TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Eksik olan pozitif şok ve not artırım iddiası

Üç yıllık Orta Vadeli Plan açıklandı. Önümüzdeki üç yılda üç seçimi ve muhtemel bir Anayasa referandumunu kapsayacak Orta Vadeli Plan'da (OVP) büyümeden ziyade ekonominin dengelerini sağlamlaştırma ve istikrarını koruma amaçlanmış. Gerçekçi, kapsayıcı ve şaşkınlık yaratmayan bir plan.
OVP'DE NELER VAR: Büyüme hızı bu yıl için biraz daha düşürüldü ve yüzde 3.2'ye indirildi. Gelecek yılki büyüme de 1 puan azaltılarak yüzde 4'e düşürüldü. Rakamlar Türkiye için iddialı oranlar değil. Milli gelir bu yıl 800 milyar dolar, gelecek yıl 858 milyar dolara çıkacak, 2015'te 998 milyar dolarla 1 trilyon dolara dayanacak. Kişi başına gelirin de 2015'te 12.859 dolara çıkacağı hesaplandı.
■ Milli gelirin TL ve dolar karşılığından hareketle ortalama dolar kurunu bu yıl için 1.7959 TL ve gelecek yıl için 1.8310 TL hesapladık. Buna göre dolar kurundaki artış yüzde 2'de kalıyor. Bu da, 2012'nin ardından 2013'te de değerli TL'ye devam edilmek istendiğine yorumlanabilir.
■ Buna karşılık dış ticaret açığında reel bir büyüme yok. Tabii buna bağlı olarak cari açıkta çok sınırlı bir gerileme bekleniyor. Bu yıl yüzde 8 yerine yüzde 7.3 çıkacak olan cari açık gelecek yıl yüzde 7.1'e gerileyecek. Büyümede 1 puanlık ödün verilmesine karşılık cari açık ancak yatay tutulabilmiş.
■ Bu yılki enflasyon oranı son zamların ardından yüzde 7.4 bekleniyor. Gelecek yıl oranın yüzde 5.3'e gerilemesi hedeflenmiş. Seçim yılında bu hedef tutturulursa iyi.
■ Düşük büyümeye paralel işsizlikte çok az bir iyileşme olacak. Bu yılki yüzde 9.0 luk gerçekleşmenin
ardından gelecek yıl yüzde 8.9'a iniliyor.
■ Yurtiçi tasarrufların milli gelire oranının geçen yıl yüzde 12.4 ile tarihi dip seviyeye geriledikten sonra bu yıl yüzde 14.3'e çıkması bekleniyor. 201 3'te ise yüzde 15'e ve her yıl 0.7 puan artarak 2015'te yüzde 16.7'ye varması hedeflenmiş.
HARCAMALAR ARTACAK: Bütçede ise faiz dışı harcamaların milli gelire oranı geçen yıl yüzde 20.5 idi. Bu yıl yüzde 21.9'una ulaşmasının, yani reel olarak artmasının yarattığı bozulma ortada. Bu bozulmanın ardından az da olsa bir düşüşün olması pozitif şok etkisi yaratabilirdi. Ama olmadı, gelecek yıl da faiz dışı harcamaların milli gelire oranı yüzde 22.3'e çıkarıldı. Bu, harcamaların reel olarak artacağı anlamına gelir. Seçim yılı için böyle bir artış normal karşılanabilir. Ama seçim yılı bir değil ki, üç. Ardından ikinci ve üçüncü seçim yıllarının geleceği hesaba katılırsa, harcamaların reel artışının da devam edeceği tahmin edilebilir. Bütçe açığının da milli gelire oran bakımından bu yıl yüzde 2.3, gelecek yıl yüzde 2.2 ve sonraki yıl da yüzde 2.1 alınması ve önceki OVP'ye göre artırılması buna işaret ediyor olabilir.
NOTÇULARIN İŞTAHI: Orta Vadeli Plan ve 2013 yılı büyüklükleri gerçekçi, mevcut durumu iyi kavrıyor ve tolere ediyor, bu yönüyle de inandırıcı. Kredibilitesi var. Ancak not artırımını yakalama gibi bir iddiası da yok gibi geldi bize. Çünkü programda pozitif şok veya yeni bir hikâye eksik. Bütçe açığının biraz yüksek tutulması, faiz dışı harcamaların reel olarak artması, cari açığın düşmemesi uluslararası reyting şirketlerinin programa heyecanla yaklaşmasını ve Türkiye'yi yatırım yapılabilir kredi notu seviyesine çıkarma iştahını kesebilir.

SONUÇ: "Torbada ne varsa çorbada da o vardır." Bulgar atasözü

 

Yukarı