TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İkinci not artışının açıklaması tamam

Fitch'in İstanbul konferansı öncesi kredi notunu yatırım yapılabilir düzeye çıkarmasının ardından Moody's'in Türkiye toplantısı da yapıldı. Notta bir artırım beklentisi yoktu, çünkü bu konuda geçen ay zaten bir açıklama yapılmıştı. Spekülasyonlara zemin yaratmamak için de, toplantı haberi medyaya düştükten sonra ikinci bir açıklama yapıldı ve birincisi ile aynı görüşün korunduğu belirtildi. Böylece Fitch'te yaşananlar tekrarlanmadı. Ne not artışı uman oldu, ne de notu artıran.
NE SÖYLEDİ: Not artışı yok ama bizim gazete haberi "not artırsa bu kadar överdi"
başlığıyla vermiş. Gerçekten de öyle. Neler demiş Moody's'in Türkiye analisti Sarah Carlson,
aktaralım:
■ "Türkiye'nin borç dinamiği oldukça olumlu, borç yükü azalmaya devam ediyor. Olumlu borç dinamiklerinin daha zorlu şartlarda da devam edeceğini öngörüyoruz.
■ Ekonomik güç açısından baktığımızda, dış talep iç talebin düştüğü yerde onu dengeliyor. İşgücü piyasasında da olumlu gelişmeler görüyoruz.
■ 10 yıl önce bana 'bir global kriz olacak ama Türkiye gayet dayanıklı bir biçimde bu krizi aşacak' deseydiniz, size inanmazdım. 2009 yılında birçok kişinin Türkiye'nin ödemeler dengesi açısından sorun yaşayacağını düşünüyordu. Ancak Türkiye'de beklenmeyen dayanıklılık kaynakları ortaya çıktı.
Yurtdışında çalışanlar ülkeye paralarını gönderiyor. Bireylerin ve şirketlerin elinde çok ciddi döviz rezervleri olabiliyor.
■ Ülkenin genel dinamikleri çok iyi. Ancak özellikle cari açık ve ödemeler dengesi sorunundan dolayı riskin yüksek olduğuna inanıyoruz. Burada söz konusu olan şey cari açık değil. Bunun nasıl finanse edildiğine bakmak gerekiyor. Biz genel olarak ülkenin şok emme kapasitesini ele alıyoruz. Piyasalar kısa vadeli faktörleri göz önünde bulundururlar. Biz 3-5 yıllık ufku değerlendiriyoruz."
SON BİR HAMLE: Türkiye analistinin değerlendirmeleri böyle. Daha nedesin. Not artışının tarihi de sorulmuş: "Tüm reytingleri her an düzenli olarak sürekli takip ediyoruz" demiş. Yani ikinci reyting şirketi de, Türkiye'nin notunu yatırım yapılabilir düzeye çıkarmak istiyor şeklinde ben okuyorum bu değerlendirmeleri. Niyet bu. Bunun üzerine son bir tatlandırıcı ya da hafif bir rüzgâr gerekiyor. Meyve olgunlaşmış. Hafif rüzgârla yere düşecek. Açıklamalardan anladığım bu.
Ancak denilebilir ki, "Zaten rakibi not artırmış. Şimşekleri üzerine çekmemek için bu kadar pozitif konuşmak zorunda kaldı." Durum buysa demektir ki, eninde sonunda Türkiye'nin hakkını teslim etmek zorunda kalacaklar. Bu da ya bir son hamleye veya rüzgâra bakar. İstanbul'da yaptığı açıklamayı dahi değiştirmek durumunda değil. Tıpkı Fitch gibi, "Biz bu riski göze alıyoruz" diyecek ve notu artıracaklar.
CESARETE GEREK YOK: Piyasaların veya gelişmelerin ardından değil önünden gitmeleri gerekiyor. Son küresel krizde yapılan en büyük eleştiri ve en büyük eksiklikleri de bu reyting kuruluşlarının. Önden gidip risk varsa uyarması beklenir. Yine önden gidip fırsat varsa da duyurması gerekir.
Halbuki reyting kuruluşları not indirimlerinde geç kaldıkları gibi, not artırımlarını da çok ağırdan alıyorlar. Kaldı ki Türkiye'nin not artışı geldikten sonra bizzat yaratacağı etkiyle cari açığın finansman kalitesi yükselecek. Adım atıldığında istenen sonuç yaratılacaksa bu adımı herkes atabilir. Cesarete bile gerek yok.

SONUÇ: "Niyet hayır, akıbet hayır."Türk atasözü

Yukarı