TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sürpriz üretim artışının nedeni ne?

Bu yıl ekonomide yumuşak inişi sağlamak üzere iç tüketimini, tüketici kredilerinin, büyümenin azaltıldığı, cari açığın kontrol altına alındığı ve enflasyonun düşürüldüğü bir yıldı. İlk kez de patlama gösteren cari açıktan sonra herhangi bir sert iniş veya kriz yaşamadan ekonominin soğutulması başarıldı. Cari açık ve enflasyonda çift haneli rakamlardan yüzde 7'ye doğru iniş sağlandı. Son olarak Fitch Ratings'in ülke kredi notunu 18 yıl aradan sonra yatırım yapılabilir seviyeye çıkarması bu iki ana konuda sağlanan ilerlemenin sonucunda gerçekleşti.
Bütün bunlara karşılık büyüme oranının yüzde 8.5'ten yüzde 4'e düşmesi hedeflenmişti. Son tahminler gerçekleşmenin bunun bile altında kalacağı ve yüzde 3.5 düzeyine ineceği yönünde. Benim tahminim yüzde 5 civarında bir gerçekleşmeydi, ama yıl ilerledikçe yüzde 4 civarına revize ettim.
TEK AYAKLI BÜYÜME: İzlenen politikanın en büyük yan etkisi büyümeyi düşürmesiydi. İç tüketimi durduran Türkiye, 2012'de büyümeyi ihracata dayandırması yanında ayrıca daralan Avrupa pazarını da ikame etme zorunluluğu ile karşı karşıyaydı. Bunu da yaptı. Avrupa pazarına yönelik ihracatta yüzde 9'luk azalmaya karşılık toplam ihracat yüzde 13.7 büyüdü. Bu da Avrupa dışı pazarlara yönelmek ve yeni pazarlar kazanmakla mümkün oldu. Yurtiçi pazar büyümesinin durdurulması, bir yandan enflasyonun ve cari açığın azaltılmasının gereği iken, diğer yandan şirketleri ve üreticileri ihracata koşturmanın da yoluydu.
Bunun bir sonucu olarak yılın ilk yarısında yüzde 3.2'lik büyümenin tümü ihracat kaynaklı olarak gerçekleşti. Yurtiçi tüketim artışı sıfır düzeyine indi.
NOEL SÜRPRİZİ: İşte böyle bir aşamada dün açıklanan eylül ayı sanayi üretimi bütün beklentilerin üzerinde bir sıçrama gösterdi. Piyasa tahminleri yüzde 2.2 düzeyindeyken gerçekleşme yüzde 6.6 ile herkesi şaşırttı. Ramazanla tatile çıkan üretim genel tatil ayı olan ağustosta da tatilini sürdürdü. Eylülde yeniden işbaşı yaptı. Bu üretim artışında dikkati çeken bir ayrıntı da var.
Sektörler bazında bakılınca beklentileri aşan üretim sıçraması ise tekstil ve giyimde yüzde 8.7, yüzde 9.1 ile gerçekleşti. Bu sektörler ihracatçı sektörler ve en yüksek satışları da Avrupa'ya. Durup dururken Avrupa pazarı da canlanmadığına göre üretim artışı ve ihracat artışının nedeni ne?
Eylül ayında üretilen malın Avrupa'ya nakli, depolara girmesi, oradan perakendeciye ulaşması haftaları alıyor. Hazırlık ise yılbaşı veya Noel tatili alışverişi. Yani aralık ayına hazırlık. Hem ihracat artışı hem de üretimdeki artışın bir nedeni bu.
Üretimi artırıcı bu neden de mevsimlik ve bir kerelik talebe bağlı.
Dolayısıyla eylüldeki artış sonraki aylarda devam etmezse moral bozulmasın.
ÇİFT AYAKLI GİDİŞ: Ancak düşen enflasyon ve düşen faizleri son olarak reyting artışı izledi. Bu tüketime yönelik güveni artırabilir. Üstelik Suriye ile yaşanan gerginliğin ortadan kalkması, terör olaylarının hız kesmesi de genel gidişatı düzelten rol oynayabilir. Genel gidiş kötü diye tüketim ve yatırımlarını erteleyenler yeniden harekete geçebilir. Bütün bunların ışığında sanayi üretimi aynı hızda yoluna devam etmese de, yılın son çeyreğinde iç tüketimin kıpırdanmasının etkisiyle büyümenin kendini toparlamaya başladığını görebiliriz. Bu yıl ihracatla giden büyüme gelecek yıl hem ihracat hem de iç tüketimle yoluna devam edebilir.

SONUÇ: "Sabah yaklaştıkça gece kararır." Longfellow

Yukarı