TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Petrol fiyatlarını sıçratan savaş korkusu altını da yükseltmez mi?

Küresel piyasalar ve Türkiye piyasaları yılın ilk iki ayını genelde iyi kârlar elde ederek kapattı. Avrupa'nın parasal genişlemesi ve ABD'nin parasal teşvikleri 2014 sonuna kadar uzatacağını açıklaması, Yunanistan'ın borç takası pozitif atmosferi yeni yılda destekleyen faktörlerdi. Ancak bunların yanında piyasaların nakitte beklemesi ve yeni yılla birlikte bunu gelişmekte olan piyasalarda ve emtialarda değerlendirmek istemeleri, belki hepsinden önemliydi. Bunun sonucunda küresel piyasalar son yılların en kârlı ilk iki ayını yaşadılar. Bitişikte bunun rakamları da yer alıyor.
■ Çoğu gelişmekte olan ülke para birimi dolara karşı yüzde 11'e kadar varan oranda değer kazandı. TL ise en çok değerlenen 10. para birimi. Petrol fiyatlarının yükselişinden yararlanan Rusya'nın para birimi yüzde 10 ile en çok değerlenen ikinci para.
■ Gelişmiş ülke borsaları yüzde 10.5, gelişmekte olanlar yüzde 15.3 ortalama prim yaptı. Türkiye Borsası'nın primi yüzde dolar bazında yüzde 25'i buldu. Türkiye'nin pozitif yönde farkı daha büyütmesini artan petrol fiyatları önledi. Rusya Borsası, Mısır'ın ardından yüzde 25 ile yine ikinci sırada yer alıyor.
■ Emtialar da yeni yılla birlikte küresel paranın sığındığı limanlardan biri oldu. 25 emtianın ortalama değer artışı yüzde 6.5 oldu. Bunlar içinde yüzde 27.5'e kadar varan prim yapanlar oldu. Düşüş kaydeden emtialar ise sadece gıdaya yönelik olanlar.

ALTIN-PETROL MAKASI
■ Altın önce hızlı yükseldi, şubat sonunda ise sert bir satışla karşılaştı. 29 Şubat'ta altının onsu 102 dolar birden düşerek 1.790 dolardan 1.688 dolara indi ve ons başına bir günde yüzde 5.7 değer yitirdi. Bu tür düşüşler genelde kurumsal veya toplu satışlardan kaynaklanıyor. Nitekim sonraki günlerde alışlar daha ağır bastı. 1.522 dolardan başlayan tırmanış 1.790 dolarda ve yüzde 17.6 primden sonra sert bir satışla kesilmiş oldu. Ancak artan küresel likidite ve düşük faiz oranları da altından yana. Bu durum altına talebi destekliyor. Bu talep artışı da sık sık kurumsal veya toplu satışlarla kesilmezse fiyatların ana yönü yukarı olmaya devam edebilir.
■ Emtialar arasında ayrışma ise biraz sert. Altın satışlarla karşılaşırken petrol, özellikle brent petrol fiyatları 2008 sonrasının en yüksek düzeyine çıktı. 2 Mart'ta 128.22 doları gören brent petrol 25 Ocak'ta 107.81 dolardı. Bu da bir ayı aşkın sürede yüzde 19 yükseliş demek. Petrol fiyatlarını yükselten asıl etken de İran'ın ABD ve Batı ile yaşadığı gerginlik ve bunun petrol taşıması riskini artırması. Eğer bu korkunun gerçek temelleri varsa ve önümüzdeki dönemde artmaya devam edecekse petrol fiyatlarının daha yukarılara gitmesini bekleyebiliriz.
Petrol eğer savaş korkusu ile yükseliyorsa aynı nedenin altın fiyatlarını da yükseltici yönde etki yapması beklenir. Dünyayı etkileyen tüm siyasi gerginliklerde, savaşlarda altın sığınılan güvenli bir limandı. Üstelik bu kez küresel likidite tarihsel olarak en yüksek düzeyinde. Bu iki desteği ise fiyatların yükselmiş olması ve kâr realizasyonu istekleri törpüleyebilir.

SONUÇ: "Her gücün bir ucu vardır." Türk atasözü

 

 

 

Yukarı