TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

30. yılda yeni düzen için yakalanan yeni fırsat

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) bağımsız kurulların ilki. Tam 30 yıl önce faaliyete geçti. Sermaye piyasalarını düzenledi, gözetimini ve denetimini yaptı, kurumlarını oluşturdu. Organize piyasayı kurdu ve yapabildiği ve koşulların izin verdiği kadar geliştirdi.

PİYASANIN DURUMU: Ancak rakamlar hâlâ gelişmiş bir sermaye piyasasına sahip olmadığımızı söylüyor. Bu piyasadaki gelişmeler ekonomik gelişmişliği yansıtmıyor. Bunu ilgili bakan olarak Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da söyledi.
■ Hâlâ 500 büyük sanayi şirketlerinin üçte biri halka açık.
■ Hâlâ halka açık şirketlerin halka açıklık oranı yüzde 35 civarında ve düşük.
■ Şirketlerin temettü dağıtma alışkanlıkları zayıf.
■ Küçük hissedarların haklarının korunmasında eksiklikler var.
■ Yerli tasarruf sahiplerinin borsayla ilgili yaşadıkları deneyim kötü. Kendi hataları da oldu, sistemin yaptığı hatalar da. Sonuçta mağdurlarda çok oldu, kaybedenler de.
■ Yerli yatırımcılar piyasadan uzaklaştı, meydan yabancılara kaldı. Bu da piyasanın tek ayakla yürümesi gibi bir şey. Tıkanıklık noktası da burası.

REKABETE ETKİSİ: Sermaye piyasası tek ayakla kalınca finansal sistemi de aksatıyor. Türkiye'nin kısa vadeli para bulmada sorunu yok. Bankalar şakır şakır kredi veriyor. Türkiye'de olmayan uzun vadeli sermaye. Bu da ancak sermaye piyasasının geliştirilmesiyle olacak bir şey. Tek ayaklı finansal sistemin ekonomiye vereceği destek de sınırlı oluyor. Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü artıramamasının en önemli nedenlerinden biri bu.

GÜNDEME GİRMELİ: İşte 30 yaşına basan SPK da bu işin beyni. Ancak hükümetin desteği olmadan da yol alması mümkün değil. İşte geçmişte olmayan da bu. Sermaye piyasası bir türlü hükümetlerin gündemine ve ilgi alanına giremedi, ekonomi yönetiminin ve IMF'nin gündeminde yer alamadı. Böyle olunca düzenleme olarak geri
kaldı, hakkını hukukunu da koruyamadı. Beyni oluşturan SPK uzmanlarının ve yöneticilerinin özlük haklarını da koruyamadı. Kurum ve çalışanlar motivasyonlarını kaybetti.

DEVLETİN HATASI: Hükümet, IMF ilgi ve desteği olmayınca ilgili kamu kurumu SPK'nın motivasyonu da bozulunca 2000'li yıllarda batan bankaların tasfiyesinde devlet sermaye piyasasını temelinden sarstı. Kurduğu geliştirdiği piyasayı bizzat kendisi köreltti. Banka mudisinin parasını ödemek için sermaye piyasasındaki küçük yatırımcıların hakkını müsadere etti. Batan bankaların iştiraklerinde olduğu gibi.

99'DAKİ HATA: 1994 krizinde batan aracı kurumlardaki mağdur yatırımcılar hâlâ mahkeme koridorlarında sürünüyor. Bu da piyasanın en büyük handikaplarından biri. 1999 düzenlemesinde hata yapılmış. Bu tarihten sonra batan aracı kurumlarda müşteriler alacaklarını üç ayda tahsil ettiler. Olması gereken de bu. Ancak 1999 öncesinde batanlar iflas sürecine terk edildi. 1 7 yıl geçti, davaları daha bitmedi. Yeni çıkarılacak kanuna bu konuda bir maddelik ekleme piyasanın geçmişiyle barışmasını sağlar. Yerli yatırımcıyla yeniden barışmanın yolunu açar.

SPK'NIN MOTİVASYONU: Yerlileri piyasaya çekmenin başka mekanizmaları da gerekiyor. En başta toplu yatırım araçlarının performansını artırmak ve burada rekabeti sağlamak gibi.
Yoksa hiçbir piyasa sadece yabancıların ilgisiyle yürümüyor.
Bizde de yürümediği görüldü. 30. yılında hükümetin ilgisi başladı ve Sermaye Piyasası Kanunu 4. kez değişecek. Bu, piyasaya yeni düzen getirmek için iyi bir fırsat. SPK'nın iyi bir motivasyonu, iyi bir hazırlığı var olan entelektüel gücünü ortaya koyması şartıyla.

SONUÇ: "Ne zamana kadar denemelisiniz? Olana kadar."Jim Rohn

Yukarı