TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Artık TL kazandırmıyor dövizde de hiç umut yok

Yerli tasarruf sahiplerine not artışı pek yaramayacak. Çünkü, Türkiye'nin kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye çıkmasıyla faizlerde hızlı bir gerileme oldu. Hazine gösterge faizi yüzde 6.23'e kadar düştü. Beklenen enflasyon yüzde 7.4, gelecek bir yılda yüzde 6.8, 2013 sonu için de yüzde 5.3. Yüzde 6.23'lük faizin banka komisyonunu bir kenara bırakalım. Yüzde 10 stopajdan geriye yüzde 5.6 kalıyor. 2 yılın sonunda kazanç olup olmadığını enflasyon belirleyecek.
MEVDUATTA DURUM: Tasarruf sahibi açısından bakıldığında mevduat faizlerinde de durum Hazine kâğıdı gibi. Üç aylık mevduat faizi yüzde 8. Mevduatta faiz çok hızlı değişmiyor, ağır hareket ediyor. Yüzde 8'lik faizin yüzde 15'lik stopajından geriye yüzde 6.8'lik net getiri kalıyor. Ancak vade üç ay. Üç ay sonrasında bu faiz bulunamayacak. Yüzde 6.8 faiz de, üç aylık dönemin beklenen enflasyonunu yakalamaya yetmiyor. Negatif getiri söz konusu. Durum özel sektör tahvilleri için benzer.
YÜKSEK KAZANÇ GEÇMİŞTE: Not artışı sonucunda faizlerin bu düzeylere inmesi makro ekonomi, üretim, şirketler, finansman talep edenler ve kredi kullananlar için iyi bir gelişme. Tasarruf eden ve bunu TL yatıranlar için ise olumsuz bir durum. Ya reel gelirlerini kaybediyorlar ya da zarar ediyorlar. Hazine ve mevduat faizlerinin düştüğü seviye, enflasyonla karşılaştırıldığında artık TL'ye yatırımın reel olarak kazandırmadığı ve kazandırmayacağı bir aşamaya geldik.
Finansal piyasalarda para genellikle TL'ye yatırımdan, TL faizlerinden ve enstrümanlarından kazanılırdı. Hatta çok yüksek kazançların elde edildiği yıllar oldu. Dünyada en yüksek nominal ve reel faizlerinin ödendiği seneleri yaşadık. Hazine kâğıtları reel olarak 1995'te yüzde 26.8, 1996'da yüzde 30.3, 1998'de yüzde 27.0, 1999'da yüzde 24.2, 2002'de yüzde 25.4, 2003'te yüzde 23.4 kazandırdı. Bu yüksek kazançlar artık geride kaldığı gibi, yerini reel kayıplar alıyor.

 

Madalyonun diğer yüzünde durum daha da kötü

Peki TL'den hayır yoksa dövizden var mı? Madalyonun bu yüzü daha da kötü. Çünkü geçen yılki reel yüzde 9'luk kazancın ardından bu yılın 10 aylık döneminde sepet kurundaki kayıp yüzde 10'a ulaştı. Reyting sonrası döviz kurunun ayakta kalmasını ise Merkez Bankası'nın sözlü müdahalesi sağlıyor. Önümüzdeki dönemde üç büyük reyting kuruluşundan biri daha not artırabilir. Bu da Türkiye'nin yatırım yapılabilir notunun onaylanması demek ve dışarıdan sermaye girişlerini daha hızlandırır. Merkez Bankası'nın tahmini de bu yönde. Sermaye girişlerine karşı yol haritasını açıkladı ve gardını aldı. Merkez Bankası için de, ihracatçılar için de, döviz kazanan diğer sektörler ve dövize yatırım yapan tasarruf sahipleri için de, çok zor bir dönem başlıyor. TL yatırımcıları zorda ama dövize yatırım yapanlar daha da zorda. Yerlilerin tasarruflarının yaklaşık beşte dördü de TL ve dövizde duruyor.
Dünyada likidite bol, maliyeti tarihi düşük düzeylerde. Türkiye'deki kazançlar onlar için yüksek. Çünkü bu ülkedeki enflasyon onları ilgilendirmiyor. Onları ilgilendiren döviz kurlarının seviyesi. Zaten konjonktür kurların düşmesini ve yabancıların elde edeceği kazancı daha da artıracak yönde ilerliyor.
Yabancının kazanç için Türkiye'ye gelmesi, ekonomiye ve piyasalara yarıyor ama yerli tasarruf sahiplerini finansal kazançlardan da ediyor. Bunun da önümüzdeki dönemde ekonomiye belli etkileri olacağı açık.

SONUÇ: "Para ikiyüzlüdür." Bafry Eichengreen

Yukarı