TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Avrupa 3 yıl böyle ABD seçime bağlı

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan Orta Vadeli Plan'da yer alan bazı tahminlerin ihtiyatlı olduğunu, bu yıl için enflasyonun yüzde 7.4'ün altında kalabileceğini, ihracatın da 149 milyar doların üzerine çıkacağını söyledi. Aynı şekilde gelecek yıl için yüzde 4 büyümenin "ihtiyatlı bir rakam" olduğunu kaydeden Ali Babacan, CNBC-e'nin ABD ve AB ekonomileri ile ilgili sorularını şöyle yanıtladı:
"Avrupa'da işler 3 yıl boyunca pek toparlanamayacak. 3 yıl boyunca yerlerinde sayacaklar. Ama bir çöküş de olmayacak....
ABD'de bu yılın sonunda Bush yönetimi döneminde süreli olarak alınan bazı kararların süreleri doluyor. Bu kararların süresinin dolmasının bütçenin üzerindeki etkisi yaklaşık yüzde 5. Yani Amerika'da hiç dokunmasalar, hiç karar almasalar milli gelirin yüzde 5'i kadar bütçe dengesinde değişim olacak. Seçimler 6 Kasım'da... 6 Kasım ile 31 Aralık arasındaki dönemde kongre yönetiminin oturup hızlı bir şekilde bunun müzakeresini yaparak 201 3 ile ilgili hedefler tespit etmesi gerek.
2013'ün başında borçlanma tavanına da çarpıyor Amerikan Hazinesi. Geçen yıl yaşadıkları sendrom yine ocak ayında geliyor. Borçlanma tavanına çarpınca ne yapacaklar, o borçları nasıl ödeyecekler, ne kadar geciktirecekler? Bunların hepsi çok ciddi soru işaretleri... Dünyanın en büyük ekonomisinin gelecek sene ne yapacaklarını ortaya koymamış olmaları dünya ekonomisi için ciddi bir belirsizlik. Amerikan şirketlerinin elinde şu an 3 trilyon dolar nakit var. Yatırım yapmıyorlar, çünkü şirketler önlerini göremiyorlar."
DÖNÜŞÜM YILI: Avrupa'nın 3 yıl daha kendine gelemeyecek olması Türkiye için çok önemli. Neyse ki bu bölgeye ihracat yönüyle bağımlılıktan bir ölçüde kurtulduk. Aylık rakamlara göre AB bölgesine ihracat toplam içinde yüzde 33'e indi. Bu bir başarı ve Türkiye'nin kendini Avrupa ile aynı ekonomik kaderi paylaşmaktan kurtarması demek. Bu anlamda 2012 çok önemli bir dönüşüm yılıydı. AB'nin ihracattaki payı yüzde 46'dan yüzde 33'e kadar indirildi. Neyin karşılığında? İç tüketim artışının sıfır düzeyine indirilmesi karşılığında. Yoksa iç tüketim canlıyken, yurtiçine satmak varken kim kendini riske atar, yeni pazar arayışına girer?
SEÇİM BELİRLEYİCİ: Amerika'nın seçim sonrasındaki ekonomik takvimi ağır ve çözümünün nasıl olacağı seçimde alınacak sonuçla da yakından ilgili. Eğer başkanlık bir partide, kongrenin kanadı bir başka partide olursa ortaya en istenmeyen sonuç çıkacak. O zaman dünyanın bir numaralı ekonomisinde yönetim sorunu başlayacak. Bir yanda takvim işleyecek, diğer yanda pazarlıklar sürecek. Böyle bir süreç aynı zamanda küresel piyasaları da çok zorlayabilir. Çünkü borçlanmada tavana gelinmiş olması borçların çevrilmesini imkânsızlaştırıyor. Yeni borç almadan borcunu çeviren ülke yok. Dünyanın en büyük ekonomisi borçlarını ödeyemezse de olacaklar belli. Öncelikle 6 Kasım'da sandıktan neyin çıkacağını bir görelim.

SONUÇ: "Hiçbir şey yapmamak dünyanın en zor şeyidir." Oscar Wilde

Yukarı