TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Borsada pozitif ayrışmadan negatif ayrışmaya

İstanbul Borsası eylül ortasına kadar gelişmekte olan piyasalardan pozitif yönde ayrışmıştı. MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi 14 Eylül itibarıyla yılbaşına göre yüzde 11.10, MSCI Dünya Endeksi de yüzde 14.06 prim yapmıştı. Aynı dönem içinde İMKB 100 Endeksi yüzde 32.34 yükseldi. Yani gelişen piyasaları üçe, gelişmiş borsaları ikiye katladı.
■ Bu pozitif eğilimin arkasında Türkiye piyasasının geçen yılki performansının negatif olması etkiliydi.
■ Düşen petrol fiyatlarının da yardımıyla düşen cari açık, düşen enflasyon, düşen faizler ve not artışı beklentisi de belli ölçüde rol oynadı.
14 Eylül, AB Merkez Bankası'ndan sonra ABD Merkez Bankası'nın parasal genişleme kararını açıkladığı tarih. O beklenti ile küresel piyasalar aşağı yukarı son 5 yılın zirvesine yaklaştı ve ardından duruldu.
AYRIŞMANIN NEDENİ: MSCI Dünya Endeksi son 2 haftada yüzde 2.91 düşüş kaydetti. MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi de yüzde 1.52 düştü. Buna karşılık İMKB-100'ün kaybı yüzde 3.12'yi buldu. Gerçi kayıp küçük, düşüş eğilimi yumuşak ama emsal borsaların iki katı düzeyinde bir gerileme söz konusu.
Dünya pozitif eğilimdeyken Türkiye borsası daha iyi, küresel risk iştahı azalırken de daha kötü oluyor.
Aslında bu durum İMKB'nin genel karakteri de olmuş durumda. Çünkü İstanbul Borsası yabancı yatırımcı ağırlıklı bir piyasa. Yabancılar gelince kabarıyor, gidince sönüyor. Küresel bazda kâr realizasyonu söz konusu ise elbette yabancı da en kârlı olduğu yerde daha çok realizasyona gidecek. 
BÜTÇE SORUNU: Bizim borsayı son haftalarda bütçede baş gösteren bozulma da negatif yönde etkiledi. Önce bozulmanın kendisi, sonra da bütçeyi toparlamak için alınan önlemler satışları tetikledi.
Kamusal ürünlere yapılan zamlar bütçeyi toparlamasına toparlayacak. Bunun elbette pozitif bir etkisi var. Ancak alınan bu önlemler yan etki olarak enflasyonu yükseltiyor. En azından bu yılki enflasyonun 1 puan yukarı atacağı tahmin ediliyor. Enflasyon yükselme eğilimi aynı zamanda faizlerdeki düşüşü durdurdu.

 

Büyük halka arzlarda bizim borsa neden siner

Ama bunun da ötesinde bütçeye gelir yaratmak amacıyla Vakıflar Bankası, Halk Bankası, Ziraat Bankası, THY, Türk Telekom gibi büyük ölçekli şirketlerdeki kamu payının halka arz yoluyla satış hazırlığı medyaya yansıdı. Şu anki piyasa fiyat düzeyleri halka arz için zaten cazip. Bu arzlar da şüphesiz piyasa koşulları gözetilerek yapılacak. Yani piyasalar iyiyken halka arzlar yapılacak, likidite kurutulmayacak. Ancak ne olursa olsun bu durum, piyasanın iyileştiği, pozitif ayrışmanın belirginleştiği durumlarda büyük halka arzlar devreye gireceği gerçeğini değiştirmiyor. Piyasadaki her canlanışın bir büyük arzla karşılanacağı ihtimali de, baştan bu tür canlanma beklentilerini kırıyor. İMKB'nin yukarı hareketlerini sınırlıyor.
Her büyük halka arz karşısında bizim piyasa siner, kabuğuna çekilir. Bu durum aşağı yukarı 20 yıldır böyle. Bir tek kez başarılı bir şekilde borsada halka arz yoluyla büyük özelleştirmeler yapıldı. O da 1989-1990 büyük patlama dönemi. O zaman zaten "Gümbür gümbür geliyoruz" durumu yoktu. Hatta kamu hisselerinin borsada satışı gizlice yapıldı. Hangi hissede ne kadar satış yapıldığı da aylar sonrası ortaya çıktı. Özel şirketlerin halka arzı da aynı dönemde fiyat garantili veya belli süre halka arz fiyatından geri alım garantili yapıldı. O dönemdeki başarı böyle geldi.
Dolayısıyla büyük halka arzların bollaşacağı döneme yaklaşırken borsanın talep tarafı yine kendini geri çekiyor. Ne de olsa "baskın", "pusu" ve "darbe" kültürünün yaygın olduğu bir toplumun piyasasındayız.
Bütün bu nedenlerden dolayıdır ki, İMKB'nin küresel piyasalardan negatif yönde başlayan ayrışması devam edebilir.

SONUÇ: "Baskın basanın, av vuranın." Türk atasözü

Yukarı