TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

AB'nin kalıcı kurtuluşu mali birlikte

Günlerdir piyasaları peşinden sürükleyen Avrupa'nın borç sorununa çözüm bulunması yönünde beklentiler yaratan AB Liderler Zirvesi bugün toplanıyor. Yarın da zirvenin nihai kararları açıklanacak. Tarihi bir zirve olup olmayacağını hem alınacak kararlar hem de sonrasında yaşanacak gelişmeler belirleyecek.

■ İyi senaryoda ilerlendiğini ve bu yönde kararlar alındığını varsayarsak Avrupa bu dönemi hafif bir resesyonla atlatacak. Bu hafta sonu AB Liderler Zirvesi'nden başlayarak kamu borç sorununu çözmeye ve bankaları yeniden yapılandırmaya karar verseler dahi, 2012 yılında AB'nin büyümesi eksi 1-2 düzeyinde olacak. OECD son raporunda AB'nin 2011 in son çeyreğinde eksi büyüyeceğini tahmin etti.
■ Kötü senaryonun gidebileceği nihai boyut ise önce Avrupa nın ciddi bir kriz yaşaması, ardından Euro'nun dağılması ve son olarak AB projesinin bitmesi olabilir.

ÇÖZÜM NEREDE: Yani bugün toplanacak zirveden başlamak üzere AB'nin gidişi kötü ile çok kötü arasında değişecek. En azından birkaç yıl devam edecek böyle bir süreçten söz ediyoruz. Çözüm konusunda ise bakılacak temel kriter netleşmiş gibi. Bloomberg Haber Ajansı'nın küresel düzeyde terminal kullanıcıları arasında üç ayda bir yaptığı anket, Euro krizine en etkili çözümün "mali birlik" olduğunu ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 37'si böyle düşünüyor. Onu yüzde 24 ile daha küçük bir Euro Bölgesi, yüzde 16 ile büyük ölçekli tasarruf ve yüzde 15 ile Avrupa Merkez Bankası'nın parasal genişlemeye gitmesi önlemleri izliyor. Dolayısıyla bu beklentiler piyasaların beklentileri ile tam örtüşüyorsa zirveden çıkacak kararlar da buna göre değerlendirilecek.

***

Dış kaynakta ve ihracatta yeni bölgeler bulunmalı

AB'nin yaşayacağı süreç elbette Türkiye'yi etkileyecek.
Çünkü ihracatımızın yüzde 45'ini Avrupa'ya yapıyoruz.
Daha da önemlisi, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu dış kaynağın dörtte üçünü bu bölgeden sağlıyoruz.
Hem ihracat hem finansman yönüyle Avrupa'ya karşı bir bağımlılık oluşmuş.
Bu bölgede yaşanacak ekonomik gerileme ve kendi içine kapanma dönemini, ya bekleyerek geçireceğiz ya da yeni ihracat pazarları bulacağız. Yeni finansman bölgeleri oluşturacağız.
Bu mümkün mü?
Elbette mümkün. Bir kere Avrupa ya ihracatımızın payı yüzde 60'tan yüzde 45'lere geriledi. Pazar çeşitlenmesi zaten oluyor. Avrupa krizinde bunu hızlandırmak gerekiyor. Ortadoğu, Asya, Afrika ve Güney Amerika'ya ihracatımızı artırmanın yollarını bulmalıyız.
Dış kaynak bulma açısından ise işimiz daha kolay olabilir. Çünkü etrafımızda yer alan petrol ve doğal kaynak zengini ülkeler potansiyel kreditörler. Asya ve Amerika finans sistemi ile daha yakından çalışmak gerekiyor.
Bu iki alanda önlem alabildiğimiz ölçüde Avrupa'daki daralmadan ve duraklamadan ekonomimizi o ölçüde kurtarabiliriz.
Avrupa krizinin olumsuz yansımalarını ancak böyle azaltabiliriz.

SONUÇ: "Her ıstırabın öğrettiği bir şey vardır.'' Balzac

Yukarı