TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Dünya kötüyse biz iyiyiz

Belli bir süreden beri küresel konjonktürden kaynaklanan avantajların Türkiye'yi ayrıştırmaya başladığını işliyorduk. Finansal piyasaların seyri bunun bir göstergesi. Hisse senetleri değer kazanıyor, döviz kuru bizim gibi gelişmekte olan ülkelere göre daha az oynak ve faiz oranları da düşüyor. Dünkü Hazine gösterge faizi yüzde 8.5 ile geçen yılın son çeyreğinden bu yana en düşük düzeyine indi.
OLUMLU DÖNGÜ: Bu pozitif ayrışmanın üzerine not artışı da gelince kendi kendini besleyen olumlu bir döngü başladı. Yeni not artışları beklenmeye başlandı ki, bu Türkiye'nin yatırım yapılabilir seviyeye çıkması ve lig atlaması anlamına geliyor. Tam da piyasalar bu durumu satın almaya başlamışken dün uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch'ten yapılan açıklama bunun öyle çok kısa sürede gerçekleşmeyeceği yönündeydi. Sebep de cari açığın düşmekle birlikte hâlâ yüksek düzeylerde ve kırılgan biçimde seyrettiğiydi. Yıl sonu itibarıyla beklediği düzey milli gelirin yüzde 7.7'sine inmesi.
NOT ARTIŞI: Ekonomik büyüme iç talebin ciddi bir fren yapmasından dolayı yavaş seyrediyor. Bu nedenle cari açık yıl sonunda biraz daha düşük çıkabilir. Hatta küresel kriz devam ederse açığın milli gelire oranı yüzde 7'nin de altına yollanabilir. Not artışı hemen olmasa bile, önümüzdeki yıl veya bu yılın son aylarında gündeme gelebilir.
KRİZİN 3 FAYDASI: Nasıl oluyor da, bir küresel krizden Türkiye'ye bu denli pozitif bir tablo çıkabiliyor? Şeytan bunun neresinde?
Biz bu durumu son haftalardaki yazılarımızda işliyorduk. Dün Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı daha iyi ifade etmiş: "Kamu borç yükü düşük ve bankacılık sektörü sağlam olan ülkeler Avrupa borç krizi sürecinde olumlu yönde ayrıştı. Bu, oldukça önemli bir tespit. Ayrışma hikâyesini destekleyen faktörler var gibi. Bu kriz, sağlam ülkelerle borç yükü çok fazla olan ülkeleri ayırt ediyor, seçerek etkiliyor. Onun için Türkiye'nin burada bir şansı var.
Diğer bir unsur, petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki düşüşler, ülkemizde enflasyonu, büyümeyi ve cari dengeyi, üçünü birden olumlu yönde etkiliyor. Bu da krizin bize bir faydası.
ENFLASYONA REVİZYON: Son olarak, ekonomi politikalarında sahip olduğumuz esneklik, ülkemizin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırmaktadır. Bunu da yaşayarak gördük, bundan sonra da görmeye devam edeceğiz.
Temmuz sonunda Enflasyon Raporu yayınlayacağız. Orada yenilenmiş tahminleri vereceğiz. Eğer ki şartlar, bugünkü şartlara göre değişmezse, özellikle emtia ve petrol fiyatları bu şekilde düşük seyretmeye devam ederse, enflasyon tahminimizi belki aşağı yönlü revize edebiliriz. Dolayısıyla yüzde 5'e yakın bir enflasyon tahmini verebiliriz ama izleyip görmek ve temmuz sonunu beklemek lazım. Şu anda buradaki gelişmeler olumlu."
YENİ GELİŞME: Başçının söylediği enflasyon tahmininin aşağı yönde revizyonuna gidilebileceği olgusu yeni bir pozitif gelişme. Yine olumlu döngünün yeni bir halkası. Eğer başarılı olunursa da not artışını da destekleyecek bir gelişme olacak. Evet, dünyada düşük dozlu krizin sürmesi Türkiye'ye yarıyor.

SONUÇ: "Tabiat, uyumsuzlukların ahengidir." Horace

Yukarı