TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sıkışık geçecek birkaç ay

Dün yayımlanan Merkez Bankası Para Politikası özetinde, enflasyonun eylülde biraz yükseleceği, sonrasında ise belirgin bir düşüş yaşayacağı belirtildi. Bu yöndeki tahminlerin temelinde ise eylül ayında yapılan kamu zamları ile sonrasında geçen yılki baz etkisinin yüksekliği yatıyor. Enflasyon geçen eylül ayında yüzde 0.75 olarak gerçekleşmişti. Bu eylülde rakamın yine bu civarda olması mümkünken son zamlarla yüzde 1 'in üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. Doğal olarak yüzde 8.88 düzeyinde olan yıllık enflasyonun da kendini yüzde 9'un üzerine atması beklenir.
ENFLASYONDA GERİLEME: Yapılan zamların bir bölümü de ekim ayına dahil olacak. Ancak ekim ayında marj epeyce fazla ve beklenen enflasyon düşüşü de bundan zaten. Geçen yıl ekim ayı enflasyonu kamusal zamlarla yine yüzde 3.27 gibi çok yüksek bir oranda çıkmış, kasım ayı da yüzde 1.73 gibi genel ortalamanın epeyce üzerinde gerçekleşmişti. Bu yılki enflasyon geçen aylarda yüzde 1'in altında, ortalamada yüzde yarım civarında oldu. Bunda da yurtiçi talep artışının sıfır düzeyine inmesi yanında döviz kurlarının TL'ye karşı değer kaybının rolü büyük. Dolayısıyla yıl sonuna kadar başka büyük kamu zamları gelmezse enflasyon ekim ve kasım aylarında hızla gerileyecek. İki ayda yıllık bazda enflasyonun yüzde 9 civarından yüzde 6 civarına inmesi mümkün. Sonrası ise yine baz etkisi nedeniyle yatay gitmeye aday.
FAİZLERDE GERİLEME: Önümüzdeki iki ayda enflasyonda 2-3 puanlık inişin ilk etki yapacağı yer faiz oranları. Burada da mevduat ve hazine faizleri daha çok etkilenmeye aday. Ardından elbette kredi faizleri gelecek. Mevduat faizlerinin yüzde 9 düzeyindeki seyri tasarruf sahiplerinin reel faiz isteğinden. Enflasyonla birlikte TL mevduat faizlerinin de düşmesi beklenir. Ama bu düşüş de enflasyona ve diğer faiz oranlarına göre daha küçük kalabilir. Mevduat faizlerinde bankaların tasarruf sahiplerini rakiplerine kaptırmamak istemelerinden dolayı belli bir atalet vardır. Büyük mevduat sahiplerinin banka değiştirmesi bankaların listelerdeki yerlerini de değiştirebilir. Merkez Bankası da bir yandan faiz koridorunu daraltırken diğer yandan bankaları fonladığı temel faizi, yüzde 5.75'lik politika faizi düzeyine doğru çekmeye devam edebilir. Faiz en son yüzde 5.97 ile 6'nın altına inmişti.
PARA TALEBİ ARTABİLİR: Bu gelişmeler yanında önümüzdeki dönemde finansal kaynaklara herkesin ihtiyacı daha fazla olacak. Çünkü hem faizlerde düşüş meydana gelecek hem de iç tüketimde artış bekleniyor. Yani krediye daha çok talep olacak ve ekonomik aktivite daha çok finansman gerektirecek.
Her ne kadar ekonomi yönetimi "Hemen gaza basmayacağız" dese de, durum ortada. Başbakan büyüme istiyor. Enflasyonla birlikte faiz oranları da iniyor. Kurlarda herhangi bir hareketlenme yok. Tasarruf etmeyi teşvik eden bir ortam da pek yok. Bu nedenle harcamalar, iç tüketim ve büyüme yeniden başlayacak.
SEÇİMLERİN ETKİSİ: Kaldı ki, önümüzdeki yıl yerel seçimler yapılacak. Yerel seçimlerin harcama artırıcı tarafı yüksektir. Özellikle inşaat yatırımlarını canlandırır. Büyükşehir olacak illerde de inşaat izinleri ve inşaatlar bekletiliyor. Yerel seçime doğru bunların da devreye girmesiyle ekonominin sürükleyici sektörü inşaatta belli bir canlanma başlayabilir. Yerel seçimlerin ardından bir kış mevsimi geçecek ve sonra 2014'teki seçim kampanyası başlayacak. Bu da belki genel seçimlerin öne çekilmesiyle çifte seçim şeklinde olacak. İki yıl üst üste üç seçim de, inşaat ve emlak sektörünü canlı tutmaya yetmeli.

SONUÇ: "Koşullar insanlara egemen olur, insan koşullara değil." Euripides

Yukarı