TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Kurda kontrol kredide kontrol

2013 yılının kur ve para politikası açıklandı. Politika ve araçlarda büyük değişimler yok. Mevcudun devamı ve geliştirilmesi şeklinde uygulama sürecek.
Ama önemli bir gelişme var ki, o da Kasım 2010'dan itibaren yürürlüğe konulan yeni para politikası iyice somutlaştı ve artık adı konuldu: "Konjonktüre! para politikası."
■ Uygulanan politikanın adı 2006'dan beri yürürlükte olan "enflasyon hedeflemesi" politikası değil artık. Bizzat Başkan'ın deyimiyle olsa olsa "Modern enflasyon hedeflemesi" olabilir. Çünkü çok hedefli çok enstrümanlı döneme geçildi.
■ Çünkü fiyat istikrarı bir hedef olarak korunurken onunla çelişmeyecek şekilde finansal istikrar da Merkez Bankası'nın amacı. Bu yıl finansal istikrardan neyin kastedildiğinin de adı konuldu: Kredi büyümesinin kontrol edilmesi. Bu yıl yüzde 15'i biraz aşan bir kredi büyümesi olacak. Gelecek yıl da yüzde 15 oranı korunacak. Krediler yoluyla büyüme, büyüme yoluyla cari açık ve finansal istikrar korunmuş olacak.
■ Fiyat ve finansal istikrarın bir ayağı "kredi büyümesi" ise diğer ayağı "TL'nin değerinde istikrarın korunması" olacak. Dışarıdan gelecek sermayenin TL'nin değerini aşırı artırması veya Türkiye'den sermaye çıkışında TL'nin aşırı değer kaybetmemesi sağlanacak. Bunun için birden çok enstrüman geliştirildi. En gözde araç ise ROM denilen rezerv opsiyon mekanizması. Sermaye giriş ve çıkışlarının yaratacağı oynaklıkları ve aşırı hareketleri yumuşatmak en çok bu aracın kullanılmasıyla mümkün olacak.
OYNAK POLİTİKA: Bu açıdan bakılınca Merkez Bankası'nın para politikasında yapacakları geçen yıllara göre daha çok netleşmiş durumda. TL'nin değeri yani kurlar istikrarlı seyredecek ve kredi büyümesi de kontrol edilecek.
Çok hedefli ve çok araçlı politika ile oynak sermaye hareketlerinin etkileri azaltılacak. Kuru ve kredileri aşağı ve yukarı yönde aşırı oynatması önlenecek. Aşırı kırılgan, aşırı oynak küresel risk iştahı ve sermaye giriş ve çıkışlarına karşı önlem "konjonktürel para politikası" ile bulunmuş oldu. Yani duruma göre hareket edecek, değiştirilecek, oynak bir para politikası. Ortaya konulan yeni paradigmayı veya yeni yapıyı ben böyle algılıyorum. Bunun da ülke gerçekleri, ekonominin yapısı ile uyuştuğunu düşünüyorum. 2010'dan bu yana da iyi sonuçlar verdi.
2013 yılında kurulan mekanizmanın çalışması ve istenen sonucun alınması mümkün. Çünkü sermaye girişinin artması bekleniyor. "Konjonktürel para politikasının" asıl test edileceği zaman ise sermayenin çıkacağı zaman olacak.

 

'Döviz kurunu aşırı oynattırmayacağım, ama riskinizi iyi kontrol edin'

TL'nin değerinin neye göre kontrol edileceği de belli. Reel döviz kuru endeksine göre. Halen 120 düzeyinde bulunan bu endeks TL'nin aşırı değerli bölge sınırında olduğunu gösteriyor. Merkez Bankası da zaten aralık ayındaki politika faizini bu nedenle indirmiş. Yoksa kasım verileri ekonominin canlanmakta olduğuna zaten işaret ediyormuş.
Dışarıdan yüksek sermaye geldiği ve TL'yi aşırı değerlendirdiğinde, Merkez Bankası müdahale edecekse, sermaye çıkışında TL'nin sert değer kaybına yine müdahale edecek. Bunun neresi dalgalı döviz kuru? Buna da yanıt "kur taahhütü yok" şeklinde. Ama şurası kesin ki, nasıl bu yıl Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, "TL, bu yıl kazandıracak" sözünü verdiyse ve bu söz tutmak üzereyse, kurda dalgalanma çok azsa, aynısı veya benzeri 201 3 yılı için de söz konusu. Rejimin adı serbest dalgalı döviz kuru ama bu dalgalanmanın belli bir bant içinde seyretmesi sağlanıyor. Belirsizlik bantın alt ve üst sınırı ile ilgili, reel döviz kurunu piyasanın kendisi de hesaplayamıyor. Fakat Erdem Başçı'nın bu konuda bir de uyarısı var: "Yani Merkez Bankası dövizdeki dalgalanmaların dalga boyunu azaltacakmış, o zaman ben de risk alayım dememek lazım. Dünyada ne olacağı belli olmaz. Herkes riskini iyi yönetsin. Biz elimizden geleni yaparız, her zaman yapıyoruz. Ama mutlaka risk yönetiminin herkes tarafından çok iyi yapılması lazım."

SONUÇ: "Azan kurda, kızan köpek gerekir." Türk atasözü

Yukarı