TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Oynak sermaye akışına, esnek para politikası

IMF icra Kurulu üyeleri, Türkiye konusunda bölünmüşler. icra Kurulu üyelerinin birçoğu, "geleneksel enflasyon hedeflemesi çerçevesi içinde pozitif bir reel politika faiz oranına dönülmesinde fayda görüyor." Bir grup icra Kurulu üyesi de, "TCMB'nin daha esnek politika çerçevesinin oynak sermaye akışları ortamında ekonomiye iyi hizmet ettiğini düşünüyor."
Bence sonuç TCMB için olumlu. Çünkü "oynak sermaye akışına karşı esnek ve çok araçlı para politikası" uygulaması, başlangıçta anlaşılmamıştı. Hatta bu politikanın başarılı olması halinde Nobel Ödülü'nü alabileceğini söyleyenler vardı. Uygulama sonuç verdikçe çok araçlı ve esnek para politikası giderek taraftar topladı.
Ancak bu politikayı uygulayabilecek başka merkez bankasının çıkması zor. Ülkenin kendine özgü koşulları, yönetim yapısı, ekonomik ve siyasi koşulları içinde ortaya çıkan melez bir uygulama. Anlaşılması da zor. Hükümetlebürokrasiyle hatta bankacılıkla çok yakın ve sekronize çalışmayı gerektiriyor. Her ülkede merkez bankasının resmi rezervi kadar hanehalkının dövizi de yok. Olsa da Türk halkı gibi bunu piyasa düzenleyici olarak kullanabilir mi belli değil.
Bu açıdan TCMB'nin icadı "oynak sermaye akışına karşı esnek ve çok araçlı parapolitikası" uygulayacak ülke adayı olmadığı gibi, bunu literatüre anlaşılır biçimde aktaracak ve Nobel'i alacak biri de çıkmayabilir. Ama Merkez Bankası istediği sonucu alacak, başarılı olacak.

 

Yerliye reel getirinin formülü, faizi çıkarmak değil enflasyonu düşürmek

Gelelim geleneksel enflasyon hedeflemesi ve bunun doğal sonucu olarak pozitif reel faize dönüş önerisine. Faizin bu ülkede yaşayan yerliler için, TL ile kazanıp TL ile tasarruf eden ve servetini TL'de değerlendiren için, negatife dönüştüğü doğrudur. Parasına reel bir getiri alamayanın da, reel ekonomide, gayrimenkulde, dayanıklı tüketimde çeşitli arayışlara girmesi doğaldır. Bu da, enflasyonu yükseltici etki yaratır.
Bu tabloyu değiştirmenin yollarından biri, faizleri yükseltmektir. Ama faizleri yerliler için reel hale getirmek amacıyla yükseltmenin çok ciddi başka bir yan etkisi olacak. O da sıcak paranın daha yüksek kazançlar elde etmesidir. Daha fazla küresel sermaye ülkeye gelecek, hem ülke dışına kaynak transferi artacak, hem de TL aşırı değerlenecek.
Yerliye başka faiz, yabancıya başka faiz de olmaz. Çözüm dönüp dolaşıp enflasyonun düşürülmesine geliyor. Ancak bu yolla yerlilerin faizi negatif olmaktan çıkabilir. Faize yatırım ancak o zaman yerliler için de cazip olmaya başlayabilir. Yüzde 6'ya doğru inmiş faizin yerliler için reel kazanç sağlaması yüzde 5'in altına düşmüş enflasyonla mümkün. Yabancı sermaye girişini azdırmayacak, yerlinin kaybını ve piyasadan çekilmesini önleyecek ideal formül, düşük tek haneli düzeylere çekilen bir enflasyon olarak karşımıza çıkıyor.

SONUÇ: "Ne bulduğunuz önemli değil; bulduğunuzla ne yaptığınız önemlidir." Crosby

Yukarı