TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İlk 10'a girmenin yolu nereden geçer?

Sanayi Bakanlığı'nın Girişimci Bilgi Sistemi ilk kez Türkiye'de sanayi ile birlikte tüm reel sektör şirketlerinin tam bir envanterini çıkardı. 2010 yılı itibarıyla gerçekleştirilen bu çalışmada şirketlerin 2.222 milyar liralık toplam aktifini 1.259 milyar lirası borç, 963 lirası özkaynak olmak üzere finanse ettiği görülüyor. Şirketlerin finansmanında özkaynağın payı yüzde 43.3, borçların payı yüzde 56.7 düzeyinde. Bunun ideal ölçüsünün yarı yarıya olduğunu biliyoruz. Bizde eksik olan sermaye veya fazla olan borç.
Buna karşılık şirketlerin elde ettikleri toplam kâr 76 milyar lira. Kârın satışlara oranı yüzde 3.4 ile düşük düzeyde. Yine kârın özkaynağa oranı yüzde 7.9 düşük seviyede. Bu aynı zamanda kâr yaratarak sermayeyi güçlendirmeyi önleyen en önemli faktör.

EKSİKLİK NEREDE:
Türkiye'deki finans kesimi dışında tüm şirketleri kapsayan bu envanter üzerine dün yaptığımız tespitlere birkaç tane daha ilave etmek mümkün.
■ Şirketlerin finansman tarafını güçlendirmek için borçlanmaya değil, özkaynağa ihtiyacı daha fazla. Borç-özkaynak dengesini daha fazla bozarlarsa reel sektör şirketleri faize daha çok çalışır hale gelecek. Faiz ve finansal piyasalardaki dalgalanmalara daha duyarlı olacaklar ve risklerini de artıracaklar.
■ Şirketler, yurtiçi bankalar yanında yurtdışından döviz bazında borçlanıyor. 2010 sonu itibarıyla özel sektörün dış borcu 190 milyar dolar. Dolayısıyla reel sektör faiz ve finansal piyasa riski yanında önemli ölçüde döviz riski de taşıyor. Döviz kurunun düşüşü bilançolarını pozitif etkiliyor, dış borç yüklerini azaltıyor. Ancak dış satışlarını da zora sokuyor.
■ Hem borçlanmanın faiz maliyetini hem de yurtdışı borçlanmanın kur riskini taşıyan reel sektörün finansman ihtiyacı için en uygun kanal aslında sermaye piyasası. Hem uzun vadeli hem de yerli para cinsinden. Maliyeti yok değil, var. Ama en sağlıklısı bu seçenek. Bu parayı ya şirket sahipleri kendileri koyacak ya da kendilerine az sayıda veya çok sayıda küçük ortak bulacaklar. Halka açılma en güçlü seçeneklerden biri.
■ İşte buradan kaynak sağlamak için, A yeterince güçlü ve M derin bir sermaye MI piyasası gerekiyor. I Büyük veya orta ölçekli şirketler halka açılmaya kalktığı zaman yeterli bir taleple karşılaşmalı, uzun vadeli alıcılar da olmalı ki, güven duysun ve piyasa gelsin, günlük al-satçıların eline düşmesin. Halka açılmak isteyenler çok ama yeterli talebe güvenemedikleri için bu işe kalkışanların sayısı az. Bu nedenle de büyük halka arzlar piyasada yok.
■ Bu da Türkiye'yi, reel sektörün kaliteli ve uzun vadeli finansmanla güçlendirilmesi yoluyla rekabet gücünün artırılmasından şimdilik alıkoyuyor. Türkiye küresel platformda rekabet gücünü doğru dürüst artıramıyor, sıçrama yapamıyor.
10 yıl sonra dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmenin yolu, en başta gelişen bir sermaye piyasası ile reel sektöre rekabet gücü kazandırmaktan geçiyor. Eğer ilk 10'a girmeyi gerçekten istiyorsak...

SONUÇ: "Gerçeğe eklediğiniz her şey, gerçeği eksiltir."
Aleksandr Soljenitsin

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
20 Şubat 2012 Pazartesi, 09:42 Misafir sayın hocam özel sektör hanülkenin bankalarından hangi şartlarla borçlanmaktadır. teminatları nelerdir. belirtirseniz memnun olacağım. teşekkürler.
Yukarı