TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sıcak parada rekor yıl: 20 milyar $

Türkiye piyasaları 2012'de dünyadan pozitif yönde ayrışıyor.
Başta bunun en önemli nedeni düşen petrol ve emtia fiyatlarıydı. Yıl ortasından itibaren enflasyon ve cari açıktaki gerileme ile faiz oranlarındaki düşüş bunun yerini aldı. Yabancılar faiz indirim sürecine iyi yatırım yaptı. Yılın 10. ayına geldik ve şimdiye kadar Türkiye'ye rekor sıcak para girdi. Ödemeler dengesinde ağustos sonuna kadar, Merkez Bankası'nda ise ekim ayının ilk haftasına kadar hisse senedi ve devlet iç borçlanma senetleri yoluyla Türkiye'ye gelen portföy yatırımları yer alıyor.
■ Yukarıdaki tablodan izlenebileceği gibi, hisse senetlerinde 10 ayın ikisinde net çıkış gerçekleşti. Nisan ve mayıs ayındaki küresel piyasaların bozulmasına denk gelen bu iki ayın dışında kalan 8 ayda net hisse senedi yatırımları pozitif oldu. 10 ayın toplamı net bazda 2.731 milyon dolar. Geçen yılın 8 aylık döneminde ise hisse senetlerinden 1.2 milyar dolarlık sermaye çıkmıştı. 2012, yıl bazında 2007'nin ardından en yüksek hisse senedi yatırımına aday gibi.
■ Devlet iç borçlanma senetlerinde ise ocak ayı hariç diğer tüm aylarda yabancı sermaye girişi pozitif. En çok yabancı sermayenin geldiği ay da 4.6 milyar dolarla temmuz. 10 ayda bu yolla gelen portföy yatırımı tutarı 17.939 milyon doları buldu. Geçen yılın 8 aylık döneminde tahvil ve bonoya gelen yabancı yatırım tutarı 16.4 milyar dolardı. Buradaki artış nispeten sınırlı kalmış.
■ Hisse senedi ile devlet iç borçlanma senetlerinden oluşan toplam portföy yatırımları ise bu yılın 10 ayının 10'unda da pozitif. En düşük olduğu ay 100 milyon dolarla ocak. En yüksek olduğu ay 5.4 milyar dolarla temmuz. Temmuz yılın da, paranın da en sıcak ayı oldu. Ekim ayının ilk haftasındaki yatırım tutarı da 1 milyar doları buldu. 10 aydaki toplam portföy yatırımı tutarı 20 milyar 760 milyon doları buluyor. Bu rakam şimdiye kadar gerçekleşen yıllık rakamların en yükseği. Yani 2012 sıcak parayı çekmede rekor bir yıl. Bundan önce en çok yaklaşılan yıl ise 19.5 milyar dolarla 2011.

 

Prim, yabancı parasıyla kazanan da yabancılar

Madalyonun diğer yüzünde ise yabancı para hisse senetlerine geldikçe borsanın prim yaptığı, çıktığında ise borsanın düştüğü net bir şekilde görülüyor. Nisan ve mayıs aylarında hisse senetlerinden çıkışlar ile borsanın düşüşü paralel. Diğer aylarda yabancı alımları ve borsanın yükselişi birbirini izliyor. Yabancı alımlarına paralel yılbaşında yüzde 61 düzeyinde olan borsadaki yabancı payı giderek arttı ve yüzde 64'e çıktı. Borsanın üçte ikisi yabancıların kontrolünde. Kazanç yabancı parasıyla, kazanan da onlar.
Devlet iç borçlanma senetlerinde ise yerel taraf ve Merkez Bankası politikaları daha ağır basıyor. Zaten toplam bono-tahvil stoku içindeki payları da yüzde 22 düzeyinde. Merkez Bankası'nın, bankaları fonladığı faizi enflasyondaki yükselmeye paralel mayıs ayında ortalama bazda yüzde 9.75'e kadar yükseltmesi, dış piyasaların düzelmesiyle çakışınca DİBS'lere yabancı yatırımı haziran ve temmuzda tavan yaptı. Sonraki aylarda da faiz oranı düştüğü için yabancıların bono ve tahvillerden elde ettikleri kazanç arttı. Merkez Bankası faizleri aylık ortalamada 3 puan indirdi ve ekim ayında yüzde 5.80'e düşürdü. Bu oran aynı zamanda politika faizi olan yüzde 5.75 ile hemen hemen aynı düzeyde. Kademeli faiz indirim süreci dışarıdan iyi para çekti.
Dışarıdan gelen 20 milyar dolar, Türkiye finansal piyasalarını pozitif yönde ayrıştırırken aynı zamanda isabetli yatırım yapmış oldu. Hem borsada hem de tahvilde iyi kazandı.

SONUÇ: "Kazanan cüzdanını kabartır, kazanmayan yüreğini kabartır."Türk atasözü

Yukarı