TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Şirkete kredi, yatırımcıya getiri derdine çare özel sektör tahvili

Kredi faizlerinin ortalaması Merkez Bankası verilerine göre yüzde 12.8 iken Hazine gösterge tahvili faizi yüzde 6'nın altına indi. Reuters'in verilerine göre önceki gün yüzde 5.96'yı gören faizler dün de yüzde 5.94'e kadar geriledi.
"Hazine bonosu faizi ile kredi faizinin ne ilgisi var?" denilebilir. Dün böyle bir faiz farkının finansal piyasalarda, tasarruf sahiplerinde ve reel ekonomide başka bazı gelişmeleri tetikleyeceğini belirtmiştim.
■ Hazine faizinin düşmesi diğer faiz oranlarını, az ama çok, peşinden sürükleyecek. Mevduat faizi de düşüyor ama Hazine faizi ile arasındaki 1.5 puanlık farkı koruyabilir.
■ Faize ve TL'ye yatırım yapanların düşen faizlere karşı alternatif arayışlara girmemesinin en temel belirleyicisi enflasyonun seyri olacak. Eğer enflasyon yüzde 5'e, hatta 5'in altına doğru giderse bu alternatif arayışları durdurur. Çünkü yüzde 6 faizin net getirisi yüzde 5.4. Ortam ve bu getiri yabancılar için cazip. Onlar gelip boşluğu doldurursa yerlilerin başka alanlara yönelmesi zorunlu olacak.
■ Kredi faizlerinin de düşmesi beklenir. Ancak en az düşüşün bu faiz türünde olması beklenmeli. Çünkü burada kredi miktarının artışına konulan yüzde 15 sınırı var. Bu kısıt yürürlükte kaldığı sürece bankalar isteseler de kredileri fazla büyütemezler. Kredi faizleri düşse bile.
■ Temel faiz oranları ile kredi faizi arasındaki büyük fark, yerli tasarruf sahiplerinin alternatif arayışı ve şirketlerin kredi faizinden daha düşük maliyetli kaynak arayışı ortaya muazzam bir fırsat çıkarıyor. Bu da kredi faizine yakın oranlardan özel sektör tahvili çıkarmak. Bir reel sektör şirketi gidip bankadan yüzde 12.5 ile kredi kullanacağına yüzde 10 faizle pekâlâ tahvil çıkarabilir. Bu tahvili de yüzde 7.5 mevduat faizine razı olmayan ya da yüzde 6 Hazine faizini hiç cazip bulmayan yerli yatırımcı alabilir. Çünkü yüzde 10'un stopajı düşüldükten sonra geriye kalan getirisi yüzde 8.5, mevduat faizinin ise yüzde 6.4, Hazine kâğıdının yüzde 5.4. Stopajlar ve getiri hesabı kişisel yatırımcılar için geçerli.
■ Bankalar ve şirketler aslında bu yola girmişler bile. SPK verilerine göre bu yıl 104 banka ve şirketin 67.7 milyar liralık veya 38.4 milyar dolarlık tahvili kayda alınmış. Bazıları halka arz edilmiş, bazıları nitelikli yatırımcılara satılmış, bazıları da yurt dışına pazarlanmış. 38.4 milyar dolarlık pastanın asıl büyük bölümü olan 34 milyar doları bankalara, 1.7 milyar doları banka dışı finansal kurumlara, 2.8 milyar doları da reel sektör şirketlerine ait. Özel sektör tahvillerinde satışın 10 milyar doları yurtdışına, 28.5 milyar doları yurtiçine yapılmış.
HERKESE YARAR: Türkiye özel sektör tahvillerine yabancı değil. 1990'11 yıllara kadar yaygın olarak kullanıldı. Hazine'nin aşırı borçlanması ve yüksek faiz vermesi, üzerine bir de vergi dezavantajı getirilmesiyle özel sektör tahvil piyasası 90'ların ortasına doğru bitti. 20 yıl aradan sonra şimdi yeniden ve güçlü bir şekilde ortaya çıkma fırsatı yakalandı. Özel sektör tahvilleri hem şirketlere daha düşük borçlanma, hem de yerli tasarruf sahiplerine daha yüksek getiri imkânı tanıyacak. Bankalar da kredi sınırına uymuş olacak. Herkesin işine gelen ve bu nedenle hızla büyüyecek bir araçla karşılaştık.

SONUÇ: " Olan şey hayırlıdır." Arap atasözü

Yukarı