TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

TL'de kâr devri bitti, zarar devri başladı

Her yıl yaptığımız yatırım araçlarının getirişi ve bileşiklendirilmiş getirişinin hesaplamasında 2011 oldukça farklı bir tablo ortaya koydu.
■ Bir kere altın ve döviz dışındaki bütün geleneksel yatırım araçlarının getirileri reel anlamda negatife dönüştü.
■ İki, en son 2000 yılında yaşadığımız TL'nin reel getirisinin negatif olması yada faizlerin enflasyon karşısında yatırımcısını koruyamaması durumu 2011 yılında yeniden gerçekleşti.
TL faizleri ile yatırım araçlarının toplu zarar etmesi durumu, 1990 yılında da olmuştu.
1990 sonrasında yer alan 20 yıllık dönemde ortalama her yıl yüzde 14.1 gibi yüksek bir kazancın oluştuğu dönem yaşandı. Sonra da faizler çok yüksek getirilerden negatife doğru gitti. 2010 yılı için kullandığımız başlık "TL'de yüksek kazanç devri bitti" idi. 2011 'de ise "TL'de zarar dönemi başladı."

2011 BİLANÇOSU: Hazine kâğıtlarında 2011 'de yüzde 1.7'lik zarar oluştu. Zarar, mevduat faizlerinde yüzde 3.2'ye vardı. Faizin bu kayıp döneminin yatırım fonlarına etkisi çok daha büyük oldu. Geçmiş yıllardan gelen yönetim ücretlerinin yüksekliği azalsa da, devam ediyor. Bunun da etkisiyle yatırım fonlarının ortalama kaybı yüzde 8.9 ile yüksek bir düzeye vardı ve 2000'den bu yana en yüksek kaybı oluşturdu.
Geçen yılın en yüksek kaybı ise yüzde 29.7 ile hisse senetlerinde oluştu.
Kazandıran tarafında geçmiş yılların aksine altın ve döviz yer aldı.

28 YILIN BİLANÇOSU: 2011 sonuçlarının geçmiş yıl bileşik getirilerine eklenmesiyle bulunan 26 yıllık bileşik getiri borsa için yüzde 5.399 düzeyinde gerçekleşti. Zararların düşülmesi ve her yıl başında yeniden hisse senetlerine yatırılmasını içeren hesaplama yöntemine göre ikinci en yüksek kazanç yüzde 1.200'lük getiri ile devlet iç borçlanma senetlerinde oluştu. Bu hesaplamada 1984'ten bu yana yapılıyor ve 28 yılı kapsıyor. Bu iki yatırım aracında anlamlı ve yıllara yayılan kazanç oluşmuş durumda. Tasarruf sahiplerine sunulabilen iki alternatif var gibi.
Aynı hesaplama yöntemiyle mevduat faizlerinde çok düşük kazanç hesapladık. 28 yılda net getiri yüzde 34'le sınırlı kaldı. Uzun vadede ise dolar, Euro ve altında kazanç yok. Hatta yılbaşlarında TL'ye çevrilerek yeniden yatırıldığı varsayıldığından yüksek kayıplar söz konusu.
Yatırım araçlarında böylesine yüksek kayıpların oluştuğu bir dönemde finansal varlıkların da artmıyor olması lazım. Hem getiri yokluğu finansal varlıkları büyütmüyor hem de tasarruf etmenin ödülü olmamasından dolayı kaçış bile var.

SONUÇ: "Para tüm ulusların anlayacağı dilden konuşur." Aphra Behn

Yukarı