TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Borsada köklü geçmiş, iddialı gelecek dönemi

26 Aralık’ta İMKB’nin 27. kuruluş yıldönümünü beklerken bir anda 27 Aralık’ta borsanın 139. kuruluş yılı kutlamasıyla karşı karşıya kaldık. Habertürk Ekonomi‘nin manşetinde “Borsa 139. yılı rekorla kapatıyor” başlığını görünce şaşırdım. Şaşırmam, İMKB’yi baştan beri izleyen birisi olarak böyle bir başlıkla ilk kez karşılaşmamdan. İMKB, 26 Aralık 1985’te faaliyete geçmiş, o tarih milat olarak kabul edilmişti. Ama ondan önce de İstanbul’da bir borsa vardı. 4. Vakıf Han’da faaliyetteydi ve o borsanın 13 aracısı yeni borsanın da üyesi oldu. Halen de bazıları faaliyette.

27’DEN 139’A GİDİLDİ: Son olarak Sermaye Piyasası Kanunu yenilendi. İçine borsaların kuruluşu ve borsaların birleştirilmesi de eklendi. Yeni Borsa İstanbul’a vadeli ve opsiyon işlemleri, altın işlemleri yetkisi verildi. Adına da “İstanbul Borsası” yerine “Borsa İstanbul” denmesinin amacı, yurtdışında algısının daha kolay olması. 27 yıl önceki başlangıç gibi yapılsaydı, yeniden sıfırlama yoluna gidilecekti. Burada bir tercih kullanıldı ve 1985 yerine borsanın kuruluşu Osmanlı’ya kadar uzatıldı. Osmanlı’da ilk borsa işlemleri 1836’da başlamış ama Dersaadet Tahvilat Borsası‘nın resmi faaliyete geçişi 27 Aralık 1873 olmuştu. Şimdi kutlanan tarih bu tarih ve çok yerinde bir adım.

HİKÂYESİ NE: Kutlamanın 139 yıl önceye götürülmesinin hikâyesi ise daha farklı. İMKB Başkanı İbrahim Turhan’a bir görüşmesinde Atina Borsası Başkanı “Biz 1902’de kurulmuş bir borsayız. Bu yıl 100. yılımızı kutlayacağız” der. Turhan’ın da aklına “Atina Borsası 100, İstanbul Borsası 27 yaşında mı yani. Yunanistan daha 19. yüzyılda Osmanlı’dan kopmadı mı? Bizim o zaman borsamız yok muydu?” gibi sorular gelir. Bunun üzerine çok kısa bir sürede hazırlıklar yapılır ve ortaya 139. yıl ile borsanın geçmiş tarihine ilişkin sergi fikri çıkar. Nasıl ki İstanbul Üniversitesi 1453, İTÜ 1773’te kurulduysa, İstanbul Borsası’nın kuruluşu da 19. yüzyıla gidiyor. Üstelik o tarihteki borsa uluslararası bir borsa. Aracıları azınlıklardan oluşuyor, kambiyo yetkisi var, yani döviz işlemleri yapıyor. Döviz işlemlerinin borsadan alındığı tarih daha yeni, 1958.

NE YAPILABİLİR: Bu yıl ilk kez 139’u kutladık. Gelecek yıl 140’ıncı yıla çok daha iyi hazırlık yapmalı, zengin bir geçmiş içerikle ortaya çıkmalı, görkemli bir kutlama yapmalı. Mümkünse Başbakan bu kutlamaya katılmalı. I I Aynı zamanda böyle bir geçmişin içi de çok iyi doldurulmalı. İstatistikleri bulunmalı ve ortaya çıkarılmalı. Kim ne işlem yapmış, hangi fiyat oluşmuş, bunlar belirlenmeli. Hatta mümkünse bir endeksi de oluşturulmalı.

Galata Borsası’nda işlem yapan Osmanlı Bankası’nın bile yeniden faaliyete geçmesi düşünülebilir. Madem ki, yeni banka lisansları veriliyor, bu çerçevede Osmanlı Bankası’nın lisansı yeniden satışa konulabilir. I I Ama borsa dediğin geçmiş değil, daha çok gelecek. Bu kadar köklü bir borsanın geleceği de daha iddialı olmalı. Bu bakımdan İstanbul’un finans merkezi projesi ile Borsa İstanbul’un yeniden organize edilmesi tam bir örtüşme halinde. Bu ideal bir durum. I I Üstelik borsanın 150. yılı ile Cumhuriyetin 100. yılı çakışıyor. Bildiğim kadarıyla sermaye piyasasının 2023 hedefleri belirlendi. Ama yeni yapı ve anlayış çerçevesinde bu hedefler yeniden ele alınmalı, daha iddialı hale getirilmeli. I I Büyük ve köklü şirketlerin halka arzı bu çerçevede önemli. Ziraat Bankası’nın arzı iyi bir örnek oluşturabilir. Çünkü onun da kuruluşu 1863 yılına kadar gidiyor. Borsanın 140. yılına Ziraat Bankası’nın halka arzı yakışır. Türkiye’nin en büyük ve en eski yaşayan şirketi o. Borsanın geçmişini köküne kadar götürmek ve 139 yıl geriye gitmek önemli bir proje. Geçmişin hikâyesini ve görkemini ortaya koyar. Ama aynı zamanda bugünkü yapıya ve geleceğe daha büyük sorumluluklar ve iddialı hedefler de yükler.

SONUÇ: “Ölmüşse dün, yarım yamalak bir yarın doğar.” Talat Halman

Yukarı