TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Ekonomide dur-kalk yok yavaşlama-hızlanma var

Avrupa ve Amerika'dan sonra Japonya Merkez Bankası da yeni bir parasal genişlemeye gitti. Muhtemelen bu kervana Çin de katılacak. Böylece bütün büyük merkez bankalarının katılımı ile küresel likidite bir tur daha genişleyecek.
Dünyada kâğıt paranın artmasına paralel varlık, mal ve hizmet fiyatlarında da artış beklenebilir. Bu da bir yandan piyasalarda iyileşme, pozitif eğilim veya balon oluşması, bir yandan da mal ve hizmet fiyatlarında enflasyona yol açılması demek. Yeni likidite artışı ile en muhtemel karşılaşacağımız sonuç önce finansal piyasalarda ve varlık fiyatlarında balon oluşması, ardından enflasyonun ortaya çıkması. Hemen enflasyon yaratmıyor çünkü küresel talep düşük, tüketim gücü zayıf. Bunun için gelirlerin ve servetlerin toparlanması ve biraz daha moral gerekebilir. İşte balon oluşumu, servet artışı ve enflasyon artışı birbirini izler ve gerçekleşirse bu iyi senaryo olacak.
ENFLASYON NEDEN İYİDİR: Çünkü küresel bir enflasyon yaratılması şu anda devletlerin ve şirketlerin borç yükünü dünyaya yaymasını beraberinde getirecek. Yük paylaşılmış ve sonuçta devletlerin de şirketlerin de aşırı borçları enflasyonla budanmış olacak. Tamamen adaletsiz bir durum tabii, ancak aynı atmosferi paylaşmanın getirdiği bir zorunluluk da.
İşte alınan son kararlar, aslında küresel krizin dip noktasından döndüğü 2009 yılı ilk çeyrek sonrasında oluşan kötü dengelerin sürdürülmesini sağlıyor. Bir yerde bu kötü dengenin yüksek enflasyonla sonuçlanması en iyi seçenek gibi. Bir yerde kötülerden kötü beğen durumu. Diğer seçenekler resesyon, depresyon ya da küresel çapta büyük bir savaş.
TÜRKİYE'YE YARAYAN DURUM: Dünyanın kötü dengeyi yüksek enflasyonla atlatması durumu aslında Türkiye'nin de bu işten en kayıpla çıkmasını sağlayabilir. Ekonomilerin doğru dürüst büyüyemediği bir durum aynı zamanda küresel likiditenin yükseldiği, faizlerin uzun süreyle tarihi en düşük düzeylerinde tutulacağı bir durumdur. Bu nedenle dünya ekonomisinde sınırlı kötü seyir Türkiye yararınadır. Çünkü ihtiyaç duyduğumuz dış finansmanı en kolay ve en rahat şekilde böyle bir ortamda sağlarız. Milli gelirin yüzde 5'ini geçen cari açığımız bu ortamda göze batmaz. Dünyada kriz sonrası oluşan kötü denge bu nedenle Türkiye'de yapısal dengesizliğin kolaylıkla sürdürülmesini sağlar.
YAPI DAHA SAĞLAM: Küresel likiditedeki artış karşısında TCMB geç de olsa faiz indirimlerini başlattı. Hemen olmasa da kredi faizleri yavaş yavaş aşağıya gelecek. Bu durum büyümenin gazına basmak demek. İndirilen faizlerin etkisini yeni yıldan itibaren büyüme üzerinde görebiliriz. Daha sonra yapılacak indirimlerin etkisini de elbette beklemeliyiz. Yani büyümenin yeniden ivmeleneceği bir döneme giriyoruz. 2013 ve 2014 aynı zamanda seçim yılları. Yumuşak inişin ardından ekonomide yumuşak çıkış yeniden başlıyor.
Geçmiş dönemlerde bu eğilimleri çok daha sert, dur kalk şeklinde yaşıyorduk. Şimdi ise yavaşlama - hızlanma biçiminde geçiriyoruz. Ekonomik yapı daha sağlam.

SONUÇ: "Doğa çocuğa adam olmadan önce çocuk olmayı buyurur." Jean Jacques Rousseau

Yukarı