TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Çin ile dış ticareti masaya yatırma zamanı

Cari açık Türkiye'nin en önemli ekonomik sorunu. Milli gelirin yüzde 10'una ulaşmış. Dünyada ABD'den sonra en yüksek cari açığı veren ülkeyiz. Onların doları var, bizim yok. Hükümet de soruna çare arıyor. Yılbaşı civarında açıklanacak yeni teşvik önlemleri de cari açığı azaltmaya yönelik olacak. Bu çerçevede Türkiye'de kalıcı bir şekilde üretilebilecekler teşvik edilecek.

RUSYA'DAN ENERJİ: Açığın bir bölümü yapısal nedenlerden oluşuyor. Enerjiyi ithal ediyoruz. Türkiye'nin tükettiği enerjinin yüzde 74'ü ithalata dayalı. Rusya en çok ithalat yaptığımız ülke. Bu nedenle de Rusya en çok dış ticaret açığı verdiğimiz ikinci ülke. Yılın 10 aylık döneminde 201 milyar dolara ulaşan Türkiye'nin ithalatının 19 milyar doları Rusya'dan. Rusya'ya 5 milyar dolarlık ihracatımız var ve nette 14 milyar dolarlık dış ticaret açığı veriyoruz.

ALMANYA'DAN MAKİNE: En çok ithalat yaptığımız ikinci ülke ise Almanya. 19 milyar dolarlık ithalata karşılık Almanya'ya 12 milyar dolarlık ihracatımız var. 7 milyar dolarlık bir açık veriyoruz. Almanya en çok ihracat yaptığımız ülke. İthalat içinde de makine ve yatırım malları ile otomotiv yoğunlukta.

 

 

Ivır zıvır ithalatı 20 milyar dolar

Yılın 10 ayında en çok ithalat yaptığımız üçüncü ülke ise Çin. İlk on ayda 18 milyar dolara varmış ithalat, yıl sonuna kadar 20 milyar doları aşacak görünüyor. Çin'e ihracatımız da 2 milyar dolar. Yani 16 milyar dolarla en büyük dış ticaret açığını verdiğimiz ülke.
Peki Çin'den ne ithal ediyoruz? Petrol, demir çelik, otomobil, makine ve yatırım malları, teknolojik mallar değil. Geriye ne kaldıysa onu sayın. Oyuncak, ayakkabı, mobilya, tekstil ve diğer tüketim malları. Yani Türkiye
ekonomisi için belirleyici olacak, hayati öneme sahip mal ve ürünler değil. Daha çok tüketim ürünleri. Türkiye'de de kolaylıkla üretilebilecek ama maliyetlerin yüksekliğinden dolayı vazgeçilmek durumunda kalınan mallar. Zaten yukarıda yer alan Çin'in toplam ithalattaki payının yıllar itibarıyla nasıl arttığı buna iyi bir örnek. Kurların hareketi ya da TL'nin değer kaybıyla paralellik gösteriyor.
Alıyoruz ama satamıyoruz.

10 ALIP 1 SATIYORUZ: Dış ticaret açığının nasıl azaltılacağı konusunda çalışma yapılması ve kalem kalem ithal edilen ürünlerin incelenmesi elbette iyi. Ama Çin ile dış ticaretin artık hükümet düzeyinde masaya yatırılması zamanı geldi. Böyle tek taraflı bir ticaret mi olur? Amerika ile benzer durumu var ama bunun karşılığında trilyon dolarlık ABD borçlanma kâğıtlarından alım yapıyor. ABD'den gelen parayı yine ABD kağıtlarına yatırıyor. Türkiye'ye verdiği ne? Ancak aldığımızın 10'da biri kadar mal satabiliyoruz. Aldığımıza da baktığımızda ıvır zıvır diyebileceğimiz şeyler. Hatta almasak da olur. Madalyona bir de tersinden baksak diyorum.

SONUÇ: "Farkına varmadan başkalarını aldatmak ne kadar güçse farkına varmadan kendini aldatmak o kadar kolaydır." La Rochefoucauld

Yukarı