TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Halk faiz fırsatını kaçırmadı

Bu yılın ilk yarısında Türkiye yüzde 10.2 ile çift haneli büyüdü. Bu oran Çin'in ardından dünyada ikinci en yüksek büyümeyi oluşturdu. Rekor büyümenin ana kaynağı ise iç tüketimdi. Peki iç tüketimi tavana vurduran neydi?
■ Elbetteki geleceğe duyulan güven, istikrarın süreceğine olan inanç, işini ve gelirini koruyacağına inanması, tüketim ve yatırım kararlarında çok etkili. Referandum sonrası ise siyasi tablo ve sandıktan ne çıkacağını daha bir netleştirdi.
■ Gelir artışı, yeni veya ilk kez bir gelire kavuşmak da, tüketimi artıran önemli bir etken. Tam seçim arifesine denk düşen bir ortamda istihdamda hızlı bir artış gerçekleşti. Son bir yılda 1.5 milyon yeni istihdam yaratıldı. İşi olanın geliri, geliri olanın da tüketimi artar.
■ Fiyat artışları bu dönemde tarihi en düşük düzeyindeydi. Yıllık enflasyon rakamı yüzde 3.99'a kadar indi. Enflasyonun sonraki aylarda artacağı tahmin ediliyordu. Yani hanehalkı ideal bir zamanda tüketime gaz verdi.
■ Bu dönemde tüketici kredileri miktar olarak tavana vurdu, faiz olarak ise taban yaptı. Yüzde 8-9 bandına kadar gerileyen tüketici kredileri yılın son çeyreğinde yüzde 12-13 bandına yükseldi. Faiz açısından da hanehalkı altın fırsatı yakaladı.
Bunların sonucunda hanehalkı borçlandı. Geçen yıl sonu 191 milyar lira olan borçları eylül sonunda yüzde 24 artışla 237 milyara çıktı. Ancak geliri de yüzde 14 arttı. Asıl kazançlı çıktığı nokta ise faiz ödemeleri. Toplam borçlanması artmasına ve borcunun gelirine oranı yükselmesine karşılık faiz ödemeleri miktar olarak yerinde saydı. 2009, 2010 ve 2011 'deki faiz ödemeleri 2022 milyar düzeyinde kaldı. Faiz bu kadar düşük olduktan sonra herkes borçlanmak ister. Diğer ülkelere göre de hanehalkının borçluluk oranı milli gelirin yüzde 19'u ile çok düşük düzeyinde.

SONUÇ: "Şekerin olduğu yere karınca da gelir." Sırp atasözü

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yukarı