TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

BES'te yüzde 25 getiri baştan garanti mi?

Bireysel emeklilik 2003 yılında yürürlüğe girdi. Geçen yıl sonunda 14.3 milyar liralık birikim oluşmuştu, rakam bu yıl 20.3 milyar liraya çıktı. Yüzde 42.5 artış kaydetti. Katılımcı sayısı da 3 milyon 81 bin kişiye ulaştı. Yeni yıldan itibaren devletin her katılımcıya brüt asgari ücretin dörtte biri kadar katkısı olacak. 100 TL katılımcıdan ise 25 TL de devletten konulacak. Katılımcının hesabı otomatikman 125 liraya çıkacak. Üzerine portföy yönetim şirketlerinin kazandıracağı getiri de eklendiğinde 125 lira olacak 135 lira diyelim. Bu açıdan yeni yıldan itibaren bireysel emeklilik sistemi çok cazip olacak.
DEZAVANTAJLARI DAVAR: Buna karşılık sistemin bazı dezavantajları da bulunuyor.
■ Bu yatırımın süresi diğer bütün yatırımlardan uzun. Asgari 3 yıl, normalde 10 yıl. Arada bir yerde sistemden çıkarsanız kamu katkısı belli oranda tıraşlanıyor.
■ Elde edilecek kazançtan veya hesaplamalardan fon yönetim ücreti en başta düşülüyor. Katılımcının ödediği 100 lira içinden yönetim ücreti kesiliyor ve kalan miktar yatırıma yönlendiriliyor. Bu yönetim ücreti de şimdiye kadarki gerçekleşmelerle birlikte şirketine göre yüzde 5-8 arasındadır. Gayet yüksek bir oran. Bu da katılımcının elde ettiği getiriyi azaltan bir faktör.
■ Bir de 10 yılın sonunda emekli olurken veya toplu tazminat alırken, kesilecek vergiler var. Yani olaya sadece para yatırırken elde edilen getiri açısından bakmak kısmen yanıltıcı bir durum.
■ Ayrıca bireysel emeklilik fonlarının vasat bir getirisi olduğunun altını dün çizmiştik. Sebep rekabet eksikliği, şeffaflık eksikliği ve dağıtım kanallarının oligopolistik yapısı. Dağıtım kanalını elinde bulunduran da, müşteriyi bulan da, fonu yöneten de aynı. Bireysel emeklilik fonlarını yönetirken kendi grup menkul kıymetlerine yatırım yapıyor. Geçmiş dönem için ortaya çıkan getiriler bu nedenle parlak değil. Fonların büyük çoğunluğunun getirisi baz alınan ana yatırım aracının getirilerini yenebilmiş değil.
KATILIM HIZLA ARTAR: 2003 yılından bugüne istenen sonuç sağlanamadı ki, kamu tarafından böyle bir teşvik mekanizması devreye sokuldu. Bu yıl sisteme 6 milyar liralık katılım olmuş. Yüzde 25 teşvik bu yıl uygulansaydı 1.5 milyar lira olacaktı. Kamudan, bireysel emeklilik sistemine böyle bir kaynak akıtılacaktı. Şimdi bu kaynak olduğu ve vakıflar da bu tarafa yönlendirileceği için, katılımın daha hızlı artması beklenmeli. 6 milyarlık artışın katlanması bile mümkün. Ama diyelim artış 10 milyar oldu, bütçeden de 2.5 milyar katkı ödenecek. Yüzde 25 getiri baştan garanti. Faize yatırım yapanların elde edeceği kazanç nominal yüzde 5 civarında olsun. Büyüme yüzde 5'in biraz üzerine çıksın. Baştan yüzde 25'i yakalamanın cazibesi çok yüksek. Bu nedenle verilen teşvik etkili olacak ve adresini bulacaktır.

 

Kamu sistemi düzeltmeli

Sisteme kamu kaynaklarını akıtan devletin ve ekonomi yönetiminin de, bireysel emekliliği doğru düzgün çalıştırması gerekiyor artık. Geçmişten gelen düzenle ya da yapıyla devam etmek sigorta faaliyeti gösteren gruplara kaynak aktarmak sonucuna çıkabilir. Çünkü aynı alışkanlıkla ve aynı yapıyla gitmenin sonunda "nasıl olsa devletten gelen garanti bir gelir var, katılımcıya başka kazanç sağlamak gerekmez" tutumuna götürebilir bazı şirketleri. Bu durumda yüzde 25'in üzerindeki ekstra getiriler budanır. Sisteme aktarılan kamu kanakları da etkin bir şekilde kullanılmamış veya istenen amaç sağlanamamış olur. Bu açıdan kaynağı veren kamunun sistemin sağlıklı işleyişini de sağlaması, denetimini yapması gerekir. Böyle bir teşvikten sonra düzgün, rekabetçi, şeffaf bir yapı kurulursa sistem çalışır, tasarruflar artarken cari açık azalır. Ama bundan da önemlisi Türkiye bireysel emeklilerini mutlu eder.

SONUÇ: "Tedavi hastalıktan daha acı verici olmalıdır." Dr. Alvin Tierstein

Yukarı