TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

2013 felaketler yılı mı yoksa çözümler yılı mı olmaya aday?

Tüm piyasaların dikkati FED Başkanı Ben Bernanke‘nin yapacağı konuşmaya çevriliydi. Mevcut fiyat dengelerini korumak için Bernanke’nin parasal genişlemeye gitmesi yeterliydi. Ama Bernanke bir kez daha pas geçti, yeni bir parasal genişleme şimdilik yok.

Çünkü parasal genişleme kapısını FED Başkanı açık bıraktı. “Gerekmesi halinde parasal genişlemeye hız vermeye hazırız” sözü kapının açık tutulduğunu, ama şimdilik de “gerekmediğini” anlatıyor.

Hem FED, hem de Avrupa Merkez Bankası (ECB) elindeki son barutu hemen kullanmak istemiyorlar. Çünkü daha gidilecek yolları var. Nereye kadar? 

En azından ABD’de Kasım 2012 başkanlık seçimlerine kadar. 

Avrupa’da ise Almanya’daki 2013 sonbaharında gerçekleştirilecek genel seçimlere kadar.

Bu seçimler öncesinde kimse radikal kararlar almak istemez. Durumu seçime kadar idare edip, sorunların çözümünü veya yapısal önlemlerin alınmasını yeni döneme atmak isterler.

AMERİKA TARAFI: Hem istihdam piyasasının hem de emlak piyasasının düzelebilmesi için ABD’de bütçe kısıntılarına gidilmesi, güvenin yeniden sağlanması lazım. Bu ayrıca kredi notunu korumak için de gerekli. Ama kasım öncesinde herhangi bir adım atılması mümkün değil. Hiçbir siyasetçi alacağı kararla sandığa gömülmek istemez. Mecburen seçim sonrasına, dolayısıyla 2013’e erteleniyor bunun çözümü. İran sorununu da ABD, seçim sonrasına ertelemiş durumda.

AVRUPA TARAFI: AB’de de yapısal kararların alınması lazım. Bankaların masaya yatırılıp yeniden yapılandırılması, Euro’nun masaya yatırılıp eksik olan maliye birliğinin kurulması lazım. Başta Almanya olmak üzere Kuzey Avrupa ülkelerinin artık bir karar vermeleri gerekiyor. Bu karar sürecinin de Almanya seçimlerini beklediği aşikâr. Almanya’nın seçim öncesinde Güney Avrupa ülkelerine ödün verebilmesi çok zor. Onun için de Almanya seçimlerine kadar bir yandan bazı yapısal önlemlerde ilerlemeler olacak ama nihai adım da atılmayacak gibi geliyor bize.

ECB’NİN HAREKET ALANI: Bu açıdan Avrupa Merkez Bankası hem faiz düşüşünü çeyrek puanla sınırlı tuttu, hem de yeni bir parasal genişlemeye geçit vermedi. ECB’nin politika faizi yüzde 0.75’te, FED’inki ise yüzde 0- 0.25’te. Faizde FED’in hareket alanı kalmamış. ECB, FED‘e göre daha avantajlı, elinde en azından iki atımlık kurşun var. Tabii genişlemeye gitme olanağı var. Manevra alanı bakımından ECB, FED’e göre daha avantajlı durumda. Ama ECB’nin idare edeceği dönem de ABD’ye göre en azından 3-4 çeyrek daha fazla.

Seçimler sonrasında çözümler ister istemez masaya gelecek. Süreç de elbette sancılı olacak. Sorunu da, çözümü de, sancıyı da birlikte veya art arda yaşayacağımız bir yıl olabilir 2013.

SONUÇ: “ Dünya bir tahterevallidir.” Montaigne

Yukarı