TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Avrupa Birliği Zirvesi'nden ne çıktı?

Finansal piyasaların analiz edilebilmesi için geçen hafta sonu yapılan AB Liderler Zirvesi'nden neyin çıktığını yorumlamak gerekiyor.
■ Avrupa borç ve banka sorununun kalıcı çözümü mali birliğe gitmekten geçiyor. Buna karşılık Zirve'nin alabildiği karar "mali disipline" uyum şeklinde oldu . Mali disiplini Maastricht Kriterleri çerçevesinde sağlamak üzere merkezi bir denetim getirilecek. Otomatik yaptırım da uygulanacak. Bunun nasıl uygulanacağını ileride göreceğiz. Ancak mali birliğe gitmek ayrı, mali disiplini sağlamak üzere yola çıkmak ayrı şeyler. Arada ciddi farklar var.
■ Piyasalar, AB'den "Para basılsın, bu iş halledilsin" istiyordu. Buna en başta Almanya karşı çıktı. Avrupa Merkez Bankası da hafta içinde faiz oranlarını düşürmekle birlikte "sınırlı miktarda bono alacağım" dedi. Bu da Zirve başlarken piyasaların cesaretinin kırılmasına ve bozulmasına yol açtı. Kısaca AB Zirvesi'nden kalıcı çözümü getirecek ve uzun vadeyi kurtaracak "mali birlik" kararı da, kısa vadede piyasaları rahatlatacak olan "parasal genişleme" kararı da çıkmadı. AB borç ve banka probleminin aşılmasında ciddi herhangi bir ilerleme yok, sorun aynı yerinde duruyor. Geriye, yeni yıla kadar piyasaların bunu nasıl yorumlayacağı ve reyting şirketlerinin notlarında değişikliğe gidip gitmeyecekleri kalıyor.

SONUÇ: "Zaman, içinde fırsatın bulunduğu şey, fırsat ise içinde çok fazla zamanın bulunmadığı şeydir." Hipokrat

 

 

Euro ve tahvil işin barometresi

Eğer AB soruna kalıcı bir çözüm getiremediyse ve kısa vadede piyasaları rahatlatacak parasal genişlemeye gitmeyecekse, bu durum Euro'nun dolara karşı tedricen değer kaybını beraberinde getirebilir. Euro/dolar paritesi Avrupa'nın gidişini yansıtacak en iyi barometrelerden biri. Bir diğeri de, tahvil faizleri. Geçen haftaki kararı zaten sevmediler. Önümüzdeki dönemde satışa devam da edebilirler.

***

Mali birlik olmadı, mali disiplin verelim

Yılın bitimine tam üç hafta kaldı. Uluslararası bazı fonlar defterleri kapadı bile. Bu nedenle piyasaların işlem hacmi daralmaya ve bu sığlık içinde daha sert hareketler görülmeye başlandı. Küresel piyasalar 2008'den sonra en kötü yılı yaşıyor ve seneyi daha iyi bir noktada bitirmek için son haftalarda olağanüstü gayret gösteriyor. Kasım ayının son haftasında başlayan sert yükseliş geçen hafta AB Liderler Zirvesi nedeniyle kesildi. Bu hafta kaldığı yerden devam edip etmeyeceğini ise AB Zirvesi kararlarını nasıl yorumladığı belirleyecek.
Sadece piyasaların değerlendirmesine kalsa "keser gibi çok fazlasıyla kendisine yontar" ve yılı daha iyi seviyelerden kapatmak mümkün olabilirdi.

REYTİNGİN ÖNEMİ: Ama işin içine bir de reyting şirketleri girdi. Zirve'den çıkan kararlar ışığında 15 AB üyesi ülkenin notları değerlendirilecek. Almanya ve Fransa buna dahil. AAA notlarını ya koruyacaklar, ya kaybedecekler. Bu da, Zirve'de AB borç ve bankacılık krizine nasıl bir çözüm getirdikleriyle ilgili olacak.
Eğer Zirve sonrası Avrupa'da ülke kredi notları kırılmaya başlanırsa borsalar son haftaları kayıpla bitirebilir. Geçen haftalarda yakaladıkları ivmeyi yıl sonuna kadar taşıyamayabilirler. Not açıklamaları yeni yıla ertelenirse ya da notlarının kırılmasına gerek görülmezse o başka.

YENİ YILIN ÖNEMİ: Ancak bu durumda da piyasaların çok fazla ileri gidecekleri yok. Çünkü bu işin bir de gelecek yılı var. Gelecek yıla ilişkin pek olumlu beklenti yok. Genelde hep olumsuzluklar sıralanıyor. Şubat ayında sert
satışların geleceğini dillendirenler de var. Bu işin gelecek yılı yoksa, sırf yıl sonunu iyi bağlamak için şimdiden fazla ileri gitmeye cesaret edenlerin sayısı da fazla çıkmayabilir.

TAHVİL PİYASASI FARKI: Burada Zirve'den çıkan kararlara verilen tepkilerden en olumsuzu tahvil piyasalarından geliyor. Kararlara satışla karşılık verdiler. Faizler artmaya başladı. Tahvil piyasası ile hisse senedi piyasası bir kez daha farklı fiyatlamalar yapıyor. Geçmişte genelde tahvil piyasası haklı çıkmıştı.

Yukarı