TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

5 ayda 5 milyar dolarlık çıkış

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Merkez Bankası'nın ağustos ayından bu yana 15 milyar dolarlık döviz satışı yaptığını, buna karşılık yabancı çıkışının 5 milyar dolarda kaldığını açıkladı. Merkez Bankası'nın haftalık bazda izlediği yurt dışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senetlerindeki hareket bunu doğrular nitelikte. Aşağıda yer alan tablodan izlenebileceği gibi, ağustos başından yıl sonuna kadar olan 5 aylık dönemde yabancıların bono-tahvil satışı 5.2 milyar doları buluyor. Aynı dönemde yabancıların hisse senedi satışları da 1.7 milyar doları bulmuş. Haftalık bazdaki bu rakamların satış ve alış olarak netleştirilmesi halinde yabancıların hem bonoda hem hisse senedinde 1 milyar dolara yakın (946 milyon dolar) net satıcı oldukları dikkati çekiyor.

EN ÇOK SATIŞ EYLÜLDE: Avrupa kaynaklı piyasa kötüleşmesinin yaşandığı bu dönemde özellikle eylül ayının üç haftası bono piyasası için zor bir dönem olmuş. Çünkü bu 3 haftada sadece devlet iç borçlanma senetlerinden 3 milyar dolarlık net satış yapmış yabancılar. Asıl satışları da o dönemde zaten. Merkez Bankası'nın doğrudan döviz satışına yöneldiği son 2 ayda ise yabancıların pek satışı yok. Sadece 25 Kasım haftasında 136 milyon dolarlık satışları olmuş. Diğer haftalarda hep alış yönünde hareket etmişler.

TALEP YERLİLERDEN: Yabancıların bu hareketi ve Bakan'ın açıklamaları bize döviz satışlarının yerliye yapıldığını, dövizin asıl yerli tarafından talep edildiğini gösteriyor. İster yerli isterse yabancı tarafından talep edilsin, demek ki bu dönemde Türkiye'ye giren toplam döviz miktarında artış yok. Hatta, rezervlerden harcadığımıza göre azalma var. Yerlilerin talebi ithalat bedelleri, pozisyon kapatmak veya spekülatif amaçlı olabilir. Kaldı ki spekülatif amaçlı ise bunun döviz tevdiat hesaplarına yansıması, bu hesapların 100-102 milyar dolarlık düzeyinin üzerine çıkması gerekirdi. Çıkmamış. Yabancı net bazda döviz getirmemiş, cari açıktan dolayı da Türkiye'nin her ay 67 milyar dolar taze kaynak ihtiyacı, böyle bir döviz talebi yaratıyor.

 

***

Geçen yılın elektrik tüketimi bize ne diyor?

Dün açıklanan kasım ayı sanayi üretimi yüzde 8.4 artış kaydetti. Bu artış önceki yılın yüksek bazlı aynı döneminin üzerine gelen bir artış. Kasım son çeyreğin orta ayı. Üretimde yavaşlama beklendiği gibi hızlı değil. Hatta yüksek sayılır. Sanayi üretimindeki bu yüksekten gidiş yılın son çeyreğindeki büyümenin beklenenin biraz üzerinde gelebileceğine işaret ediyor. Yüzde 5'in altına düşmesi beklenen son çeyrek büyümesinin 5'in üstünde kalması ve yıllık büyümenin yüzde 8'in üzerine çıkması olasılığı arttı.
Bu tahmini güçlendiren bir başka veri de, elektrik tüketimindeki artış hızı. 2011 'de elektrik tüketimi yüzde 9.5 artmış. Elektrik tüketimi, tüketimin ve ekonomik aktivitenin iyi bir yansıtıcısı. Büyümeyle veya küçülmeyle birlikte hareket ediyor. Mesela elektrik tüketimi 2008'de yüzde 4.3 artmışken, 2009'da yüzde 2 azalmış, 2010'da 7.9 artmıştı. Yüzde 7.9'luk elektrik tüketimi 2010'da yüzde 9'luk büyüme yaratmış. 2011 'de yüzde 9.5'lik tüketimin büyümeye yukarı yönlü etki yapmaması için, hava koşullarında ciddi farklı bir yılın yaşanması gerekirdi. Bu de pek mümkün olmadığına göre, geçen yılın büyümesi 2010 büyümesine yaklaşacak demektir.

SONUÇ: "Gerçek gecikmeyi sevmez." Seneca

Yukarı