TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Türkiye'ye yatırım yapanlar yüzde 30 kazandı

Önümüzdeki hafta 18 Aralık'ta TCMB Para Politikası Kurulu faiz kararı alacak. Faizin düşürülmesi bekleniyor. Bunun da gecelik borç alma faizi olması yani faiz koridorunun alt bandı olması bekleniyor. Oran yüzde 5'te tutuluyor. Gecelik faiz yerine de kullanılıyor. Piyasadaki fazla likidite bu oran üzerinden Merkez Bankası'na satılıyor. Yüzde 5 nominal faiz ve yanında kurun seyri dikkate alındığında uluslararası para için iyi getiri sayılır. Bonoya, borsaya girecek paranın kısa süreli park edeceği, bunu yaparken de iyi getiri alabileceği bir oran. Not artışının gündeme gelmesi ve gerçekleşmesi de yabancıların Türkiye ilgisini artırdı. Bu ilginin somutlaştığı araçlardan biri de Türkiye'nin 2030 vadeli eurobondunun seyri. Yukarıda bunun bir grafiği var ve fiyatı 2000 yılından bu yana ilk kez 200 bin doları yakaladı. Bu yılki primi yüzde 25'in üzerinde. Bunun yanına yüzde 5 in üzerindeki faizi de eklendiğinde yıllık yüzde 30 dolar bazında getiriye ulaşıyor. Bir anlamda Türkiye'ye, Türkiye'nin kâğıdına yatırım yapanlar bu parayı kazandı bu yıl. Belki bunun da etkisiyle 3 Aralık sonrasında bu eurobondun fiyatında küçük bir gevşeme var. Gelecek hafta düşürülmesi beklenen faiz de daha çok yabancıları ve elinde fon kalan bankaları ilgilendiren faiz. Faiz düşürüldüğünde yabancılar için cazibesi azalabilir ve daha az gelebilirler, bankalar da kredi vermeye daha sıcak bakarlar.
Düşürülmesi istenen başka bir faiz de politika faizi. Onun da oranı yüzde 5.75 düzeyinde. Bunun düşürülmesini Merkez Bankası kötü günlere, TL'nin aşırı değerlenmesine veya enflasyonda tahminleri aşan iyi gidişe bağlamıştı. Şartlardan biri eksik. Enflasyon ve aşırı değerli TL'de sınıra yaklaştık gibi. Tercih edilirse bu faiz de düşürülebilir. Hatta her ikisi birden düşürülebilir.

 

Faiz düşüşü iç tüketimi tetikler mi?

Faiz düşüşü algıda değişiklik yaparak iç pazarın canlanmasında tetikleyici olabilir.
Merkez Bankası yıl ortasından itibaren bankaları fonladığı faizi düşürdü, faiz koridorunun üst bandını aşağıya çekti. Fonlama faizi çift haneli rakamlardan yüzde 5.60'a indi. Kredi faizleri de düştü ama hâlâ çift haneli rakamlarda. Belki düşen faizlerin ekonomiye etkisi için biraz daha beklemek gerekir. Çünkü bu süreç 6-9 ay gibi bir zaman alıyor. Kaldı ki bu sırada Suriye ve terör olaylarının artması gibi, tüketimi kısacak gelişmeler geçen aylarda gündeme geldi. Şimdi bu faktörlerin ortadan kalkması ve düşen faizin etki zamanının gelmesi ile canlanma dönemine girmiş veya çok yaklaşmış olabiliriz.
Ancak bunun yanında düşürülen faiz oranının hangisi olduğu ve düşürülüş biçimi de önemli. Gecikmede belki bu da etkili olmuş olabilir.
Bir kere faiz indirimi örtük bir şekilde yapıldı. Merkez Bankası Para Palitikası Kurulu toplantı yapıyor, açıklamada "Politika faizinde değişiklik yok" ifadesi yer alıyor. Halbuki aynı gün bankaların fonlandığı faiz oranı düşürülmüş. Fiili faiz düşürülmüş, görünürdeki faiz düşürülmemiş oluyor. Faiz indirilmiş ama anonsu doğru dürüst yapılmamış ve gizlenmiş gibi. Nasıl ki bu yöntem faizde artışı perdelediyse faizde düşüşü de perdeledi. Bu faiz düşüşünden tüketicinin haberi olmadı gibi.
Gelecek haftaki faiz kararının önemi de burada. Faizin düşürüldüğü algısını güçlendirir.

SONUÇ: "Damla kendini tamamlayınca damlar." Özdemir Asaf

Yukarı