TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Cari açıktaki fırsat penceresi

Önceki günkü yılın üçüncü çeyreğine ait büyüme rakamları beklentilerin bir hayli altında negatif yönde, dünkü cari açık da pozitif yönde çıktı. Sanki ekonominin bir günü diğer gününe uymadı gibi bir görüntü ortaya çıktı. Ama gerçek durum bunun tam tersi. Büyüme ne kadar düşükse cari açık da Türkiye'de o kadar düşük çıkıyor. Yani resim farklı ama durum bir madalyonun iki yüzü gibi.
Dünkü ekim ayı rakamları ile birlikte yıllık cari açık 53.1 milyar dolara geriledi. Bitişikte yer alan tablodan izlenebileceği gibi, geçen yılın kasım ayında 78 milyar dolar düzeyinde olan bu açığın bir sene sonra 25 milyar dolar gerilediği dikkati çekiyor. Bu gidişle cari açık 2012'yi 50 milyar doların altında dahi bitirebilir. Bunun beklenen milli gelire oranı yüzde 6.3'e iner ki, Orta Vadeli Program'da yer alan yüzde 7.3'ün 1 puan altında gerçekleşmeye işaret eder. Kaldı ki, ilk tahminler cari açığın tutar olarak 65 milyar dolar ve milli gelire oran olarak yüzde 8 e indirilmesi hedeflenmişti. Bir yılda milli gelirin yüzde 10'undan yüzde 6.3 üne gerileme, çok ciddi bir başarı.
Gelişmekte olan ülkeler için IMF'nin uygun ve sürdürülebilir bulduğu cari açık oranı milli gelirin yüzde 4'ü kadar. Hükümetin düşürmeyi istediği oran ise yüzde 5. Bu açıdan 2012 yılı rakamları cari açık hedefine çok yaklaşmış durumda.
Peki cari açıktaki bu gerileme yeni yılda da gerilemeye devam edebilir mi?
Edebilir. Çünkü bu yılın ağustos sonrasında oluşan aylık veriler 1.3-2.5 milyar arasında ve ayda ortalamada 2 milyar dolar. Yılın 7 aylık dönemindeki açık ise ortalama 4.2 milyar dolar. Tabii ki bundan sonra aylık 2 milyar dolarlık açıkta kalınmayabilir. İç talebin canlanacağı varsayımıyla bu rakamın önümüzdeki aylarda yükselmeye başlaması beklenebilir. Ama hemen de bu yılın ilk yarısındaki seviyelere çıkması zor. İkisinin ortası bir seyir daha akla yatkın. Ortalama 3 milyar dolarlık aylık açık üzerinden gidilirse 7 ayda 7 milyar dolarlık daha az gerçekleşme olur. Bu da cari açığı 2013 yılının ilk yarısında, hatta temmuz sonuna kadar 45 milyar dolara doğru indirebilir. Artan milli gelire oranlandığında yüzde 5'li rakamlar ortaya çıkar ki, Türkiye'nin not artışında cari açık engeli ortadan kalkar.
Buradan hareketle iç talebin canlanmaya başlayacağı ve büyümeye pozitif katkı yapacağı, ihracatın ivmesini koruyacağı, cari açığın düşüşünü sürdüreceği, enflasyonun gerilemeye devam edeceği bir süreçten geçeceğimiz söylenebilir. Ağustos ayına kadar cari açık yönünden rahatız. Hatta ağustos rakamlarının açıklanacağı ekim ayına kadar da uzatabiliriz süreyi. Bugünden görünen ekonominin o zamana kadar iyi bir fırsat penceresi yakaladığıdır.

SONUÇ: “Bütün zorlukların ortasında fırsatlar yatar.” Alfred de Musset

 

Yukarı