TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Borsanın gidişi nereye?

İMKB 100 Endeksi cuma günü 48.812 puana kadar indi ve 11 Ağustos'taki 48.600 puana çok yaklaştı. Dolar bazlı endeks de 2.58 sente kadar indi. Dolar bazlı endeksin düşüşü 10 Kasım 2010'da 5.08'den başladı ve yüzde 49.2'yi buldu. Bir yılda dolar bazında yarı yarıya eridi. Ciddi bir kayıp.

DİBİ BULDUK MU: Son dönemdeki hızlı düşüşlerle acaba dibi bulduk mu? Kanaatimiz hayır. Çünkü geçmişteki hiçbir büyük çöküş yüzde 50 ile sonlanmamış. Çeyrek asırlık borsa geçmişinde 6 büyük düşüş gerçekleşmiş. Altısında da düşüş yüzde 65-88'e varmış. Bu düşüşlere ait bilgiler bitişikte yer alıyor. Yüzde 88'e varan düşüşün ilki borsanın acemilik devresinde, ikincisi ise 2001 krizinde gerçekleşmiş. 2001'deki kriz de Cumhuriyet tarihinin en büyük ve derin kriziydi. Şirketler ve bankalar battı. Büyük devalüasyon oldu. Onun da etkisiyle böylesi büyük oranlı düşüşler gerçekleşti. Son küresel krizde ise dolar bazında meydana gelen kayıp yüzde 74.5 düzeyinde sınırlı kaldı.
Geçmişteki büyük çöküşlere bakılınca bu düşüş de oran olarak kendini tamamlayacak. Yani daha dibi bulmadık. Bunun hem geçmiş çöküşlerden gelen nedenleri yanında hem de içinde bulunduğumuz ekonomik ve küresel nedenleri var.
Nedenlerden biri, küresel piyasalarda da henüz düşüşlerin tamamlanmamış olması. Beklentilerin düzelmemesi, Avrupa borç ve banka krizine henüz çözüm üretilmemiş olması. AB'nin yılın son çeyreğinde resesyona girdiği tahmin ediliyor. Bunun yeni yılın ilk ve ikinci çeyreğinde çok derinleşmeden sürmesi bekleniyor.
ABD ekonomisinin bu süreci durgunlukla atlatma olasılığı belirdi. Dünya genelinin ise 2008'deki gibi resesyona girmeden ama büyüme hızı düşerek bu dönemi atlatabileceği umuluyor. Eğer önümüzdeki aylarda Avrupa'dan bir çözüm çıkabilecekse. Bu durumda küresel piyasalarda yıkım değil, gerilemeyle bu dönem atlatılabilir. Bu durumda dışarısının Türkiye'ye etkisi de sınırlı kalabilir.

DÜŞÜK BÜYÜME ETKİSİ: İkinci nedeni Türkiye ekonomisiyle ilgili. Avrupa'nın krizi Türkiye'yi daha çok finansman ve ihracat kanalından etkileyecek. Tam bu sırada cari açığımız rekor düzeyde seyrediyor. Bu nedenle kredi notunun görünümü bile değiştirildi. Ya cari açığı kontrol altına alacağız ya da alamayacak ve bu düzeylerde şöyle böyle gidecek. Bu durumda ekonomide sert bir düzeltme yapılması bekleneceğinden ve muhtemelen de böyle olacağından, piyasalar olumsuz etkilenecek. En iyi koşullarda biz cari açığı kontrol altına alırken ekonominin büyüme hızını düşecek. Düşük büyüme ortamı ise borsaya yaramaz. Belki bu olasılık kısmen fiyatlandı. Ama fiyatlanmayan bir bölüm de bizi bekliyor olabilir.
Hem borsanın çöküşünün tamamlanması hem de iç ve dış nedenlerden dolayı aşağı yönde gidilebilecek mesafe hâlâ var. Bunun zamanlaması ise hem koşullara hem de piyasaya ait. Buraya kadar madalyonun ilk yüzü.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dip seviye neden 2 sent düzeyinde?

Madalyonun ikinci yüzünde ise borsanın ne kadar daha düşerse dibini bulacağı sorusu yer alıyor. Son küresel krizde İMKB 100 Endeksi dolar bazında 1.26 sente kadar geriledi. Bu da oran olarak yüzde 74.5'lik bir değer kaybını ifade ediyor.
■ Bu kez de, borsanın dip düzeyini öncelikle küresel koşullar belirleyecek. Çünkü hâlâ yatırımcıların yüzde 60'ından
fazlası yabancı. Eğer küresel ekonomi beklentiler doğrultusunda genel bir resesyona girmezse, genel bir daralma yaşamazsa bizdeki düşüş daha sınırlı kalabilir.
■ Bunun yanında küresel krizdeki iki tecrübe de fiyatların aynı düzeye inmesini engelleyici nitelikte. Biri, reel sektörün küresel krizde dış borçlarını ödeyebileceğini ispatlaması. 2008'de böyle bir korku vardı. Ancak bunu yaşayarak atlattık. Küresel krizden şirketler mali yapılarını daha da güçlendirerek çıktı.
■ İkincisi yine küresel krizde Türk bankalarının batabileceği ihtimaliydi. Halbuki Türk bankaları yardım almayan sayılı iki üç ülke bankacılığından biri olarak krizden çıktı.
■ Türkiye ülke olarak da IMF ile program yapmadan tek başına küresel krizde ayakta kalabileceğini ispatladı.  ■Krizden sonra ise Türkiye'nin en hızlı toparlanan ekonomilerden biri olduğu ortaya çıktı.

2 SENTİN ÖNEMİ: Bütün bu saydığımız pozitifgelişmeler daha yeni yaşandı. Hafızalarda tazeliğini koruyor.  Dolayısıyla borsadaki varlık değerlerinin krizle birlikte gerilese de orada fazla kalmayacağı, kriz sonrasında hızla toparlanacağı hesap edilir. Bu da, bizzat varlık fiyatlarının küresel kriz düzeyine düşmesini engeller.
Normal koşullarda borsanın bu düşüş eğiliminde karşılaşabileceği en güçlü destek seviyelerinin 2 sent civarında olduğu söylenebilir. 2 sent düzeyi psikolojik sınır olması yanında, 2000'den önceki büyük yükselişlerin son bulduğu bir baraj niteliğinde de. Tam olarak 5 büyük yükseliş 2 sent barajıyla kesilmiş. Şimdi bu barajın tersine çalışması ve
etki yapması beklenir. Küresel krizin ikinci ayağının seyri böyle olacaksa bu destek neden olmasın?

SONUÇ: "Yazgı yolunu kendi bulur!" Latin atasözü

Yukarı