TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Savaşın eşiğinde ülke notu artar mı?

Orta Vadeli Plan ile 2013 yılı Bütçesi'nin bu hafta açıklanması bekleniyor. 17 Ekim, Bütçe'nin Meclis'e sunulması için son tarih. Üç yıllık Orta Vadeli Plan'ın (OVP) açıklanması da gecikiyor zaten. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de açıklamanın bu hafta yapılacağını bildirdi.
■ Geçen yılki OVP'de 2013 yılı için büyüme yüzde 5 alınmıştı. Bunun böyle kalacağı da açıklandı.
■ Enflasyon hedefi de yüzde 5 konulmuştu. Merkez Bankası'nın son tahminleri de bu yönde.
■ Bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 1.4 alınmıştı. Bu yıl gerçekleşmenin yüzde 2.5 dolayında çıkması ve gelecek yıl için hedefin korunması en yakın olasılık.
■ O halde geriye ne kalıyor? Cari açık. Çünkü bu yılki gerçekleşme hedefin de ötesinde. Planda yer alan haliyle 65.4 milyar dolar ve milli gelirin yüzde 8'ine inilmesi öngörülüyor. Gerçekleşmenin ise 60 milyar doların biraz altında ve milli gelirin yüzde 7.5 civarında çıkması bekleniyor. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan gelecek yıl için cari açığın milli gelirin yüzde 7'si olarak alınabileceğini söylemişti.
BÜTÇE-OVP'NİN ÖNEMİ: Cari açık da aşağı yukarı belli olduğuna göre OVP ve Bütçe'nin sürpriz etkisi kaldı mı? Ya da ekonomi ve piyasalar için bir haber değeri geriye kalıyor mu? Yukarıdaki gibi madalyonun birinci yüzüne bakınca yok. Ama madalyonun ikinci yüzü bize açıklanacak OVP ve 2013 Bütçesi'nin reyting için çok önemli olduğunu söylüyor. Savaşın eşiğine gelmiş bir ülkenin notu mu artar diye düşünülebilir. Ancak durum göründüğü gibi de olmayabilir.
SAVAŞ İHTİMALİ NE KADAR: Geçen hafta Suriye tarafından top atışına Türkiye Meclis'ten asker gönderme izni alarak ve top atışlarıyla karşılık verdi. Dolayısıyla Suriye-Türkiye gerginliği doruk noktasını buldu. Piyasaların tepkisi ise oldukça sınırlıydı. Bunun da nedeni, sıcak çatışmaların olsa bile bunun sınır boylarında kalacağı ve bir savaşa dönüşmeyeceği beklentisiydi. Çünkü Türkiye tarafı savaş izni aldı ama savaşa girmek istemediğini de açıkladı. Zaten bir iç savaş yaşayan Esad yönetiminin kalkıp bir de Türkiye'ye saldırmasının hiçbir mantığı yok. Türkiye'nin de Suriye'ye girmesi konusunda uluslararası bir destek bulunmuyor. Dolayısıyla iki ülkenin savaşının ne Esad yönetimine, ne de Türkiye'ye bir yararı var. Yararlanacak tek kesim var. O da Suriye'de yönetimi devirmek isteyen muhalifler. Eğer Türkiye Suriye'ye girerse Esad'ı devirmek için yanlarında güçlü bir müttefik bulmuş olacaklar. Kazancının olmayacağı bir savaşa da Türkiye niye girsin. Ben bu nedenlerle
savaş ihtimalini düşük görüyor ve piyasaların savaşı fiyatlamak istememelerini gerçekçi buluyorum.
NOT NASIL ARTAR: Bu durumda geriye ekonomik gerekçeler kalıyor. OVP ve Bütçe'nin piyasalar ve ekonomi için önemi de, bir not artışına yol açıp açmayacağında düğümleniyor. Reytingcilerin değerlendirme dönemi genelde kasım. Eğer hükümet gelecek yıl için faiz dışı bütçe harcamalarının milli gelire oranını aynı bırakır veya çok az düşürebilirse, reytingcileri not artışına ikna edebilir. Harcama artışına gidip, bunu gelir artışı ile telafi etmeyi taahhüt etse de işe yaramayabil ir. Açıklanacak bütçede ve OVP'de, bu ince ayarın ama önemli ayarın nasıl yapılacağını, buna bağlı olarak not artışının gelip gelmeyeceğini göreceğiz.

SONUÇ: "Kaderiniz karar anlarında biçimlenir." Anthony Robbins

 

MEVDUAT FAİZİNDE HIZLI DÜŞÜŞ: YÜZDE 8.35

Yılın ikinci yarısından bu yana faizlerde hızlı bir düşüş var. Merkez Bankası'nın bankaları fonladığı faiz yüzde 9'dan yüzde 6'nın altına indi. Buradaki 3 puanlık gerileme hazine gösterge tahviline 2 puan kadar yansıdı. Orada da yüzde 9.5 seviyesinden yüzde 7.5'e inildi. Kredi faizinde türüne göre değişmekle birlikte 1 puanlık sınırlı bir düşüş söz konusu. Mevduat faizinde ise düşüş 2 puanı buldu. Haziran sonunda yüzde 10.2 olan 10 bankanın ortalama 3 aylık mevduat faizi eylül sonunda yüzde 8.3'e indi. Yüzde 15'lik stopaj düşüldüğünde geriye yüzde 7.1 lik getiri kalıyor. Enflasyonla atbaşı giden bir getiri söz konusu.
Eylül ayı enflasyonunun kamu zamlarının da etkisiyle yüzde 1 in üzerine çıkması yatırım araçlarının getirilerini büyük ölçüde negatife çevirdi. Altın ve emtia fonları dışında kazandıran yatırım aracı yok.
9 aylık dönemde ise tablo daha başka. Hisse senetleri iyi bir yıl yaşıyor. Ortalama reel getiri yüzde 25. Bu getiri sanayi hisselerinde yüzde 15 e düşerken banka hisselerinde yüzde 32 ye çıkıyor. 9 aylık dönemde en yüksek kayıp yüzde 8.5 ile dövizde. Yarım Euro yarım dolardan oluşan döviz sepetinin nominal kaybı yüzde 5.5, enflasyondan arındırılmış kaybı yüzde 8.5'a ulaşıyor. Bu kayıp da Merkez Bankası Başkanı nın yılbaşındaki söylemiyle uyumlu: "Bu yıl TL'ye yatırım yapanlar hep kazanacaklar."

 

Yukarı