TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Türkiye'nin pozitif ayrışması devam mı yoksa Suriye etkisiyle tamam mı?

Suriye riski, ekonomi ve piyasaların dünyadan nispeten pozitif ayrıştığı bir döneme denk geldi. Dünya ekonomisinde büyüme düşüyor, beraberinde emtia, petrol ve enerji fiyatları geriliyor. Bu durum gelişmekte olan ülkeler arasında petrol ve enerji ihraç edenleri negatif, ithal edenleri pozitif etkiliyor. Türkiye örneğinde olduğu gibi, enerjisini ve aramalını büyük ölçüde ithal eden bir ülke olarak gerileyen fiyatların hem enflasyonu hem de cari açığı azaltıcı etkisi olacağı çok açık.
POZİTİF AYRIŞMA: Bunun da piyasalara yansımasını gördük. Dünya emtia fiyatları 1 Mart'tan bu yana geriliyor. Türkiye piyasası ise genelde dünyadan ayrışmış ve daha iyi performans göstermeye başlamış. Son haftada ise not artışının etkisiyle Türkiye pozitif kalmaya devam ederken dış piyasalar kötüleşmiş. Emtia ve enerji fiyatlarındaki gerilemenin gelişmekte olan ülkelerde yarattığı bir ayrışma bu. Dolayısıyla fiyat hareketleri sürdükçe ayrışma da sürebilir.
AYRIŞMAYI NE BELİRLER: Fiyat hareketlerinin tersine dönmesi ise gelişmekte olan ülkeler grubundaki ayrışmayı da tersine çevirebilir. Bugün petrol ve emtia fiyatları düşüşünden pozitif etkilenenler fiyat yükselişlerinde negatif etkilenirler. Ülkeler yer değiştirmiş olur.
Küresel eğilimin dışında Türkiye başka bir olayın da etkisini yaşamaya aday.
TÜRKİYE İÇİN YENİ RİSK: Suriye, Türkiye'nin askeri eğitim uçağını uluslararası hava sahasında vurmuş. Uçak silahsız ve uyarı da yapılmamış. Bu gelişmeden sonra Türkiye'ye Suriye'ye müdahale etme hakkı doğdu. Şimdi gündemde olan bunun yolu ve yönteminin ne olacağında. Siyaset ve diplomasi çalışıyor ve bu konunun netleşmesi için bir iki günlük zamana ihtiyaç var gibi.
SAVAŞ RİSKİ NE: Türkiye'nin Suriye'ye aynı şekilde karşılık vermesi iki ülke arasında savaş demek. Ürkütücü ve riskli bir durum. Finansal piyasalar ve ekonomi için en kötü ve en riskli senaryo bu. Herhalde Türkiye için de başvurulacak en son seçenek. Her ne kadar şimdiye kadar Suriye'deki olaylara müdahil olmada Türkiye istekli görünse ve uçak düşürülmesi de bu fırsatı fazlasıyla vermişse de, Ankara gelinen aşamada tek başına bu seçeneği ön plana çıkarmak istemiyor.
Daha akla yatkın olanı ise Nato ile birlikte hareket etmek ve müdahaleyi bu yolla, ya da başka ülkelerle birlikte yapmak. Bu seçenek Türkiye açısından düşük riskli yollardan biri. Buna sorunu zamana yayarak çözmek de dahil.
TEK BAŞINA MI, BİRLİKTE Mİ: Düşük risk ortamında dahi Türkiye pozitif ayrışmasını biraz ivme azaltarak olsa sürdürebilir. Çünkü, NATO veya başka uluslararası güçle yapılacak bir müdahalede Türkiye doğrudan hedef olmayacak. Risk azaltılacak ve ortaklaşa üstlenilecek.
Türkiye'yi içine girdiği pozitif ayrışmadan kopartacak tek seçenek ise Suriye ile tek başına doğrudan savaş. Aslında tek başına müdahalenin dışındaki bütün seçeneklerin riski düşük. Diplomasi arayışları belki haftalarca hatta aylarca sürecek. Suriye'de olayların nasıl gelişeceğini de bilmiyoruz. Türkiye haklarını elbette koruyacak ama bunun yolu ille de savaştan geçmeyebilir.

SONUÇ: "Savaşın iyisi, barışın kötüsü yoktur." Benjamin Franklin

 

POZİTİF AYRIŞMANIN RESMİDİR

Gelişmekte olan piyasaların genel düzeyini yansıtan MSCI Endeksi 22 Haziran itibarıyla geçen yıl sonu seviyesinde. Buna karşılık Türkiye Borsası 51.267'den 60.440'a çıkmış ve yüzde 17.9 artmış. Aynı sürede TL değer artışı yaşamış. Yani hesaplama döviz bazında yapılsa ayrışma daha da büyür.
Bunun yanında İMKB, 24 Mayıs'tan itibaren yükselişte. Son bir aylık artış yüzde 10'a varmış. MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi ise son iki günde yüzde 3.7 kaybettirmiş. İMKB dünyadaki bu gelişmeye ancak cuma günü ayak uydurmuş.

 

Yukarı