TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Dalgayı yakalamışlar bir kere kâr etmeden gidilir mi başka yere

Küresel piyasalar geçen yılın ikinci yarısında riskli varlıklardan çıkıp likiditeye döndüler. Yılın son haftasına girilirken Avrupa Merkez Bankası kendinden beklenmeyen bir şekilde likiditeyi artırdı. Avrupalı bankalar da böyle bir parayı talep etti. Yarım trilyon Euro'luk likidite operasyonu yeni yılla birlikte nakitte bekleyenleri tetikledi. Bu hafta Avrupa'da likidite operasyonunun ikincisi yapılacak. Birincisi kadar olmasa da, piyasaların yönünü belirlemeye aday görünüyor.

BU TEMPOYLA ZOR: Küresel piyasalar son 7 haftalık dönemde çok iyi primler yaptı. Hem hisse senetleri, hem gelişmekte olan para birimleri, hem de emtialar fiyat artışlarından paylarını fazlasıyla aldılar. Yaklaşık yüzde 10-15 arasında getiri sağladılar. Yılın geri kalan kısmında benzer bir tempoyla giderlerse yüzde 100'ü yakalayan bir performansa ulaşacaklar. Dünya finansal piyasaları henüz böyle bir yılı yaşamadı, bu yıl da muhtemelen yaşamayacak. Bu açıdan hızlı yükselişin bir düzeltmesi olmalı, ama piyasaların da sert bir kâr realizasyonuna gitmek istemedikleri dikkati çekiyor. En azından bunu erken buluyorlar.

OYNAKLIKTAN KAZANMA: Çünkü piyasalar, yılın ilk haftalarından başlayan pozitif eğilimi mümkün olduğu kadar sürdürüp, bu senenin kârlarını garantiye almak istiyorlar. Bu kâr sağlandığında bir aşamadan sonra, tıpkı 2010 ve 2011 yıllarında olduğu gibi, işi oluruna bırakacaklar. Yani küresel piyasalar bir yıllık vade içinde fiyatlarda oynaklık yaratarak para kazanma yoluna gidiyor son senelerde. Bu açıdan yeni yılla yakalanan iyi bir dalga var, bundan mümkün olduğu kadar yararlanmaya bakacaklar. Bunu yaparken de kârlarını azamileştirmek için satışları mümkün olduğu kadar uzatmayı tercih ediyorlar.

LİKİDİTE OPERASYONU:Madalyonun bir yüzünü böyle okusak bu bizi Yunanistan'ın borç takası ve ECB'nin ikinci likidite operasyonuna piyasanın mümkün olduğunca bardağın dolu tarafından bakmak isteyeceği sonucuna götürür. Eğer Yunanistan borç takasında bir yol kazası olmazsa ve likidite operasyonu da hüsranla bitmezse ki, ben beklemiyorum, piyasalar çıkacak sonucu olumluya yorumlayacaklar ve yola devam etmek isteyeceklerdir.

SONUÇ: "Fırsat rüzgâra benzer, marifet onu geçerken tutmaktır." Türk atasözü

 

Dünyadan ayrışma pozitifken neden negatife dönüştü?

Küresel piyasalar içinde İMKB'nin daha hızlı hareket ettiğini biliyoruz. Düşerken daha fazla, çıkarken de daha çok çıkar. Yukarıda yer alan grafik İMKB'nin geçen haftadan itibaren küresel piyasalardan ayrışmasının pozitif yönden negatife dönüştüğünü gösteriyor. 9 Ocak 20 Şubat arasında İMKB yüzde 25.4 artmış. Son dört işgünündeki kaybı ise yüzde 4.3'ü bulmuş. Bu oran İMKB'yi karşılaştırabileceğimiz MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi'nin hâlâ üzerinde. Aynı dönemde gelişen piyasalar yüzde 15.5 prim yapmış. Fark ise son haftada MSCI Endeksi'nin yükselişini sürdürmesinde. Sadece gelişen piyasalar değil, gelişmiş piyasalar da, emtialar da çıkışına devam ediyor.
Dünyadan ayrışma pozitif iken neden negatife dönüştü? Bunda İran ve petrol fiyatlarındaki tırmanmanın etkisi ne ölçüde var, bunun yanıtını henüz bulamadık. Pozitif ayrışma mı sona eriyor, yoksa Türkiye küresel piyasalardan önce mi harekete geçiyor? Bunun yanıtını bu hafta alacağız. Önemli olan Türkiye özelinde bir riskin ortaya çıkmaması ve performansının bu nedenle gelişen ülkelerin gerisine düşmemesidir. Yoksa uzun vadede Türkiye'nin küresel piyasalardan kalıcı biçimde ayrışması mümkün değil.

Yukarı