TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

IMF'den Türkiye'ye sert iniş uyarısı

IMF, Türkiye ile 4'üncü madde gözden geçirmelerini tamamladı. Türkiye'ye hem övgü hem de uyarı vardı. IMF 2012 yılı için öngördüğü büyüme oranını yüzde 2.2'den yüzde 2'ye, kamu borcunun milli gelire oranını yüzde 38.1 'den yüzde 36.2'ye düşürdü. Buna karşılık enflasyonu yüzde 5.7'den yüzde 6.4'e, cari açığı da yüzde 7.4'ten yüzde 7.8'e çıkardı. IMF'den yapılan açıklamada şu konuların altı vurgulandı:
■ "Büyüme oranının, zayıf sermaye girişleri nedeniyle 2012'de hızla yüzde 2'ye düşmesi bekleniyor. Bu durum kısmen Türkiye'deki büyük cari işlemler açığına dair kaygıları yansıtıyor.
■ Önümüzdeki dönemde Türk yetkilileri, dalgalı sermaye akışları, artan cari işlemler açığı ve dıştan finanse edilen kredi patlamasını gözönünde tutarak, yumuşak bir inişi sağlamak için para ve maliye politikaları bileşimini yeniden dengelemeli.
■ İç talebin daraltılması, yüksek enflasyonun düşürülmesi ve sermaye akışlarının tersine dönmesi durumunda mali tampon sağlanması amacıyla mali politikalar sıkılaştırmaya devam edilmeli.
■ Daha sıkı bir mali tutum ve uygun makro ihtiyati politikalarla birlikte ekonomik büyüme ve sermaye akışları üzerindeki muhtemel etkisini hesaba katarak politika faiz oranında ihtiyatlı yükselme imkânı görüyoruz.
■ Gelecekte görünen sistemik riskin zamanında belirlenmesi ve karşılık verilmesinin yanı sıra finansal sektörün yönetimi ve düzenlemesinin daha da güçlendirilmesi kritik önem taşıyor. Bu bağlamda yeni kurulan Finansal İstikrar Komitesi'ne önemli bir rol düşüyor."

SENARYODA DARALMA VAR: Bir kere kabul etmek gerekir ki, Türkiye hakkında IMF biraz daha karamsar olmaya başlamış. Çünkü büyümeyi aşağı, cari açık ve enflasyonu yukarı yönde revize etmiş. Bununla kalmamış Türkiye ye politika faizini artırması ve sıkı olan bütçeyi daha da sıkması çağrısında bulunmuş.
Aradan yaklaşık üç ay geçtikten sonra IMF'nin görüşünün daha karamsar hale gelmesine bir yerde hak verilebilir. O da aradan geçen zamanda ekonominin yeterli düzeyde hız kesmemiş olması. IMF de, bu senaryosu ile "yumuşak inişi başaramadınız, bunları da yapmazsanız sert inişe hazır olun" diyor. Bu nedenle bu yıl yüzde 7.5 düzeyinde gerçekleşecek olan büyümeyi gelecek yıl yüzde 2'ye indiriyor. Yani IMF'ye göre bir aşamada Türkiye ekonomisi sert iniş yapacak. Bir veya bir kaç çeyrek büyüme oranı eksi çıkacak ki, yüzde 7.5 düzeyinden ortalama yüzde 2 ye inebilsin. Başka türlü bu öngörünün tutar tarafı yok.

 

IMF raporunun çelişkili yanları
Bu bir senaryo. Olabilir de olamaz da. Ancak bana göre senaryo kendi içinde bazı çelişkileri taşıyor.
■ Birisi önceki senaryoya göre büyüme hızı düşürülürken cari açık artırılmış. Kaldı ki cari açık oranı ile büyüme oranının arasındaki makas çok büyük. Büyüme yüzde 2'de cari açık yüzde 7.8'de. Ne olacak da milli gelirle cari açık arasındaki oran farkı 5.8 puana yükselecek? Petrol fiyatları fırlayacak, buna karşılık dünya ekonomisi durgunluğa girecek ve Türkiye bir savaşa bulaşacaksa böyle bir şey olabilir.
■ Bir başka çelişki de, düşük büyümeye rağmen kamu borcunun milli gelire oranını 2 puan kadar düşürmesi ve Orta Vadeli Program'la aynı düzeye getirilmesi. Halbuki OVP'ye göre ekonominin yüzde 4 büyüdüğü durumda bu oran yüzde 36'ya inecek.
■ Yine geçmiş senaryosuna göre IMF enflasyonda artış öngörüyor ama milli gelir artışını düşürüyor. Bu ikisinin belli bir paralellik arz etmesi gerekirdi. Üstelik IMF'nin kendisi de parasal sıkılaştırma ve mali sıkılaştırma öneriyor.
■ IMF bankaların performansını övüyor ama öte yandan sermaye akışında zayıflama sırasında sistemik riskten bahsediyor. 2001 ve 2008 krizlerinde Türk özel sektörü rüştünü ispatladı, borçlarını ödedi. Bunu bir kez daha ispatlamak zor olmayacak.

SONUÇ: "Abdalın dostluğu köy görünceye kadar.'' Türk atasözü

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
12 Aralık 2011 Pazartesi, 12:47 Misafir imf gibi kapitalist düzenin sermayesi olan bir kuruluş elbette türkiyenin büyümesini istemeyecektir. türkiye büyüyor büyüdükçe dünya için tehdit gibi görülüyor. herkes osmanlının torunlarından korkmaya başladı. bu yaptıkları türkiyenin umudunu kırmaktan başka bişey değil. ama bekledikleri gibi olmayacak.. avrupa batacak ve ben karşılarına geçip bunu izleyeceğim!! babacan dahi 3. çeyrekte %4 büyüme beklerken imf kim oluyor da bana %2 büyüceksin sonra da küçleceksin diyor? ihracat merkezimiz doğuya kayıyor artık avrupaya ihtiyacımız kalmayacak!!!
Yukarı