TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

10 milyonlara iş ve aş için hızlı büyüme

Türkiye'nin yüksek büyüme gerekliliği çok açık.
■ Bunu zorunlu kılan nedenlerin başında hızlı nüfus artışı geliyor. Türkiye her yıl istihdam piyasasına yeni katılması beklenen 500 bin kişiye iş bulmak durumunda.
■ Kentleşme henüz tamamlanmadı. Nüfusun halen dörtte biri kırsal kesimde yaşıyor. Bu oranın gelişmiş ülkeler gibi yüzde 10 civarına inebilmesi için, kentlerde yeni ek istihdam yaratılması gerekiyor.
■ Bunların yanında Türkiye'de stok işsizlik ve gizli işsizlik de yüksek. İş bulma ümidini yitiren, iş aramayan ama çalışmaya hazır 2 milyon kişi var. Ev işleriyle meşgul olduğunu belirten 11.8 milyon kadın da bugün itibarıyla işgücü piyasasına çıkıp iş aramıyor. Ancak biliyoruz ki, kalkınabilmek için, işgücüne katılanların toplam nüfusa oranının üçte ikisi düzeyine çıkması gerekiyor. Bu oran bizde halen yarı yarıya. Bütün bu tablo istihdam yaratılmasını, ekonominin büyütülmesini, ihracat olanaklarının artırılmasını, bütün bunlar için yeni yatırımların yapılmasını zorunlu kılıyor. Aksi takdirde bir arpa boyu yol alamayacağız.
Uzun vadeli büyüme hızımız yüzde 4.5. Bu büyümeyle Türkiye istihdam, büyüme, kalkınma, toplumsal sorunlarını çözemiyor. Avrupa ile arasındaki gelişmişlik farkını kapatamıyor. Bu nedenle uzun vadeli büyüme ortalamasını sıçratmamız ve yüzde 4.5'in ciddi oranda üstüne çıkarmamız gerekiyor. Ne kadar çıkarabilirsek o kadar iyi. Hızlı büyüme zorunluluğu madalyonun bir yüzü.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

***

Yüksek büyüme için önce insan ve sanayi politikası

Bu hızlı büyümeyi nasıl gerçekleştireceğimiz, hangi yönetimle hangi girişimciyle hangi teknoloji ve bilgiyle hangi sermaye ile yapacağımız ayrı bir konu ve madalyonun ikinci yüzü.
Küresel krizden önce yüksek büyümeyi yakaladık. Küresel krizden sonra da. Ancak gelip tıkandığımız nokta yüksek cari açık oldu. İki de bir gelip tosladığımız yer orası. Birde geçmişte yüksek kamu borçları ve yüksek enflasyon vardı. Yüksek büyümenin önünde bazı kısıtlar olduğu açık. Ama bu kısıtları oluşturan faktörlerde var. Ülkeden ülkeye de değişiyor. Bunlar ne mi? Bunun için Dr. İzak Atiyas ve Dr. Ozan Bakışın TÜSİAD için hazırladıkları "Türkiye'de Büyümenin Kısıtları: Bir Önceliklendirme Çalışması" na bakmak gerekiyor. Hele bir karar ağacı var ki, yukarıda bunun bir grafiği yer alıyor, tabloyu net biçimde ortaya koyuyor. Bir yatırımı yapabilmek için bu ağacın her bir dalından aşağıya doğru inmek gerekiyor. Her bir dal üzerinde Türkiye'nin artılarını ve eksilerini düşünün. Elbette yurtiçi tasarruflar az, finansal kaynaklara ulaşım öyle kolay değil, vergi önemli bir kısıt. Ancak bütün bunlara rağmen asıl büyük kısıt insan ve üretim yapısında. Bütün bunlara rağmen çalışma, yine de Türkiye'nin işini aşırabileceği sonucuna ulaşmış. Yüksek ve sürdürülebilir büyüme için, iki önemli unsurun gerçekleşmesi gerektiği kanaatine varılmış.
1-Eğitim düzeyi ve kalitesi ile bilişsel becerilerde önemli bir iyileşme gerekmektedir. Yani tek tek bireylerin daha katma değerli ürünler ve hizmetler üretmesi, rekabet gücünün artması olayı.
2-Türkiye'de üretim ve ihracatın teknolojik içeriğinde ciddi bir iyileşme gerekmektedir. Bu da bir sanayileşme politikasını gerekli kılıyor. Yani bir önceliklerin belirlenmesi ve desteklenmesi, rekabet gücü zayıf alanların elenmesi olayı.

SONUÇ: "Sonuçlara üzülmeyin, süreçle ilgilenin." Alain

Yukarı