TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Büyümede neler oluyor?

Bugün açıklanan üçüncü çeyrek büyüme ve ekim ayı sanayi üretim verileri beklenenin bir hayli altında çıktı. Büyüme yüzde 1.6 ile 2009 sonrasının en düşük düzeyine indi. Sanayi üretimi de yüzde 5.7 gerilemeyle 2009'dan beri en sert düşüşünü yaşadı. Büyüme üçüncü çeyreğe, sanayi üretimi yılın dördüncü çeyreğine ait. Sanayi üretimindeki son çeyreğin ilk ayında alınan bu sonuç 4. çeyrek büyümesi için de pek umut vermiyor.
2009'a atıf yapınca ekonominin daraldığı, küresel krizin Türkiye'yi etkilediği bir dönemi hatırlıyoruz.
Ne oluyoruz, yumuşak iniş derken sert iniş mi yaşıyoruz, ekonomide durgunluk kapıda mı?
BÜYÜYEMEME NEDENİ: 2012 yılında büyüme, beklentilerden ve resmi hedeflerden daha düşük çıkacak. 9 aylık ortalama yüzde 2.8, son çeyrekle birlikte bu veri pek değişmeyecek gibi. Hedef yüzde 4'tü, sonra yüzde 3.2'ye indirildi. Gerçekleşme bunun da altına inecek gibi.
■ Nedenlerden birini daha önce kısmen işledik. Suriye ile savaş ihtimali ve yurtiçinde terör olaylarında tırmanma etkisi. Bunun izlerini beklenti anketlerinde "genel gidişat" başlığı altında kısmen bulduk. Genel gidiş tehlikeli ise sokaktaki insanın moralinin bozulması, tüketimini kısması, ardından üretimin ve ticaretin etkilenmesi gayet normaldir.
■ İkinci neden de artık verilerle iyice somutlaşan ticari ödeme zincirindeki kesinti ya da karşılıksız çek sisteminde patlama yaşanmasıdır. Karar yılbaşı gibi alındı, çekte hapis cezası kaldırıldı. Bu da caydırıcılığı ortadan kaldırdı. Sonuçta geçen yılın tümünde 595 bin çek karşılıksız çıkarken, bu yılın 11 ayında 824 bine yükseldi. Yaptırımın hafifletilmesi ile karşılıksız çek oranının artması çeke itibarı, çekle ticaret ve iş hacmini düşürdü. Savaş çıkarsa korkusu hem talebi azaltarak hem de alacakların tahsilatını güçleştireceği beklentisi yaratarak ticareti ve ekonomiyi durdurucu etki yapmış olabilir.
■ Piyasa kendi likiditesini yaratamıyorsa, birbirine kredi açmaktan korkuyorsa, gideceği en büyük adres bankalardır. Ancak orada da, cari açık ve enflasyon kısıtı nedeniyle banka kredileri üzerine konulan sınırlama kredi talebinin yeterince karşılanamamasıyla sonuçlandı.
TABLO DEĞİŞTİ: Büyümenin düştüğü dönem aynı zamanda terörün ve komşu ile ilişkilerin en gergin olduğu dönem. Kasım ile birlikte havaların soğuması ve Suriye'nin gündemden düşmesi, terörü ve korkuyu azalttı.
Yine yıl ortasından itibaren Merkez Bankası ekonominin beklenenden daha hızlı yavaşladığını fark ederek faizleri hızla aşağıya çekmeye başladı. Fonlama faizi çift haneli rakamlardan aralık ayında yüzde 5.60'a kadar indirildi. Merkez Bankası'nın faiz değişikliklerinin ekonomiye etkisi 6-9 ay gibi bir süre alıyor.
Hem korkunun azalması hem de faizin düşmesinin etkisiyle içinde bulunduğumuz aylarda ekonominin canlanmasını bekleyebiliriz. Eğer bu canlanma olmayacaksa o zaman işimiz zor demektir.

SONUÇ: "Karanlık iyice bastırdığında, insan yıldızları görür." Emerson

Yukarı