TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Cari açıkta kim kazandı kim kaybetti?

Aralık ayı rakamları ile birlikte 2012 yılı cari açığı belli oldu. Yılı 50 milyar doların da altında 48 milyar 867 milyon dolardan kapattık. Bu rakam bütün tahminlerin, hükümetin daha ekim ayında yaptığı revize tahmin olan 58.5 milyar doların da çok altında. 77.2 milyar dolardan bir yılda 28.3 milyar dolar azalmayla 48.8 milyar dolara inildi. Açıktaki bu azalma oran olarak yüzde 36.7. Çok ciddi bir düşüş. Üstelik ekonomide bir kriz olmadan, sadece frene basarak ve yavaşlayarak alınan bir sonuç bu.
■ Bu sonuçla cari açığın, gerçekleşmesi muhtemel 800 milyar dolarlık milli gelire oranı yüzde 6.1'e iniyor. Önceki yılın oranı yüzde 10 gibi ürkütücü bir düzeydeydi. Yüzde 6.1'de düşük değil ama küresel likiditenin bol ve risk alma iştahının yüksek olduğu bir dönemde rahatlıkla finanse edilebilir. IMF'nin gelişmekte olan ülkelere tavsiye ettiği uygun oran milli gelirin yüzde 4'ü kadar açık verilmesi, cari fazlanın da yüzde 4 ü aşmaması yönünde.
■ 2001 krizinden önce Türkiye ekonomisinin kaldırabildiği azamı cari açık oranı yüzde 4 e kadardı. 2001 krizine yüzde 3.7 cari açık düzeyi ile yakalandık. Ancak ortam değişti, küresel sermaye hareketleri hızlandı ve Türkiye hem portföy yatırımı hem de doğrudan yatırım olarak 2001 öncesinin 4-5 katı düzeyinde dış kaynak buluyor.
■ Yüzde 6.1'lik orana inilmesi ve bir yılda milli gelirin yüzde 4'ü kadar cari açıkta iyileşme sağlanması, krizin yaşanmadığı bir yılda ilk kez gerçekleşiyor. Bundan önce 2001 yılında cari denge milli gelirin yüzde 3.7 si açıktan yüzde 1.9'u fazlasına dönmüştü. Ama kriz yılıydı. 2009 da da açık 5.7 den 2.3'e indi ama milli gelir de yüzde 4.8 daraldı.
■ Üstelik 2012, ortalama 112 dolarlık petrol fiyatlarının en yüksek düzeyine ulaştığı yıldı. Enerji ithalatı da 2012'de 60.1 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek düzeyine çıktı. Elde edilen sonuç, enerji faturasının 6 milyar dolar kabarmasına rağmen gerçekleşti.
■ Cari açığın 50 milyar doların altına inmesinde rol oynayan başlıca faktörlerden biri, 5.7 milyar dolara varan net altın ihracatı oldu.
Fitch, Türkiye'nin kredi notunu 18 yıl aradan sonra yatırım yapılabilir düzeye çıkartırken cari açık nedeniyle risk aldığını belirtmişti. Ayrıca, Türkiye'nin OECD kara para listesine girmemesini de şart koşmuştu. Bu konuyla ilgili bir yasal düzenleme yapıldı, Fitch'te memnuniyetini açıkladı. Cari açık da beklenenden ve tahmin edilenden hızlı düştü. Risk alan Fitch kazandı, risk almayan S&P kaybetti. En azından Türkiye'de.

SONUÇ: "Cüretkârlık cesareti artırır, tereddüt ise korkuyu." Publilius Syrus

Yukarı