyle yüksek cari açığın finanse edilmesini riskli buluyor. Yükselmekte olan enflasyonu da gerekçeler arasına katıyor.

DÜŞÜK FAİZİN ETKİSİ: Yılın ilk yarısında çift haneli büyüme rakamı yakalandıktan sonra ikinci yarıda frene basmada biraz geç kalınmış gibi görünüyor. Hem cari açığın istenildiği gibi düşmemesinde hem de enflasyonun yükselişe geçmesinde hızlı büyüme de etkili. Elbette artan kurun etkisi var. Ama kur artışı tek başına bir neden değil. Merkez Bankası'nın seçim sonrasında bile politika faizini artırmaması, hatta düşürmesi canlı ekonomiyi destekleyen faktörlerden biri.
Kur artışı yoluyla cari açığa çözüm bulma ve ekonomiyi soğutma yöntemi de, çift haneli enflasyon duvarına çarptı. Kurda geri adım atılması ise cari açıkta pozitif sonuç alınmadan ilacın bırakılması etkisi yarattı. Sonuçta düşük tek haneli faiz, düşük tek haneli enflasyonu gerektiriyor. Buna göre yapılmış bir dizayn da, cari açığı düzeltecek boyutta bir kur artışına şimdilik izin vermiyor. Yani hızlı büyümeyi kontrol altına almak bir yerde düşük faiz hedefine takılmış oluyor.

İMKÂNSIZ ÜÇLÜ: Merkez Bankası ve hükümet birlikte düşük faizi ve düşük enflasyonu hedefledi. Önce kurun artışına izin verildi ama enflasyona etkisinden dolayı sonra buna müdahale edildi. Faizden sonra kur da düşük tutulmak istendi. Yani imkânsız üçlü hedeflendi. Bu sırada sermaye hareketleri serbest. Yabancılar daha az gelmeye başladı. Bu bile yetti ve son aylarda cari açığın bir kısmı rezervlerden karşılanarak finanse ediliyor.
Hem yüksek büyüme ve enflasyonun kontrolü hem de cari açığın düşürülmesi bir arada mümkün olamıyor artık. Bu konuda tıkanmaya doğru gidiyoruz.

ÇÖZÜM NEREDE: Bu aşamada en ideal çözüm büyüme hızının düşürülmesi, yani yumuşak inişin sağlanması. Bu yapıldığında hem cari açık kontrol altına alınabilir hem de enflasyon üzerinde talep baskısı ortadan kalkar. Ekonominin yavaşlatılmasının en kestirme yolu da, kur ve faiz artışından geçiyor. Bakalım ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası politikalarında bu yönde tercih yapıp değişikliğe gidecek mi yoksa sert inişi mi bekleyecek?

SONUÇ: "Bir karar almak zorunda olduğunuzda karar almazsınız, bir karar vermiş olursunuz. " William James

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
28 Kasım 2011 Pazartesi, 09:35 Misafir başbakan ne demişti, enflasyonu faiz yükseltiyor. büyük ekonomist in bu uyarsı ile tcmb fazi düşürerek enflasyonu düşürmeye çalıştı. tabi ki yablış hesap bağdattan döndü ve enflasyon başını kaldırdı.
25 Kasım 2011 Cuma, 14:20 Misafir cesaret, biraz daha cesaret
Yukarı