TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Borsada tıraş tamam mı, devam mı?

Her ne kadar son haftalarda bir kur savaşından bahsediliyorsa da, bunun konuşulduğu kadar olmadığı kesin. Anlamlı şekilde değer yitiren Japon Yeni. Bunun da en büyük nedeni yeni Japon hükümetinin tutumu ve yenin daha önce aşırı biçimde değerlenmiş olması.
Bunun dışında yeni yılla birlikte gelişmekte olan piyasalarda pozisyonlar yeniden alındı. Bağlı olarak aynı ülkelerin para birimleri dolara karşı değerlendi. Bu durumda sahne Euro’ya kaldı. Üzerine Almanya’nın değerli parayı tercih etmesi eklenince Euro’nun yükselişine şahit olduk. Fazla ileri gidince de ECB Başkanı sözle müdahale etti. Bize göre kur cephesinde gürültü çok ama olan fazla bir şey yok.
FAİZDE HAREKET: Faiz cephesinde ise dünyanın temel faizi olarak alınabilecek ABD 10 yıllıklar yükseliyor. 32 yıl boyunca süren uzun vadeli düşüş eğiliminin geçen temmuzda bittiği tahmin ediliyor. 25 Temmuz'da yüzde 1.3810 ile tarihi en düşük düzeyini gören 10 yıllık faizler ılımlı bir şekilde yükseliyor. Bir daha 1.38'in görülmesi beklenmiyor. Zaten yeni yıldan itibaren FED de parasal genişlemeyi durdurmayı tartışma gündemine aldı. Bu tartışma ekonomik düzelmeyle birleştiğinden faizleri yukarıya doğru itti. Geçen hafta ABD 10 yıllığı yüzde 2.0640 ile Nisan 2012 sonrasının en yükseğine çıktı.
Riskli varlıklara yönelmenin sonucu olarak Dow 14 bin civarında gezinmesini, S&P 500 de 1500'ün üzerinde tutunmasını sürdürdü. Küresel borsalarda düşüş yok ama kâr realizasyonu da tartışılmaya başlandı. Fakat tarihsel düzeyler için biraz daha yol var.
ASIL HAREKET BORSADA: Türkiye'de ise faizler en düşük düzeyinde. Döviz kurlarında sepete bakıldığında oynaklık son derece düşük. Merkez Bankası'nın faiz artırması hiç beklenmiyor. Aksine faiz düşüreceği tahmin ediliyor. Faiz düşüşüne karşılık kredilerin yüzde 15 te tutulması için zorunlu karşılıklar artırılacak. Tablo bu olunca faiz piyasasında yaprak kımıldamıyor.
Ama zorunlu karşılık artışının faturası borsadaki bankalara kesiliyor. Başka kesilecek faturalar olduğundan dolayı da, borsada kâr satışları bankalar öncülüğünde sürüyor. Bitişikte yer alan grafikte görüldüğü gibi, Banka Endeksi'nin 24 Ocak'taki tepe noktasına göre düzeltmesi yüzde 16'ya vardı.
İMKB-100 Endeksi'nde ise düşüş yüzde 10'u buldu. Bankalardaki bu erimeyle Türkiye'nin not artırımı öncesi düzeyine döndüğünü görüyoruz. 5 Kasım 2012'de Fitch tarafından not artırıldığında Banka Endeksi 156.385 iken, cuma günü en düşük düzey olarak 156.380 görüldü. Endeks döndü dolaştı 3.5 ay sonra aynı yere geldi. İkinci not artışı beklentisi ile bankalarda oluşan köpük böylece alındı.
6 kasım ve sonrasındaki hareketi ikinci not artışının satın alınmasına bağlarsak, bunun gündemden düşmesiyle gelen satışlar sonucu yine aynı düzeye geri dönüldü. İkinci not artışı beklentisi ile bankalarda oluşan köpük böylece alındı. Durum buysa satışların da durulması gerekir. Ancak 3.5 ay sonra borsayı etkileyen faktörlerin değişip değişmediği de önemli. Bu da bir başka günün yazı konusu.

 

Altının yükselişi için ortam uygun mu?

Altın fiyatları 2001 sonrasında sürekli yükseldi ve Eylül 2011'de 1920 dolarla doruk noktasına çıktı. Yükselişe geçişi, en dip noktası olan 251.7 dolara göre alırsak yüzde 663 prim yaptı. İlk kâr satışları yüzde 20'yi buldu. Sonra yüzde 17.5 arttı, bunu yüzde 15.6 düşüş izledi. Bir yüzde 17.6 daha artış kaydetti, bunu takip eden düşüş yüzde 14.7 oldu. En son yükseliş yüzde 17.6 yı buldu. 5 Ekim 2012'de 1795.69'dan başlayan düşüşle cuma günü 1.598'e inildi. Düşüş oranı yüzde 11 'i buldu.
Bundan öncekiler biraz daha yüksek oranlı olmuş. Düşüşün devam edip etmeyeceğini gelişmeler belirleyecek. Bütün dikkatler FED'deki parasal genişleme tartışmalarına ve faiz oranlarına çevrili. Orada da bu hafta FED tutanakları açıklanacak. Parasal genişlemeyi erken sonlandırmaya yönelik sözler altında satışların devamını getirebilir. Tersi ise yükseltici etki yapar. Ama aylar ilerledikçe, ABD ekonomisi düzeldikçe verilen likiditenin geri çekilişi daha çok konuşulacak, faizler biraz daha yukarı gidebilecek. Böyle bir ortam altın fiyatlarını yükseltecek bir ortam değil. Tepe noktasını bulmasının veya düşüş eğilimine girmesinin üzerinden de 1.5 yıl geçti. Bu aşamadan sonra tepe noktasının yeniden geçilmesi için çok güçlü nedenler gerekir. Dünyayı etkileyecek bir savaş, yüksek enflasyon veya küresel ekonomide ikinci dip gibi olaylar. Bunların ihtimali var ama düşük.

SONUÇ: "Bacağı varsa kafası da vardır." Tanzanya sözü

Yukarı