TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Ne kadar dış kaynak, o kadar büyüme

Dün 2012 yılındaki büyüme performansını dışarıdan gelecek kaynağın belirleyeceği konusunu işlemiştik. Dış kaynak akışında ciddi bir azalma meydana gelmezse büyüme oranının 2012 yılında da yüzde 4 ve üstünde gerçekleşebileceğini belirtmiştik. Ancak kaynak akışının kesilmesi halinde ekonomide sert inişin gerçekleşebileceğini ve bu durumda eksi büyümenin dahi gündeme gelebileceğini kaydetmiştik.

BAĞIMLILIK ARTTI: Dışarıdan gelen kaynağa her zamankinden daha fazla bağımlı hale gelmiş durumdayız. Çünkü cari açığımız rekor düzeyde. Son bir yıllık cari açık miktarı 78.6 milyar dolara çıkmış. ABD'den sonra dünyanın ikinci büyük cari açığını veren ülke haline geldik. Bağımlılığımızın artış nedenlerinden biri bu miktarın artışından.
■ Ancak finansman yönünden bağımlı olduğumuz Avrupa Bölgesi de kendi derdinde. Bir kamu borcu krizi ve banka krizini aynı anda yaşıyor. Soruna henüz çözüm bulmuş değil. Bankaları küçülme eğiliminde. Yani dışarıya verdiği kredileri azaltma yoluna gidiyor. Bu çerçevede Türkiye'ye yönelik kredi akışında da zayıflama görülmeye başlandı. Bağımlılığımızı artıran nedenlerden biri de bu.

■ Üçüncü neden ise dış pazarların daralması nedeniyle ihracat artışının artık zorlanması.

■ Dördüncü bir neden de devreye girebilir. Petrol fiyatları Ortadoğu arz kaynaklı etkenlerden dolayı artarsa bu da cari açığımızı büyütecek.

CEPTEN YİYORUZ: Cari açığın artmasına karşılık finansmanı giderek zorlaşıyor. Örneğin temmuz ve ağustos aylarında resmi rezervlerden karşıladık. Temmuzda 665 milyon dolar, ağustosta 3.572 milyon dolar rezervlerden gitmiş. Eylülde ara verdikten sonra ekim ayında 4.151 milyon dolarlık cari açığın 3.686 milyon doları yine rezervden karşılanmış. Aylık açığın yüzde 89'u hazır rezervlerden finanse ediliyor. Kredi akışı durmuş. Portföy yatırımları çok azalmış. Böyle kaç ay daha rezervlerden karşılayabiliriz ki?
Üstelik böyle bir ortamda bir de kur artışını kesmek için Merkez Bankası döviz sattı.
Kuru tutmak için rezervden sat, ithalatı rezervle finanse et, dış borcu rezervle öde. Rezervi öyle yüksek bir ülke de değiliz. Kullanılabilir kısmı görünen kısmından çok daha az. Rezervimiz yüksek de olsa hazırdan yemeye dağlar dayanmaz.
Dolayısıyla büyümenin devamı veya mevcut çarkların dönmesi için dış kaynak bulmak şart.

***

Finansta da alternatif bölgeler aranmalı
Ancak koşullar Avrupa'da bunun pek mümkün olmayacağını bize gösteriyor. Dış finansmanın yaklaşık dörtte üçünün yapıldığı bu bölgeyi artık bir dönem unutmak gerekiyor. En azından sorunlarından kurtulup bankacılığı yeniden ayağa kalkana kadar. Bunun da yıllar alacağı kesin gibi.
Bu durumda büyümenin devamı için alternatif finansman bölgeleri bulmamız zorunlu hale geldi. Bu artık Asya mı yoksa Ortadoğu bölgesi mi olur, hükümetin ve bankaların becerisine kalıyor. Aynen ihracatçıların kaderinde olduğu gibi, rotayı Avrupa'dan alternatif coğrafyalara çevirmenin zamanı. Bunu ne ölçüde kotarabilirsek o ölçüde büyüyebileceğiz. Yani ne kadar dış kaynak, o kadar büyümenin olacağı bir aşamadayız. Ya da dış kaynak
yoksa büyüme de olamayacak.

BEDELLİ DESTEĞİ: Hükümetin yeni finansman kanallarına bir örnek Bedelli Askerlik Yasası. 2012 yılının finansmanında küçük de olsa bir katkı yapacak gibi. Çünkü ilk kez bu yasa ile hiç askerlik yapmadan sadece bedel ödenmesi öngörüldü. Üstelik yurtdışında çalışanlar için yaş sınırı da kaldırıldı. Yani askerlik yaşı gelmiş herkes
başvuruda bulunabilecek ve kişi başına 10 bin Euro ödeyecek. Bu kolaylık nedeniyle katılım geçmiş uygulamalara göre çok daha yüksek düzeylere çıkabilir. Yasanın yürürlüğe girdiği ve ödemelerin yapılacağı dönem cari açığın finansmanı açısından sıkışacağımız döneme denk gelmiş.

SONUÇ: "Aydınlar sorunları çözer, dahiler ise sorunları önler." Albert Einstein

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
15 Aralık 2011 Perşembe, 16:31 Misafir vatandaşlık madalyonu çıkartıp , vatanını en çok sevenlere 10,000 bin dolardan satabilirzi.. açığı azaltır...
Yukarı