TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İç tüketim neden canlanacak

Önceki gün açıklanan 2013 yılı bütçe teklifinden büyümenin tahmin edilenden daha yüksek olabileceği sonucunu çıkarmıştım. Yani yüzde 4 değil, rahatlıkla yüzde 5 ve üstüne taşacak bir büyüme olacak gibi.
Çünkü bu yıl büyüme tek bacakla yürüdü. Yılın ilk yarısında yüzde 3.2'lik büyümenin tümü net ihracat kaynaklı. İç tüketim bu dönemde artmadı. Bu durum, vergi gelirlerini de düşürdü.
YÜKSEK VERGİ ARTIŞLARI: 9 aylık bütçe rakamlarına göre, vergiler yüzde 7 arttı. Oranın genel bütçe gelirlerinin 3 puan altında kalmasında iç tüketimin durma noktasına gelmesi etkili. İç tüketimle birlikte ithalat yüzde 2 azaldı. İthalde alınan KDV de yüzde 2 azalmayla 35.1 milyar liraya indi.
■ Yurtiçinde alınan KDV sadece yüzde 3 artışla 24 milyar lira oldu.
■ Durumu nispeten kurtaran ise Özel Tüketim Vergisi oldu. Yüzde 8 artışla 50.3 milyar liraya yükseldi. ÖTV içinde petrol ve doğalgaz, motorlu kara taşıtları, alkol ve kolalı içki ile sigara ile dayanıklı tüketim vergileri bulunuyor.
■ Üç verginin toplamı 117.2 milyar lira ve artış oranı yüzde 4. İç tüketimin durduğunun çok net göstergelerinden biri.
■ Gelecek yıl bütçe giderleri yüzde 11.3 artarken bütçe gelirleri yüzde 12.5 büyüyecek. Vergi gelirleri ise yüzde 14 artacak.
■ Bu rakama ulaşmak ancak dahilden alınan KDV'nin yüzde 16.9, ithalden alınan KDV'nin yüzde 22 ve Özel Tüketim Vergisi'nin yüzde 16.9 artmasıyla mümkün olacak. İthalat vergisinin yüzde 22 artması, ithalatın da artacağı varsayımına dayanır. Bu da yurtiçinde hatırı sayılır bir iç talep büyümesi beklendiğinin net bir kanıtı.

 

Bir ayaklı yürüyüşten iki ayaklı koşuya

Seçim yılında kitlelerin kullandığı mal ve ürünlere zam yaparak vergi gelirlerini artırmayı bugüne kadar hiçbir iktidar denemedi. Sadece ihracatla bu yıl yüzde 4'e yakın büyüyoruz. Gelecek yıl ihracat artışının kısmen hız keseceğini varsaysak bile, yüzde 4'lük büyümenin tutturulması için, iç tüketimin artmamaya devam etmesi gerekir. Bu durumda vergi geliri hedefini yakamak yüklü zam yapmayı gerektirir. İç talep durgunluğunun ikinci yılına girdiği bir dönemde, üstelik seçim öncesinde bunu yapan bir hükümet oy kaybını da göze almış demektir.
SEÇİMDE BÜYÜME AZAR: Bütün bu nedenlere bakarak biz bugünlerde yapılan frenden dolayı balatalardan koku gelse de, gelecek yıl yurtiçi tüketimin devreye girmesiyle büyümenin iyice gazlandığını görebileceğimizi düşünüyoruz. Bu durumda ihracatın yanına iç tüketim de eklenecek. Bir ayaklı yürüyüş iki ayaklı koşuya dönüşecek.
Hükümet bunu planlayarak yapabilir mi? Neden olmasın? Türkiye'yi yönetme gücüne erişmiş hükümetler yapar. Buna Özal dönemi seçimleri de, bugünkü iktidar dönemi seçimleri de, iyi birer örnektir. En son 2011 seçimleri öncesinde iç tüketimin tam bir patlama yaşamasına bakılması da yeterlidir.
İhracatla büyümenin yanına iç talebi de eklediğimizde yüzde 5'lik büyüme Türkiye için düşük bile kalır. Eğer durum bizim değerlendirdiğimiz gibiyse neden Orta Vadeli Plan'da böyle yazılmadığına gelince, ona da bilmiyorum diyeyim.

SONUÇ: "Herkes Ay'a benzer, kimseye göstermediği bir yüzü vardır."Mark Twain

Yukarı