TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Borsada zirveyi yakalamaya yüzde 15 kaldı, ya sonrası?

Küresel piyasalar, Avrupa'daki kriz nedeniyle geçen ağustostan beri girdikleri korkudan yeni yılla birlikte çıktı. Gelişmekte olan ülkelerden para çekilirken tablo tersine döndü. Şimdi gelişmekte olanlara para akmaya başladı.
■ Bunda hem Avrupa'nın hem de ABD'nin yeni parasal genişlemeye gitmesi etkili oldu.
■ Yeni yılla nakitte bekleyen küresel fon ve yatırımcıların likidite bollaşmasının da etkisiyle alıma geçmeleri bu eğilime destek verdi.
Bu küresel akım aynı zamanda kendi kendini kârlı çıkartacak sonuçları yarattı.
■ Ocak ayında gelişen borsalar yüzde 9.3, gelişmiş borsalar yüzde 4.4 yükseldi. Arada bir katlık artış gerçekleşti.
■ Türkiye Borsası düşüşte negatif yöndeki ayrışmasını bu kez pozitif yönde de gösterdi. İMKB'nin ocak ayı artışı yüzde 11'i buldu.

İKİ FARKLI TABLO: İMKB 100 Endeksi bu yükselişle 60 bin puanı buldu. Şunun şurasında en tepe noktaya, 71.666 puana yüzde 15 kaldı. Bu hızlı gidişle 1 ay, bilemediniz 1.5 aylık zaman alır. Ancak ondan sonra nereye? Türkiye ekonomisi borsanın 71 bin puanı gördüğü dönemdeki büyüme hızına ve pozitif beklentilerine sahip mi? Hayır.
■ Rekor cari açık büyümenin önünde bir kısıt, enflasyon da çift haneli.
■ Avrupa da kriz var. Küresel piyasaları durduran da Avrupa'daki gelişmeler.

HER ŞEY BİR AYDA BİTMESİN: Ekonomide bir yılı biraz aşkın zamanda iki ayrı tabloya karşılık finansal fiyatlar eski rekor düzeyini yakalarsa bu bir balon oluşumu olarak algılanabilir. Henüz balon oluştu denemez, 8 aya varan düşüşe bir tepki verildi. Ama kısa sürede hızlı çıkış sürerse iş oraya doğru gidecek. Belki burada kâr satışlarının devreye girmesi mümkün olabilir. Yoksa para dağıtımının yapılacağı ay sonunu kadar her şey satıp alınıp ardından da satılmış olur.
Geriye de bir şey kalmaz.

SONUÇ: "Acele işe şeytan karışır." Türk atasözü

***

Tasarruf dünyasında geçen yılın tam tersi gerçekleşiyor

Geçen yıl ne zarar ettirdiyse bu yıl kâr ettirmeye, hangi yatırım aracı kazandırdıysa kaybettirmeye başladı. Ocak ayı finansal yatırımcılar açısından oldukça iyi geçti. Kayıp sadece dövizden. Oranı da oldukça yüksek. Yarım dolar ve Euro dan oluşan döviz sepeti TL karşısında yüzde 5.6 düştü. Kazanç ise bütün TL enstrümanlarından. Buna borsa ve yatırım fonları da dahil. Borsadaki değerlenmenin de bankalar öncülüğünde başladığını rakamlar bize söylüyor. Bankacılık da yabancı yatırımcıların sevdiği bir sektör ve son küresel alım dalgasına dünyada da öncülük etti.
Yukarıda yer alan Baltic Dry Endeksi ise son haftalarda ürkütücü bir eğilim içinde. 12 Aralık'ta başlayan düşüş halen devam ediyor. 33 işgününde yüzde 56.5 e varan bir kayıp yaşandı. Her gün de endeks düşmüş. 643 puanlık düzey de son 26 yılın en düşük düzeyi. 1985'ten itibaren yayımlanan ve 982 puanla başlayan Baltic Dry Endeksi 11 Ağustos 1986'da 559 puanla en düşük seviyesini gördü. Son küresel krizde Aralık 2008 da 663 puanı gören endeksin bu kadar hızlı gerilemesinin gerisinde gemi arzının hızla artması yanında, hurda demir fiyatlarının düşüklüğünden dolayı gemi fazlasının eritilememesi, Çin'in ekonomisinin hız kesmesi, Brezilya ve Avustralya'da hava koşullarının iyi gitmemesinden dolayı taşımaların azalmasının etkili olduğu belirtiliyor.

 

 

Yukarı